Hisarcıklıoğlu Türk-Alman iş dünyasına ortak savunma üretimi çağrısı yaptı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Hisarcıklıoğlu Türk-Alman iş dünyasına ortak savunma üretimi çağrısı yaptı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı'nda ortak savunma üretimi ve teknoloji iş birliği çağrısı yaptı. Geçen yıl ikili ticaret hacminin 52 milyar doları aştığını ve savunma sanayiinde 1400'ün üzerinde proje yürütüldüğünü söyledi.

Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, güvenlikle ekonomi arasındaki bağın giderek daha da güçlendiğini belirterek, "Üretim kapasitesi, teknolojiye erişim, enerji arzı ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, ülkelerin güvenliği açısından daha fazla önem taşıyor." dedi.

4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı, TOBB İkiz Kuleler'de "Değişen Savunma ve Güvenlik Mimarisinde Stratejik Ortaklık" temasıyla düzenlendi.

Etkinliğe, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Sorg, Alman–Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bige Yücel, NATO üst düzey komutanı Tuğgeneral Thomas Lowin ve TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Akyol ve Türk-Alman iş dünyasının temsilcileri katıldı.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı açılış konuşmasında, Almanya'nın, Türkiye'nin en önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu ve geçen yıl ikili ticaret hacminin 52 milyar doları aştığını hatırlatarak ilk hedefin 60 milyar dolar olduğunu söyledi.

İki ülke arasındaki güçlü ekonomik temeli, yeni sektörlere ve ortaklıklara taşımayı görev edindiklerini aktaran Hisarcıklıoğlu, "Bu yıl konferansımızı, 'Değişen Savunma ve Güvenlik Mimarisinde Stratejik Ortaklık' temasıyla gerçekleştiriyoruz. Çünkü güvenlik ile ekonomi arasındaki bağ giderek daha da güçleniyor. Üretim kapasitesi, teknolojiye erişim, enerji arzı ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, ülkelerin güvenliği açısından daha fazla önem taşıyor."

Hisarcıklıoğu, iş dünyası olarak beklentilerinin barış, istikrar ve öngörülebilirlik olduğunu vurguladı.

Güçlü sanayi altyapısı ve müttefikler arasında güvene dayalı işbirliğinin hedeflere katkı sağlayacağını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye ve Almanya, NATO müttefiki olarak Avrupa'nın güvenliğinde önemli sorumluluklar üstleniyor. NATO'nun 2035 yılına kadar savunma ve güvenlikle bağlantılı harcamaları milli gelirin yüzde 5'ine çıkarma taahhüdü, yeni bir yatırım dönemine işaret ediyor. Bu çerçevede, milli gelirin en az yüzde 3,5'i temel savunma ihtiyaçlarına ayrılacak.Yüzde 1,5'e kadar olan bölüm ise kritik altyapı, dayanıklılık ve ilgili güvenlik yatırımlarını kapsayacak. İş dünyası olarak önceliğimiz, bu kaynakların üretime, teknolojiye ve sürdürülebilir sanayi kapasitesine dönüşmesidir. Ar-Ge'ye, yenilikçi girişimlere ve nitelikli insan kaynağına yapılacak yatırımlar, bu sürecin başarısını belirleyecektir."

Hisarcıklıoğlu, artan savunma bütçelerinin, eğitimli ve göreve hazır personelle, modern teçhizatla ve güçlü bir üretim kapasitesiyle desteklenmesi gerektiğinin altın çizerek, "Savunma sanayiinde hız hayati önem taşıyor. Üretim kapasitesini artırmalı, yeni teknolojileri daha hızlı devreye almalıyız. Türk ve Alman iş dünyası olarak bu çağrıyı, ortak üretimimizi ve teknoloji iş birliğimizi geliştirmek için önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Birlikte geliştireceğimiz projelerle, müttefiklerimizin ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilir ve Avrupa'nın güvenliğine somut katkılar sağlayabiliriz." diye konuştu.

"Savunma sanayiimizde 1400'ün üzerinde proje yürütülüyor"

Savunma teknolojilerinin büyük bir dönüşüm geçirdiğine değinen Hisarcıklıoğlu, "İnsansız sistemler, yapay zeka, yazılım, sensör teknolojileri ve siber güvenlik, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türkiye, güçlü mühendislik altyapısı ve gelişen üretim kapasitesiyle bu dönüşümde önemli bir konuma ulaştı. Savunma ve havacılık sektörümüz, 20 milyar doları aşan ciroya sahip büyük bir sanayi ekosistemi oluşturuyor. Savunma sanayiimizde 1400'ün üzerinde proje yürütülüyor." bilgisini paylaştı.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin insansız hava araçlarından zırhlı araçlara, deniz platformlarından füze, radar ve elektronik sistemlere kadar geniş bir alanda tasarım ve üretim yetkinliğine sahip olduğunu, savunma ve havacılık ihracatının 10 milyar doları aştığını belirterek, "Dünyanın en büyük sekizinci silah ihracatçısı konumuna ulaştık. Bu başarı, ülkemizin mühendislik, teknoloji ve üretim kapasitesinin uluslararası alanda geldiği noktayı gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin savunma sanayiindeki yetkinlikleri ile Almanya'nın güçlü sanayi ve teknoloji birikiminin birbirini tamamladığını aktaran Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:

"Bu birikimi ortak tasarım, ortak üretim, ortak Ar-Ge ve üçüncü pazarlarda iş birliği projelerine dönüştürebiliriz. KOBİ'lerimizi ve teknoloji girişimlerimizi de bu ortaklıklara dahil etmeliyiz. Büyük firmalarımızın etrafında, iki ülkeden tedarikçilerin yer aldığı güçlü ve güvenilir üretim ağları oluşturabiliriz. Bugünkü programımız bu açıdan çok değerli. Savunma sanayiinde iş birliği modellerini, mobiliteyi ve taktik platformları ele aldık. Tedarik zincirlerinin dayanıklılığını ve kritik altyapıların güvenliğini konuştuk. Geleceğin teknolojilerini ve yapay zekanın sunduğu imkanları değerlendirdik. Şimdi bu görüşmeleri, firmalarımızın birlikte geliştireceği somut projelere dönüştürmeliyiz."

"Firmalarımız açık, öngörülebilir ve istikrarlı kurallara ihtiyaç duyuyor"

Hisarcıklıoğlu, bu potansiyelin hayata geçmesi için işbirliğinin önündeki engellerin de aşılması gerektiğine dikkati çekerek, "Firmalarımız, uzun vadeli yatırım kararları için açık, öngörülebilir ve istikrarlı kurallara ihtiyaç duyuyor. İhracat izinleri, lisanslama ve sertifikasyon süreçlerinde daha etkin bir diyalog kurulmasını önemsiyoruz. Müttefikler arasındaki savunma sanayii iş birliğinde, karşılıklı güveni güçlendiren ve ortak projeleri kolaylaştıran bir yaklaşım bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği'nin savunma kapasitesini ve ortak üretimini güçlendirmeyi amaçlayan Avrupa Savunma Sanayii Programı, SAFE ve ReArm Europe gibi program ve girişimlerde Türkiye ile etkin işbirliği imkanlarının geliştirilmesini çok önemli bulduklarını aktaran Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bu süreçlere dahil edilmesi, hem avrupanın güvenliği Avrupa'nın üretim kapasitesine ve tedarik güvenliğine önemli katkılar sağlayacaktır. Aynı şekilde, mühendislerimizin, teknik uzmanlarımızın ve iş insanlarımızın karşılıklı ziyaretlerini kolaylaştırmalıyız. Birlikte üretmek istiyorsak, insanlarımızın da daha kolay bir araya gelmesini sağlamalıyız. Türkiye–Almanya iş birliğini, Türkiye–Avrupa Birliği ekonomik bütünleşmesinin önemli bir unsuru olarak görüyoruz."

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin Avrupa değer zincirleriyle güçlü biçimde bütünleşmiş bir üretim ortağı olduğuna işaret ederek, "Avrupa'nın rekabet gücünü artırma ve tedarik güvenliğini güçlendirme hedeflerine katkı sunabilecek kapasiteye sahibiz. Bu nedenle, "Made in Europe" yaklaşımında Türkiye'nin üretim gücünün ve mevcut sanayi entegrasyonunun dikkate alınmasını bekliyoruz." diye konuştu.

Gümrük Birliği'nin modernizasyonun ekonomik ilişkilere yeni bir ivme kazandıracağını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"İş insanlarının vize sorunlarının çözülmesi ve taşımacılıktaki engellerin azaltılması da ortak rekabet gücümüzü artıracaktır. Bu konularda Almanya'nın desteğini çok değerli buluyoruz ve katkıları için teşekkür ediyoruz. Yeşil ve dijital dönüşümde geliştireceğimiz ortak projelerle de sanayimizin geleceğini birlikte şekillendirebiliriz. Bugünkü konferanstan beklentimiz, yeni ortaklıkların temelini atmak ve somut adımlarla ilerletebileceğimiz bir çalışma gündemi oluşturmaktır."

TOBB olarak firmaları buluşturmaya, sektörler arasında diyaloğu güçlendirmeye ve ortak projelerin gelişmesine katkı sağlamaya hazır olduklarının altını çizen Hisarcıklıoğlu, Türk ve Alman iş dünyasının birlikte daha fazla üreteceğine, daha fazla teknoloji geliştireceğine ve yeni pazarlara birlikte açılacağına inandığını söyledi.

Kaynak: AA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.