Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen zirveye, Prof. Dr. Acar Baltaş, Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. Mehmet Şakiroğlu ve Dr. Cansel Poyraz Akyol konuşmacı olarak katıldı. Aileler ve öğretmenler, değişen dünyada çocuk yetiştirmenin yollarını uzmanlardan dinledi.
Proje lideri eğitimci Filiz Üstel, gönüllü bir insiyatif olarak yola çıktıklarını ve Türkiye'nin bir çok kentinde bu buluşmaları gerçekleştirmeye devam edeceklerini söyledi. Üstel, 'Ülkemizin geleceğini şekillendirecek olanbugünün çocuklarını yetiştiren, anne baba ve eğitimcilerdir. Bizler gelecek tasarımcılarıyız. Bu hayati öneme sahip görevde aileler ve okullar arasında ayrışmalar oldu. Üçlü saç ayağı dediğimiz sistem bozuldu. Çocukların başarı ve mutluluklarında limit tanımayan aileler, telafisi zor kayıplara neden oluyor. Sıkı bir ortaklık kurması gereken öğretmen ve aileler her geçen gün birbirinden uzaklaşıyor. Bu da eğitimde boşluklar oluşturdu. Aramızdaki dilbirliğini yitirdik. Bunu nasıl tekrar yakalarız onu sorguluyoruz. Amacımız, okulların işlevsel bir şekilde aile programları yapmalarını sağlamak. Dünyada eğitimin gittiği yönün, topluma indirilmesini istiyoruz' dedi.
Üstün Başarı kitabının yazarı Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş'Potansiyelini Hayata Yansıtan Çocuklar Yetiştirmek' başlığıyla yaptığı konuşmasında, 'Gelecek geldi! Perde açılırken senaryo değiştiren bir dünyada yaşıyoruz' dedi. 21. yüzyılda çocuklarda olması gereken yetkinlikleri 'İşbirliği, ilişki yönetimi, eleştirel düşünce ve yaratıcılık olarak sıralayan Baltaş, çocuklara kazandırılması gereken 2 temel özellik üzerine vurgu yaptı. Yılmadan çalışan, düştüğü yerden kalkıp devam eden dirençli çocuklar yetiştirmeliyiz diyen Baltaş, ailelerin çocukların hayatını kolaylaştırarak onlara kötülük yaptığını 'hayat karşısında bağışıklığı gelişmemiş çocuklar' yetiştiğini dile getirdi. Diğer özelliğin özyeterlilik olduğunu vurgulayan Baltaş, 'Çocuklar hayattaki değerlerini, sınavda gösterdikleri başarıda görüyorlar. Bu da hayatla ilgili problemleri başlatıyor' dedi.
Çocukların potansiyelini nasıl ortaya çıkaracağız? sorusuna, 'Konfor alanında olan çocuklarda potansiyel ortaya çıkmaz. Cevher ancak baskı altında mücevhere dönüşür. Çocuklara sorunlarını kendileri çözmeleri için yol açmalıyız. Çocuk ailenin hayatına ortak olmalı, refahına değil!' diyerek yanıtlayan Baltaş, ailelere, çocuk okuldan eve geldiğinde, sınavdan kaç aldın, nasıl geçti gibi sorular yerine, 'Bugün kime yardım ettin?', 'Kimden yardım istesin?',' Sahip olduğun için kendini mutlu hissettiğin neler var?', 'Kimin neyi başarmasında katkın oldu?' diye sormalarını önerdi. 'Eğitmek doğru tepki vermektir. Çocuklara hayatın zor dersen, bir süre sonra onlar da hayatlarının zor olduğunu düşünmeye başlar.' diyerek sözlerini tamamlayan Baltaş, izleyiciler tarafından dikkatle ve beğeniyle dinlendi.
Nörofizyolog Prof. Dr. Sinan Canan, konuşmasında eğitimde yapılan hatalardan söz etti.' Yegane herkeste tek olan bir konnektomumuz var. Beynimiz kimseninkine benzemiyor. Bu nedenle kalıplara sokmak anlamsız' diyen Canan, sınıflandırmaya çalışarak, yarıştırarak, cesareti ve umudu öldürerek, iradeyi elinden alıp sorumluluk vermeyerek, beynin işleyişine aykırı olan veçocukların yetiştirilmesinde hatalara yol açan davranışlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
'Çocukları Sanal Dünyadan Koruma Klavuzu' kitabının yazarları, Psikolog Prof. Dr. Mehmet Şakiroğluve Dr. Cansel Poyraz Akyol, teknolojinin zararlarından çocukları uzak tutmanın yollarını sıraladı. 'Aileler çocukların telefonla uyumasına asla izin vermemeli. Alarm kurmak için akıllı telefonlar değil eski usul saatler tercih edilmeli' diyen Akyol, böylece sanal oyunlarda 24 saat online olan çocukları korumak gerektiğini vurguladı.Son günlerde çocuk ölümleriyle gündemde olan 'mavi balina'nın nasıl işlediğineaçıklık getirenProf. Dr. Mehmet Şakiroğlu 'Bu bir oyun değil. Çocuk telefona giriyor. Bir dizi izlemek için. Buluyor tıklıyor. Mavi balinadan mesaj geliyor. Virüs bulaştı diyor. Çocuk, ailesi kızar korkusuyla çekinip bahsetmiyor. Ardından mavi balina virüs temizleme programı gönderiyor. Çocuk anne babaya söylemeden halletmek için indiriyor virüs programını. Ve telefon ele geçiriliyor. Telefondaki kamera aracılığıyla çocuk takip ediliyor. Çocuktan telefonla istekleri oluyor. Önce basit şeyler, sonra ölüme kadar giden istekler bunlar. Bu bir oyun değil, manipülasyon!'dedi.
Eğitimin Kalbi zirvesinde elde edilen gelir Koruncuk Vakfı'na bağışlandı.
Son Dakika › Güncel › Eğitimin Kalbi İzmir'de Attı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.