
Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, 12 Eylül "faşist yönetimi"nin oluşmasına neden olanları ve onların yarattığı düzenden bugün beslenenleri kınadıklarını vurgulayarak, "12 Eylül'ün getirdiği siyasi ortamdan beslenen AKP'nin, 4+4+4 yasasıyla eğitimi gericileştirmek için attığı adımların en önemlilerinden biri birçok din temelli seçmeli dersin, ders çizelgelerine yerleştirilmesi olmuştur" dedi Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, 12 Eylül "faşist yönetiminin" oluşmasına neden olanları ve onların yarattığı düzenden bugün beslenenleri kınadıklarını vurgulayarak, "12 Eylül'ün getirdiği siyasi ortamdan beslenen AKP'nin, 4+4+4 yasasıyla eğitimi gericileştirmek için attığı adımların en önemlilerinden biri, birçok din temelli seçmeli dersin, ders çizelgelerine yerleştirilmesi olmuştur" iddiasında bulundu.
Demir yaptığı açıklamada, 12 Eylül 1980'de Türkiye'de gerçekleştirilen "ABD güdümlü" askeri darbenin ardından 33 yıl geçtiğini belirterek, her geçen gün darbenin arkasındaki sis perdesi aydınlandığını, darbenin asıl mağdurları ile darbenin yarattığı yeni düzenden kimlerin beslendiğinin teker teker ortaya çıktını ifade etti.
-"12 EYLÜL'ÜN İZLERİ GÜNÜMÜZDEKİ SİYASİ İKTİDAR DÖNEMİNDE SÜRDÜRÜLÜYOR"-
12 Eylül Darbesi'nin izlerinin silinmesi konusunda sarf edilen sözlerin yerine getirilmediğini iddia eden Demir, "Devletin idari organlarının, darbecilerin gölgesinde yapılandırıldığı, yaklaşık dokuz yıl süren bu dönemde; partiler feshedilmiş, birçok siyasi parti lideri gözaltına alınmış ve yargılanmıştır. Atatürk'ün büyük bir özveriyle Cumhuriyet değerleri üzerine kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, Türk Dil Kurumu ve Tarih Kurumu gibi çok sayıda kurumun kapatıldığı bu süreç, Atatürkçü düşüncenin en fazla zarar gördüğü, çok sayıda Atatürkçü aydın ve düşünürün zindanlara atılarak yıpratıldığı dönem olarak tarihe geçmiştir. 12 Eylül'ün oluşturduğu korku düzeninin izleri günümüzde mevcut siyasi iktidar döneminde sürdürülmektedir. Darbenin izlerinin silinmesi konusunda sarf edilen sözlerin yerine getirilmediği görülmektedir" ifadelerine yer verdi.
-"KİNDAR VE DİNDAR GENÇLİK PROJESİ, 12 EYLÜL DARBESİNİN BİR SONUCU"-
Demir, bugün AK Parti iktidarının özlemini çektiği ve hedef olarak ortaya koyduğunu biat eden "kindar ve dindar" gençlik projesinin hayata geçirildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:
"12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen anayasa değişikliği paketinde, en büyük propagandayı 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin yargılanacağı üzerinden yapan AKP iktidarı, bugüne kadar bu vaadini gerçekleştirmemiş, tam tersine 12 Eylül darbesine karşı duranları cezalandırarak kendi 12 Eylüllerini yaratmışlardır. 12 Eylül 2010 referandumunda anayasada yapılan değişikliklerin halkı aldatmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır. Demokrasimiz önünde engel teşkil eden YÖK, zorunlu din dersi, seçimlerde uygulanan yüzde 10 barajı, siyasi partiler yasası, daha yüzlerce yasa ve hukuk dışı uygulama, bugün hala varlığını korurken, bunlara yenileri eklenmiş, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'ni aratacak Özel Yetkili Mahkemeler kurularak, ülkemiz adeta açık cezaevine dönüştürülmüştür. Bugün AKP iktidarının özlemini çektiği ve hedef olarak ortaya koyduğu biat eden "kindar ve dindar' gençlik projesi, 12 Eylül darbesinin bir sonucudur ve 4+4+4 Kesintili Zorunlu Eğitim Yasası ile de hayata geçirilmiş bulunmaktadır."
-"TÜRKİYE'DE DEMOKRATİKLEŞMEDEN BAHSETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"-
12 Eylül'ün getirdiği siyasi ortamdan beslenen AK Parti'nin, 4+4+4 yasasıyla eğitimi gericileştirmek için attığı adımların en önemlilerinden birisinin de birçok din temelli seçmeli dersin, ders çizelgelerine yerleştirilmesi oluştuğunu vurgulayan Demir açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:
"12 Eylül Darbesi'nin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini Anayasada zorunlu hale getirilmesiyle AKP gibi partilere ortam hazırlanmıştır. Bu derslerle birlikte birçok okul, imam hatip okullarına dönüştürülerek, tekrar mektep-medrese ikilemi yaratılmıştır. Böylece Öğretim Birliği Yasası rafa kaldırılarak, Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşmaya hız verilmiştir. Siyasi iktidarın ve Başbakan'ın "Ben yaptım oldu' anlayışına tepki olarak Gezi Parkı'ndan başlayarak yurt çapına yayılan meşru ve demokratik eylemlere katılanlara yönelik 12 Eylül dönemini aratmayan yöntemler ile sürek avı başlatılmış, binlerce vatandaşımız gözaltına alınmıştır. Polisin orantısız güç kullanımı nedeniyle hayatını kaybedenler olmuş, yüzlerce vatandaşımız ise yaralanmıştır. Ancak bilinmelidir ki, emperyalizmin diz çöktüremediği, 12 Mart ve 12 Eylül faşizminin susturamadığı bu halkı AKP hiç susturamayacaktır. 12 Eylül faşist yönetiminin oluşmasına neden olanları ve onların yarattığı düzenden bugün beslenenleri kınıyoruz. Topluma karşı suç işlemiş, işkencelerde ve idam sehpalarında insanların ölmesine neden olmuş darbeciler ve destekçileri hesap vermedikçe, ileri faşizmi örmeye çalışan siyasi iktidar, sandıkta hesap vermedikçe, Türkiye'de demokratikleşmeden bahsetmemiz mümkün değildir." - Ankara
Son Dakika › Güncel › Eğitim İş.12 Eylül Faşist Yönetiminin Oluşmasına Neden Olanları ve Bu Düzenden Beslenenleri... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.