Filistinli yetkililer, İsrail'in yıllardır Filistin toprakları üzerinde uyguladığı işgal ve yasadışı yerleşim projelerinin yanı sıra Filistin'e ait kültürel temaları da kendisine mal ederek kullanmasını "sahte bir kültürel boyut kazandırma çabası" olarak değerlendirdi.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait araziler üzerinde kurulan yasadışı bir çiftlikte üzüm fidanı diktikleri sırada Filistin halk müziğine ait bir ezgiyi söyledikleri video tepkiyle karşılandı.
Filistinli yetkililer, Filistin'in en yaygın türkülerinden birinin kullanılmasının müzikal bir tercih olmadığını; yerleşim projesine "sahte" bir kültürel boyut kazandırma çabası olduğunu ifade ediyor.
İsraillilerin söylediği "Ya Taliin el-Cebel" şarkısı, Filistin'in meşhur türkülerinden biri olarak kabul ediliyor. Filistin halkının kolektif hafızasında direniş ve tutukluların hikayeleriyle özdeşleşen türkünün kökeninin 1930'lu yıllara dayandığı belirtiliyor.
Filistin kültüründe "malula" ya da "tervide" olarak anılan sözlere "lam" harfinin eklenmesiyle anlamın gizlenmesine dayanan halk müziği türünün Filistinli kadınlar tarafından İngiliz mandası döneminde tutuklulara şifreli mesajlar iletmek için kullanıldığı aktarılıyor.
Filistinliler, söz konusu olayın İsrail'in Filistin kültürel mirasını sahiplenmeye yönelik ilk girişimi olmadığını ifade ediyor. İsrail'in son yıllarda kefiye, Filistin nakışı, falafel ve humus gibi geleneksel yemekler başta olmak üzere Filistin'e ait çeşitli kültürel simgeleri sahiplenmeye çalıştığı ifade ediliyor.
Bu unsurların, kültürel miraslarının ve ulusal kimliklerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Filistinliler, İsrail'in bunları kendisine mal etme girişimlerini reddediyor.
Filistin kültürel mirasını sahiplenmeye yönelik tekrarlanan girişimler
Filistin Kültür Bakanlığı Sanat İşleri Genel Müdürü Lina Buhari, AA'ya yaptığı açıklamada, "Bu girişimler yeni değil. İsrail yıllardır Filistin'in kültürel mirasını çalmaya ve silmeye çalışıyor. Ancak bunda başarılı olamadı ve olamayacak." dedi.
Buhari, ister müzik olsun, ister tiyatro ister de nakış, Filistin'in kültürel mirasının bu topraklara kök saldığını ve hiç kimsenin ne kadar uğraşırsa uğraşsın onu sahiplenemeyeceğini söyledi.
"Toprağa, taşa ve ağaçlara el koymaya çalışanlar bugün de Filistin'in kültürel mirasını sahiplenmeye çalışıyor." diyen Buhari, ancak Filistin anlatısı dünya genelinde de artık daha görünür hale geldiğini; bu konudaki farkındalığın giderek arttığını belirtti.
Buhari, yaşananların Filistin'in kültürel mirasının korunması ve yaşatılmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu aktardı.
Kültür Bakanlığı ile ilgili kurumların, özellikle de somut olmayan kültürel mirasın korunmasını öncelikleri arasında gördüğünü kaydeden Buhari, Filistin'in kültürel mirasını koruyup yaşatmanın önemine ilişkin ortak bir bilince sahip olduklarını, bu mirası korumanın ulusal kimliği muhafazasının bir parçası olduğunu vurguladı.
İsrail'in yerleşim projesine sahte kültürel kimlik kazandırma çabası
Filistin hükümetine bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Belgeleme Müdürü Emir Davud ise, "Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, toprakları ele geçirmek ve Filistinlilere yönelik saldırılar düzenlemekle yetinmiyor, aynı zamanda yerleşim projesine sahte bir kültürel kimlik kazandırmaya çalışıyor." dedi.
Toprağı ve ağaçları konu alan Filistin halk ezgilerinin yerleşim çiftliklerinde kullanılmasının, Filistin kültürel mirasını sahiplenme ve yerleşim projesine tarihi-kültürel bir derinlik kazandırma çabasının parçası olduğunu ifade eden Davud şu ifadelere yer verdi:
"Yerleşimcilerin bu topraklara ait bir kültürel mirası yok. Bu nedenle Filistin kültürünü de Filistin toprakları gibi gasbedebilecekleri bir unsur olarak görüyorlar."
Davud, Filistin halk ezgileri ile kültürel mirasının sahiplenilmeye çalışılmasının, şiddet ve işgal üzerine kurulu yerleşim projesine yapay bir kültürel meşruiyet kazandırma girişiminden ibaret olduğunu belirterek, "Filistin kültürel mirası bu halkın kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır ve ne gasbedilebilir ne de başka bir kimliğe mal edilebilir." dedi.
Tarımsal yerleşimler hızla yayılıyor
Filistin halk ezgisinin bir yerleşim çiftliğinde kullanılan görüntülerde yer alması, işgal altındaki Batı Şeria'da son yıllarda hızla genişleyen tarımsal yerleşim politikalarından bağımsız değerlendirilmiyor.
Filistin İsrail Çalışmaları Forumu (MADAR), yayımladığı son raporda, İsrail'in Batı Şeria'da yaklaşık 130 tarımsal yerleşim çiftliği aracılığıyla 786 bin dönüm arazi üzerinde fiili hakimiyet kurduğunu, bunun Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 14'üne karşılık geldiğini bildirdi.
Rapora göre, söz konusu arazilerin yaklaşık yüzde 70'i, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten sonra ele geçirildi.
Merkez, özellikle hayvancılığa dayalı tarımsal yerleşimlerin münferit girişimler olmaktan çıkarak İsrail hükümetinin kurumsal politikalarından biri haline geldiğini, Filistin topraklarında "fiili ilhakın" en önemli araçlarından biri olarak kullanıldığını ve devlet tarafından mali, hukuki ve güvenlik alanlarında doğrudan desteklendiğini belirtti.
İsrailli sol görüşlü Barış Şimdi Hareketine göre, işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 500 bin, Doğu Kudüs'teki yerleşimlerde ise 250 bin civarında İsrailli yerleşimci bulunuyor.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de geçen hafta Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin hızlandırılmasıyla övünerek, 2022'de göreve gelen hükümeti döneminde 160 tarımsal yerleşim çiftliği kurulduğunu ve 100'den fazla yeni yerleşim biriminin onaylandığını açıklamıştı.
İsrail, 1948'de Filistin toprakları gasbedilerek kuruldu. Aynı yıl Siyonist silahlı örgütlerin gerçekleştirdiği saldırılar ve katliamlar sonucu en az 750 bin Filistinli zorla yerinden edildi. İsrail, 1967'de ise Doğu Kudüs dahil Batı Şeria ile Gazze Şeridi'nin geri kalanını işgal etti. Uluslararası çağrılara rağmen işgal altındaki Filistin topraklarından çekilmeyi ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasını öngören kararları uygulamayı reddediyor
Birleşmiş Milletler (BM) ile uluslararası toplum, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı sayıyor ve bu yerleşimlerin iki devletli çözümün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtiyor.
Son Dakika › Güncel › İsrail'in Kültürel Mirası Gaspetme Girişimi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?