Bölgedeki askeri hareketliliğin tırmandığı 28 Şubat'tan bu yana, uluslararası emtia piyasalarında kritik minerallerde dikkati çekici fiyat artışları yaşandı. Savunma sanayisi ve yüksek teknoloji üretimi için vazgeçilmez olan bu ham maddelerdeki yükseliş, arz güvenliğine yönelik endişeleri artırarak piyasaları daha kırılgan hale getirdi. Krizin odak noktası olan Hürmüz Boğazı, yalnızca enerji değil, küresel kükürt arzı açısından da kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Çatışmaların ardından kükürt fiyatlarında ilk etapta yüzde 10-15 artış gözlenirken, lojistik maliyetlerin de etkisiyle teslim fiyatlarında daha belirgin yükselişler kaydedildi.
Bu gelişmeler, sülfürik asit piyasasında da maliyet baskısını artırırken etkilerin özellikle küresel nikel üretiminin yüzde 60'ından fazlasını gerçekleştiren Endonezya'da daha belirgin şekilde hissedildiği değerlendiriliyor. Krizin ham madde boyutundaki en kritik kırılma ise küresel üretimin merkezi konumundaki Çin'den geldi. Pekin yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların küresel kükürt arzını sekteye uğratması üzerine sülfürik asit ihracatını mayıs ayından itibaren durdurmaya hazırlanıyor. Uzmanlara göre, Çin'in bu adımı, Endonezya'daki nikel tesislerinden Şili ve Afrika'daki bakır operasyonlarına hatta küresel gübre üretimine kadar geniş bir alanı doğrudan tehdit ediyor.
Küresel nikel üretiminin yüzde 50'sinden fazlasını elinde bulunduran Endonezya'nın kükürt bağımlılığının, ülkedeki operasyonları aksatacağı öngörülüyor. Lojistik kısıtlamalar nedeniyle sülfürik asit arzının kısa vadede alternatif rotalara yönlendirilememesi, madencilik sektöründe üretim sürekliliğini ciddi şekilde riske attığı belirtiliyor. Modern nikel üretim süreçlerinin temel taşı olan sülfürik asidin, özellikle elektrikli araç bataryaları için kritik önemi bulunuyor. Elektrikli araç bataryalarında kullanılan yüksek saflıktaki nikel üretimi için her bir ton nikel başına 8 ila 10 ton kükürt tüketiliyor.
Uzmanlar, Endonezya'nın kükürt ihtiyacının yüzde 75'ini Ortadoğu'dan ithal etmesi ve Çin'in ihracat kısıtlamalarının, ülkenin 'küresel batarya merkezi' olma vizyonu önündeki en büyük lojistik engel olduğunu kaydediyor. Krizin bir diğer cephesi olan alüminyumda ise Körfez ülkelerindeki üretim baskısı piyasaları sarsıyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verilerine göre, Çin dışındaki küresel birincil alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu gerçekleştiren Orta Doğu'da sevkiyatlar kısıtlanırken, piyasadaki panik Londra Metal Borsası (LME) verilerine yansıdı.
Ekonominin pek çok alanında, tıptan savunmaya, teknolojiden uzay araştırmalarına kadar kritik rol oynayan helyum, küresel tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle yeniden gündemde. Küresel helyum arzının yaklaşık üçte birini sağlayan Katar'daki Ras Laffan tesisinde yaşanan teknik sorunlar ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, piyasadaki dengeleri altüst etti. Yarı iletken ve çip üretiminde ultra düşük sıcaklıkta soğutma sağlayan stratejik bir gaz olan helyum, aynı zamanda sağlık sektöründe hayati bir rol üstleniyor.
ABD merkezli yatırım araştırma ve danışmanlık şirketi The Oregon Group Kurucusu ve maden ve emtia piyasaları analisti Anthony Milewski, Orta Doğu'daki kriz ve Çin'in sülfürik asit ihracat kısıtlamalarının küresel sistemde kırılmaya sebep olduğunu söyledi. Sülfürik asidin sanayinin en temel 'işçi kimyasallarından' biri olduğunu belirten Milewski, bu maddenin mineralleri parçalama ve kimyasal reaksiyonları tetikleme gücüyle maden işlemede vazgeçilmez olduğunu dile getirerek, 'Özellikle bakır, nikel, kobalt ve uranyumun ayrıştırıldığı süzme (leaching) sürecinin merkezinde yer alan bu asit olmadan, dünyadaki düşük tenörlü cevherlerin büyük bir kısmının ekonomik olarak işlenmesi mümkün değildir.' dedi.
Milewski, Endonezya'nın sıkılaşan kükürt arzına karşı en savunmasız ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Küresel nikel üretiminin yüzde 60'ından fazlasını gerçekleştiren ülkenin, kükürt ihtiyacının yaklaşık yüzde 75'ini Orta Doğu'dan ithal ettiğini aktaran Milewski, 'Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla kükürt fiyatları yaklaşık yüzde 70 arttı. Endonezya'da faaliyet gösteren Çinli rafinerilerdeki kaynaklara göre, bazı tesislerin yalnızca 1-2 aylık kükürt stokuna sahip olması, olası bir kesintinin üretimi hızla durdurabileceğini gösteriyor.' değerlendirmesinde bulundu. Milewski, sülfürik asit tedarikindeki aksamaların dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'ye yansıdığını, ülkede üretimin yaklaşık beşte birinin bu asit bağımlı yöntemlerle yapıldığını dile getirdi.
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz da kritik metallerin teknoloji ve sanayi üretiminin temelini oluşturduğunu belirterek, 'Hürmüz üzerinden gelen kükürt, demir cevheri ve grafit gibi girdilerde yaşanacak en küçük aksama bile tarımdan yüksek teknolojiye kadar üretimi kilitleyebilir.' uyarısında bulundu. Yılmaz, yaşanan sürecin enerji güvenliğinin ötesine geçtiğini vurgulayarak, 'Bu tablo, küresel sanayi üretiminin her aşamasını etkileyen çok katmanlı bir ham madde krizine işaret ediyor.' ifadesini kullandı.
Son Dakika › Güncel › Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz, Kritik Mineraller ve Sülfürik Asit Piyasalarını Sarsıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?