Diyarbakır'da Avrupa Birliği (AB) Bilgi Merkezi ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) işbirliğinde, "Demokrasi Günü" etkinlikleri kapsamında "Demokrasi Çalıştayı" düzenlendi.
DTSO ve Diyarbakır Avrupa Birliği (AB) Bilgi Merkezi "Demokrasi Günü" etkinlikleri kapsamında Hilton Hotel'de gerçekleştirilen Demokrasi Çalıştayı'na birçok sektör temsilcisinin katıldı.
Ortadoğu ve bölgedeki son gelişmelerin ve uzun dönemde gelişecek siyasal ortamın ekonomiye etkilerinin tartışılacağı çalıştayın açılış konuşmasını DTSO Başkanı Ahmet Sayar yaptı. Sayar, hem çatışmalı ortamın hem siyasetin iç içe geçtiği hassas bir dönemin yaşandığına dikkat çekerek, bunun ekonomiye ciddi etkilerin olduğunu belirtti. Sayar şöyle dedi:
"Savaşın, siyasetin ve ekonomik sorunların iç içe geçtiği ve 1 Kasımda yeniden sandığa gideceğimiz bu hassas dönemde siz değerli üyelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız ile bir araya gelmek istedik. Bizler sivil toplum kuruluşlarımız ile ortak bir şekilde yaptığımız tüm görüşmelerde bu kaygılarımızı paylaşarak barış sürecindeki ısrarımızı ifade ediyoruz. Bugünkü toplantımızda, sürecin özellikle ekonomik alanda yarattığı sorunları, gelecek döneme dair muhtemel senaryoları görüşmek değerlendirmek, siz değerli üyelerimiz ile daha geniş bir zeminde tartışarak kaygılarımızı ve öngörülerimizi ortaklaştırmak istiyoruz. Yapılan tüm değerlendirmeleri, farklı sektörlerde yaşanan sorunları ve önerilerinizi alarak, derlemek, çatışmalı süreci sonlandırmak adına STK'lar olarak, farklı kesimler ile paylaşmak ve bölgemizde yeniden barış ortamının geliştirilmesine katkı sunmak istiyoruz. Gösterdiğiniz katılım için şimdiden teşekkürlerimi sunuyor, toplantının hepimiz için başarılı geçmesini diliyorum"
Açılış konuşmasının ardından ilk oturumun moderatörlüğünü yapan Cabbar Leygara, bölgede yaşanan gelişmelerin sadece ülkeyi değil, tüm dünyayı tehdit eden dramların yaşanacağının altını çizerek, 15 Eylül Dünya Demokrasi Günü'nün tarihçesini anlattı.
Bölge ve yakın coğrafyalarda yaşanan gelişmelerin, sınır tanımaz bir boyuta dönüştüğüne işaret eden Leygara "Bölge ülkelerine hatta Avrupa ve en kısa zamanda önlem alınamaz ise tüm Dünyayı tehdit eden dramlar yaşanmaya devam edecek ve bizler de ne yazık ki bu insan feryatlarına tanıklık etmekteyiz. Dünyadaki tüm ülkelerde demokrasi, kalkınma, insan hakları ve temel özgürlüklere saygının yerleşmesi için yoğun çaba harcanılması gerektiğinden hareketle, demokrasilerin ortak özellikler paylaşmakla birlikte tek tip demokrasinin bulunmadığı ve demokrasinin hiçbir ülke ya da bölgeye ait olmadığı ve demokrasinin insanların siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel sistemlerini kendi özgür iradeleriyle belirleme ve bu sistemlere tümüyle katılma temeline dayalı evrensel bir değer olduğu vurgulanıyor" dedi.
Bilindiği gibi, her erkeğin, kadının ve çocuğun insan haklarının korunmasına yönelik mücadelenin uzun bir geçmişi olduğunu da kaydeden Leygara "Kanlı geçmişe sahip olan 20. Yüzyılın başlarından itibaren tüm dünyada yaşanan savaşlar, katliamlar, göçler ve özellikle Birinci Dünya Savaşı ve ardından da ikinci Dünya Savaşı'nda yaşanan büyük çaplı ölümler ve trajediler ülkelerin ve insanlığın tamamen dibe vurduğu yıkımların tekrar yaşanmaması için ezeli düşman olan AB Ülkeleri'nden birkaç cesur ve geleceği gören politikacılar aynı masa etrafında oturmaktan başka çarelerinin olmadığını görüp, yüzyılımızın en büyük barış projesi olan Avrupa'yı birleştirme girişimini hayata geçirdiler. Dolayısıyla, hürriyet, demokrasi, insan haklarına, temel özgürlüklere ve hukuka saygı AB'nin kuruluş prensipleridir ve Birliğin meşruiyetinin vazgeçilmez ön şartını oluşturur. Her AB Üyesi birçok uluslararası ve bölgesel insan hakları anlaşmasına ortaktır ve üye ülkelerin insan hakları sicilleri, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletlere ait uluslararası birimlerin denetimi altındadır" diye konuştu.
Savaşın, çatışmanın, kaosun ve yıkımların hiç kimseye bir şey kazandırmadığını; sadece ve sadece kadın, çocuk, yaşlı demeden tüm insanlığı ve hatta tüm canlıları felaketten felakete sürüklediğini vurgulayan Leygara, şöyle devam etti:
"Yukarıda Avrupa'da yaşanan savaşlara değindim, milyonlarca insan savaşlarda öldü, milyonlarca insan yollarda, esir kamplarında, işkencelerde, bazıları pazarlarda alınıp-satılarak hayatlarını kaybettiler. Yakın coğrafyamızda da yaşanan ve 8 yıl süren İran- Irak savaşı, Körfez savaşları, Arap Baharlarından kaynaklanan iç savaşlar hala devam etmektedir. Ülkemizde de ne yazık ki çatışmalar yeniden başlamış ve devam etmektedir. Hepimize çok büyük görevler düşmektedir, bazen çok küçük bir kıvılcım insanlığa barış, huzur ve güvenli bir gelecek getirebilir. Bizler de ilimize, bölgemize ve coğrafyamıza barışın gelmesi için elimizden geleni yapalım ve herkesi sorumluluk almaya davet edelim"
Basına kapalı gerçekleşecek çalıştayın ilk oturumunda, "Ortadoğu'da ve bölgemizde yaşanan güncel gelişmelerin değerlendirilmesi" ve ikinci oturumunda ise, "Yaşanan gelişmelerin ekonomiye etkilerinin değerlendirilmesi" konuları tartışıldı.
Son Dakika › Güncel › Diyarbakır'da Demokrasi Çalıştayı Başladı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.