Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda doğan jeopolitik gerilim, küresel hazır giyim dengelerini altüst etti. Enerji krizi nedeniyle Asya'daki dev üretim merkezleri 'şalter indirme' noktasına gelirken, Türkiye'nin stratejik konumu nedeniyle küresel alıcıların 'güvenli limanı' olma fırsatı doğması bekleniyor. İhracat siparişlerindeki olumlu etkinin özellikle Aralık 2026-Şubat 2027 sevkiyatlarında hissedilmesi öngörülüyor.
Ancak son üç yıldır yüksek maliyetler ve pazar kaybı nedeniyle darboğazdan geçen Türkiye hazır giyim sektörünün gelecek talep akışına hazırlıklı olması kritik öneme sahip. Üretim ve ihracat odaklı teşvikler devreye girmezse, Türkiye'nin bu fırsat penceresini değerlendiremeden kapatacağı vurgulanıyor.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 'Hürmüz Boğazı Krizinin Türkiye Hazır Giyim Sektörüne ve Asya Hazır Giyim Tedarik Zincirine Etkisi' adlı bir rapor hazırladı. TGSD Başkanı Toygar Narbay, 'Türkiye'nin yeniden üretim üssü olmasını bizim alacağımız aksiyonlar belirleyecek. Fırsat penceresinin ne kadar açık kalacağı belli değil' dedi.
Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma, ham petrolü 100 doların üzerine taşırken, Asya üretim merkezlerinde domino etkisine yol açtı. Sri Lanka'da haftada dört günlük çalışma düzeni uygulanırken, Vietnam'da uzaktan çalışma teşvik ediliyor. Bangladeş'te sanayi genelinde yakıt sınırlandırmaları uygulanıyor. Güney Kore'de bazı tekstil fabrikaları üretimlerini normal kapasitenin yüzde 20-30 seviyesine düşürdü.
İran savaşı riski ve Hürmüz hattındaki aksama, Türkiye hazır giyim sektörü için hem tehdit hem de dev bir fırsat penceresi aralıyor. Sektör, bozulan maliyet dengesiyle mücadele ediyor. 2022-2025 döneminde dolar bazlı maliyetleri yüzde 26 artan ihracatçı, 2026'nın ilk çeyreğinde ek yükle karşı karşıya kaldı.
Raporda, 'Savaşın etkisi yalnızca Türkiye'nin aleyhine çalışan bir maliyet baskısı olarak okunmamalı. Aynı kriz, Türkiye'nin rakip üretim üsleri üzerinde de ciddi baskı oluşturuyor' ifadelerine yer veriliyor. Küresel alıcıların belirsizlik dönemlerinde yakın tedarik, kısa termin ve esnek üretime önem verdiği, bu dinamikle Türkiye'nin yeniden öne çıkabileceği belirtiliyor.
TGSD, fırsatın değerlendirilebilmesi için üretim ve ihracatı önceleyen farklı bir ekonomi politikasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Öneriler arasında net ihracatçıya yüzde 10 döviz dönüşüm desteği, çalışan başına iş gücü desteği ve reeskont kredilerinin yeniden düzenlenmesi yer alıyor. Destekleyici yapısal tedbirler olarak Eximbank teminatlarına KGF desteği, ham madde ithalatı üzerindeki yüklerin azaltılması ve DİR süreçlerinin kolaylaştırılması öneriliyor.
Son Dakika › Güncel › Hürmüz Boğazı Krizi Türkiye Hazır Giyim Sektörüne Fırsat Penceresi Açıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?