İstanbul'daki Suç Örgütü Davası Devam Ediyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

İstanbul'daki Suç Örgütü Davası Devam Ediyor

25.06.2026 22:30

Yasa dışı banka kartı işlemleriyle suç geliri elde eden 112 sanığın yargılandığı davanın duruşması yapıldı.

İstanbul'da, bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldıkları, yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını POS cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanarak suç geliri elde ettiği belirlenen 112 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, bazı tutuklu sanıkların savunması alındı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Sanık yakınlarının izleyici olarak bulunduğu salonda, jandarma ekiplerince güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Muhammed Dağ, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Dağlar Group'ta asgari ücretle çalışan biriyim. Patronum Mehmet Ferah Dağ'ın (sanık) talimatıyla para çekip yatırma işleri ile şirketin getir götür işlerini yapıyorum. Benim gibi bu işle uğraşan 4 kişi vardı." dedi.

Tutuklu sanıklardan Muhammed Ata Ay, örgüte üye olmadığını iddia ederek, "İzinsiz faaliyette bulunmadım. Kara para aklamadım, tefecilik yapmadım. Yanında çalıştığım yıllarda Muharrem Dağ'ın (sanık) bana verdiği vekaletle işleri yaptım. Bankaya giderdim genellikle. Arapça biliyorum. Gelen müşterileri karşılardım." ifadelerini kullandı.

Duruşmada savunma yapan bir diğer tutuklu sanık Muhammed Nur Kaya, iddianamede yazılı olan yıllardaki hesap hareketlerinin, çalıştığı şirketin talimatı üzerine gönderdiği, aldığı paralar olduğunu savundu.

Sanıklardan Mehmet Ferah Dağ'ın yanında 2021 yılında işe girdiğini belirten Kaya, söz konusu şirketin ana faaliyetinin ihracat ve ithalat olduğunu, kendisinin orada tercümanlık yaptığını söyledi.

Kaya, iddianameye anlam veremediğini ve bu nedenle kendini ifade edemediğini kaydederek, "Bizde akraba ortamı vardı. Ferah ağabey akrabam. Ben orada bir maaş alıyorum. Bana verilen işi düzgün yapmazsam para zaten helal olmaz. Bir usulsüzlük görseydim zaten bu şirketlerde çalışmazdım." diye konuştu.

Çalıştığı sürede şirket adına yaptığı para işlemlerini anlatan Kaya, usulsüzlük iddialarını kabul etmedi.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Muharrem Kaya da Dağlar Group'ta çalıştığını, daha sonra işten çıktığını aktardı. Çalıştığı sürece yaptığı işleri anlatan Kaya, suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini istedi.

Duruşmada beyanda bulunan bazı tutuklu sanıkların avukatları da müvekkillerinin üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, tahliye talebinde bulundu.

Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için yarına ertelendi.

Bu arada, dün görülmesine başlanan davada bazı tutuklu sanıklar ve avukatları dinlenmişti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 112 kişi "şüpheli", Merkez Bankası ve Maliye Hazinesi de "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Suç örgütünün merkezinde ve hiyerarşik yapının tepe noktasında sanık Muharrem Dağ'ın yer aldığı ifade edilen iddianamede, örgütün sevk ve idaresini sağlayıp "örgüt yöneticisi" sıfatıyla hareket eden Dağ'ın, örgütün genel stratejisini belirlediği, suçtan elde edilen gelirlerin yönlendirilmesi ve transferine ilişkin sistemler üzerinde hakimiyet kurduğu, özellikle para transfer mekanizmalarını kontrol ederek alt kademelerde yer alan akrabası ve çalışanlarına doğrudan veya dolaylı talimatlar verdiği öne sürülüyor.

Örgütsel yapının ağırlıklı olarak "Dağ", "Elçiboğa", "Acar" ve "Kaya" aileleri etrafında şekillendirildiği, akrabalık ilişkilerinin örgüt içerisinde güven, sadakat ve denetim mekanizması olarak kullanıldığı vurgulanan iddianamede, bu yöntemle üyeler arasında organik bağ tesis edildiğinin altı çiziliyor.

İddianamede, sanıklar Abdulvahap Dağ, Emrullah Dağ ile Mehmet Ferah Dağ'ın farklı şirketler ve ticari görünüm altındaki yapılanmalar üzerinden örgütsel faaliyetleri yöneten, talimatları uygulatan ve alt birimleri koordine eden örgüt yöneticileri olarak konumlandıkları belirtiliyor.

Örgütün suç faaliyetlerini gizlemek ve meşru ticari faaliyet görüntüsü altında sürdürmek amacıyla Dağlar Group, MHR Group, Atlantis, Global47 ve ANKA Group gibi düşük sermayeli ancak olağan ticari hayatla bağdaşmayacak ölçüde yüksek işlem hacmine sahip paravan şirketler kurulduğu da iddianamede yer alıyor.

Taç Döviz, Aklar Döviz, Cengizler Döviz ve Tataroğlu Döviz isimli işletmelerin, suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi dışında muhafaza edildiği, aktarıldığı ve yönlendirildiği fiili emanet noktaları olarak kullanıldığı öne sürülen iddianamede, "Örgütün kamu düzeni ve ekonomik güvenliği ciddi biçimde sarsabilecek nitelikte, karmaşık ve çok katmanlı yöntemler kullandığı ile temel finans kaynağının gerçek bir mal veya hizmet satışı olmaksızın, özellikle Libya ve diğer menşeli yabancı kredi kartları üzerinden POS cihazları aracılığıyla gerçekleştirilen fiktif işlemler olduğu"na dair tespitlere yer veriliyor.

İddianamede, elden para teslimi suretiyle uluslararası boyutta işleyen kayıt dışı bir para transfer ağı kurulduğu, dikkat çekmemek ve iz kaybı yaratmak amacıyla asgari ücretli kuryeler ile aktif ticari faaliyeti bulunmayan akrabalar adına banka hesapları açtırıldığı, suçtan elde edilen gelirlerin bu paravan hesaplar üzerinden dolaştırılarak nakitleştirildiği ve aklandığı vurgulanıyor.

Örgütsel faaliyetlerin 2018'den itibaren artan yoğunluk ve istikrarla devam ettiği, münferit ve geçici eylemlerden ibaret olmayıp belirsiz sayıda suç işleme iradesini yansıttığı kaydedilen iddianamede, yapılanmanın çok sayıda POS cihazı, paravan şirket, döviz büroları, sahte belge üretim kapasitesi ve uluslararası bağlantılarıyla hedeflediği "tefecilik", "izinsiz faaliyette bulunmak" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlarını işlemeye elverişli araç ve organizasyon gücüne sahip olduğu ifade ediliyor.

İddianamede, sanıklar Abdulvahap Dağ, Mehmet Ferah Dağ, Muharrem Dağ'ın, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "tefecilik yapmak", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" ve "izinsiz faaliyette bulunmak" suçlarından 14'er yıldan 33'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, 109 sanığın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "tefecilik yapmak", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" ve "izinsiz faaliyette bulunmak" suçlarından 8 yıldan 28 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İstanbul'daki Suç Örgütü Davası Devam Ediyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement