Eğitim Sen: Makamlar ve Koltuklar Geçici, Önemli Olan İz Bırakabilmek - Son Dakika
Son Dakika Logo

Eğitim Sen: Makamlar ve Koltuklar Geçici, Önemli Olan İz Bırakabilmek

Eğitim Sen: Makamlar ve Koltuklar Geçici, Önemli Olan İz Bırakabilmek
18.09.2013 13:10

Eğitim Sen Genel Başkan İsmail Koncuk, MEB'in, problem üreten bir bakanlık görüntüsünden bir türlü kurtulamadığını ve kurtulmak içinde bir gayret göstermediğini vurgulayarak, "Bakan Nabi Avcı şunu iyi bilmelidir."

Eğitim Sen Genel Başkan İsmail Koncuk, MEB'in, problem üreten bir bakanlık görüntüsünden bir türlü kurtulamadığını ve kurtulmak içinde bir gayret göstermediğini vurgulayarak, "Bakan Nabi Avcı şunu iyi bilmelidir: Bu bakanlık onlarca bakan gördü, sizin de ahir ömrünüzde göreceğiniz son bakanlık görevi olabilirEğitim Sen Genel Başkan İsmail Koncuk, MEB'in, problem üreten bir bakanlık görüntüsünden bir türlü kurtulamadığını ve kurtulmak için bir gayret göstermediğini vurgulayarak, "Bakan Nabi Avcı şunu iyi bilmelidir: Bu bakanlık onlarca bakan gördü, sizin de ahir ömrünüzde göreceğiniz son bakanlık görevi olabilir. Bizden söylemesi, tercih sizin. Makamlar, koltuklar geçicidir; önemli olan iz bırakabilmektir" dedi.

Eğitim Sen Genel Başkan İsmail Koncuk yaptığı yazılı açıklamada, MEB'in zaman zaman müsteşar ya da bakan değişikliğiyle görüntü verdiğini belirterek, " "MEB ne işe yarar?' sorusunu yıllardır sorarız. MEB, problem üreten bir bakanlık görüntüsünden bir türlü kurtulamadı. Kurtulmak için bir gayretini de göremiyoruz. Zaman zaman müsteşar ya da bakan değişikliğiyle, bir şey yapılacak görüntüsü verilir, öğretmen ve eğitim çalışanlarının tepkileri bir süreliğine yumuşatılır, ancak geçen zaman içerisinde yeni bakan da, yeni müsteşar da sisteme entegre olarak suskunluğa bürünür ya da yaşanan haksızlığın bir parçası olmayı tercih ederler" ifadelerine yer verdi.

-"OKUL MÜDÜRÜ MÜLAKATLARINDA YAŞANAN TORPİL ARTIK ALENİYET KAZANDI"-

Koncuk, MEB'de sorunların problem yumağı haline geldiğini, sıkıntıların, her geçen gün artarak devam ettiğini vurgulayarak, sıkıntılardan bazılarını şöyle ifade etti:

"Okul müdürü mülakatlarında yaşanan torpil artık aleniyet kazanmıştır. Sözlü komisyon üyeleri, milli eğitim müdürleri ahlaki tüm değerleri alt üst ederek, yandaş sendikadan olmayan, yazılı sınavdan yüksek puan almış bir çok kişiyi atamamak, yandaşlara mevzi kazandırmak için her türlü ayak oyununu sergilemektedir. Bu yaşananlar, Türk Eğitim Sen teşkilatları tarafından, iller bazında yapılan eylemlerle duyurulmasına rağmen, ne Bakan Nabi Avcı'dan ne de başlangıçta çok iş yapacağı görüntüsü veren Müsteşar Yusuf Tekin'den bir açıklama gelmemektedir. Hatta sözlü komisyon oluşturulmasında Müsteşar Yusuf Tekin'in bizzat müdahale ettiği bilgileri gelmektedir. Eğitim çalışanlarının yıllardır beklediği, görevde yükselme sınavları yılan hikayesine dönmüştür. Bakanlık, zaman zaman "yapacağız, edeceğiz' diye açıklama yapsa da, sendikamızın başvurularına, "çalışma yapılmaktadır' diye cevaplar verilse de, bugüne kadar, yapılacağına dair ciddi bir çalışma görülmemiştir. Anlaşılan MEB, görevde yükselme sınavında da, "yandaşlarımı nasıl bir uygulama ile korurum' anlayışıyla görevde yükselme sınavını yılardır ötelemektedir. 4+4+4 sisteminin getirdiği problemler, hem öğretmenler hem de yöneticiler için ciddi norm problemleri yaratmıştır. Binlerce öğretmenin görev yeri değiştirilmiş, yüzlerce yönetici norm kadro fazlası duruma düşmüştür. Yaşanan bu konularda her il farklı uygulamalar yaparken, MEB bu olaylara seyirci kalmış, ülke genelinde birçok konuda uygulama birliği sağlayamamıştır.

-"SON 11 YILDA ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMEN SAYISI 70 BİNDEN, 350 BİNE ÇIKTI"

Problem çözücü bir öğretmen atama politikası ortaya konulamamıştır. Son 11 yılda ataması yapılmayan öğretmen sayısı 70 binden, 350 bine çıkmıştır. MEB kendine yetecek sayıda öğretmen atamasını dahi başaramamış, binlerce ataması yapılmayan öğretmen, gençliklerinin baharında, hayattan umudunu kesme noktasına gelmiştir. Peygamberlik mesleği diye tanımladığımız öğretmenlik mesleği, yaşanan ekonomik problemlerim yanında, toplumsal itibarını da gittikçe kaybeden bir meslek durumuna düşürülmüştür. Tribünlere oynayarak, halkın yanında olduğunu gösterme çabaları sonucunda, ülkeyi yönetenler kamuoyu gözü önünde öğretmenleri küçük düşürücü sözleri söylemeyi marifet saymışlar, öğretmenle birlikte kaybedilenin toplumun geleceği olduğu gerçeğini bir türlü görememişlerdir. Moda haline gelen, öğretmeni horlama, kötüleme, eğitimde yaşanan tüm problemlerin sebebi olarak gösterme yarışına zaman zaman milli eğitim bakanları da dahil olmuştur." - Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Eğitim Sen: Makamlar ve Koltuklar Geçici, Önemli Olan İz Bırakabilmek - Son Dakika


Advertisement