Şanlıurfa'nın en eski mesleklerinden biri olma özelliğine sahip olan kazazlık mesleği tarihe karışıyor. Geçmişte birçok ailenin geçim kaynağı olan kazaz günden güne eski değerini yitiriyor.
İşin en acı tarafı ise Urfalılar bu mesleği bilmiyor ve sahip çıkmıyorlar. Kazaz ustaları, kazazcılığın geçim kaynağı olduğunu ancak bu mesleğin gelişen teknolojiyle beraber eskisi kadar rağbet görmediğinden dolayı çırak yetiştiremediklerini söyledi. Puşi, tespih ipi, egal, halı püskülü, heybe kenarlarının süslemesi, kaytan, saç bağı, saz püskülü, kor kaytanı, inci saplama, cep saati ve tabanca kaytanı yaparak kazazcılık mesleğini yaşatan Mehmet Emin Güngör, Gazete İpekyol'a konuşarak modern takılarla birlikte ipten yapılan otantik takılar ve aksesuarların eskisi kadar Urfalılar tarafından ilgi görmediğini ancak yurtdışından müşterilerinin olduğunu anlattı.
'YÖRESEL SANAT ÖLMESİN DİYE BU İŞİ YAPIYORUZ'
Kazaz ustası Mehmet Emin Güngör, "7 yaşından beridir kazazcılık yapmaktayım. Küçükken başladık bu işe, herkes bir meslek yapmaya başladı. Bende babamı sıkıştırdım, dedik bizi de bir ustanın yanında işe koyun. Bende gittim kazaz oldum. Kazazcılık kısaca el işi demektir. Diğer bir anlamıyla yöresel takı demektir. Kırsal kesimde yaşayan kızlarımız, bayanlarımız köfü takarlar, saç bağı takarla, kaytan takarlar, reg takarlar. Yörenin yerlerine göre takılan takılarda değişiklik gösterir. Mesela Suruç tarafı reg takar, Lice'deki vatandaşlar ise Zaza püskülü takarlar. Bu takıları biz Urfalılar yapar. Yaptığımız takıları Arap da takar, Kürt de takar. Bunları yapmayı öğrendik, alıştık. Şimdi burada talebelerimizde oluyor. Bazıları öğreniyor, bazıları öğrenmek istemiyor. Ücretleri az olduğu için kimse öğrenmiyor, gelmiyor. Biz Şanlıurfa Valiliği'nin mahiyetinde çalışıyoruz. Yöresel, geleneksel sanat ölmesin diye bu işi yapıyoruz. Yaptığımız malzemeler pasif görünebilir ama folklorda kullanılıyor. Hayatın birçok yerinde kullanılabilir. Avrupalılar bile ürünleri alıyor. Geçen bir turist geldi, buradan aldığı ürünleri Amerika'ya götürdü" dedi.
'ÇOCUKLAR BİLE KAÇIYOR'
Kursiyerlere az para ödendiği için kimsenin bu mesleği öğrenmek istemediğini kaydeden Güngör, "Biz burada eski takılan takıları canlandırıyor ve yapıyoruz. Şimdi her okulun bir folklor takımı vardır. Bunlara bir duyuru yapılsa, daha da gelişmeler olsa, eminim ki biz bunlara ürün yetiştiremeyiz. Biz burada yaptığımız ürünleri valiliğe veriyoruz, onlarda satıyor. İstanbul, Ankara gibi yerlerde fuarlar açılıyor, oraya götürülüyor, orada satılıyor. Folklor işleri yapanlar bunların duyumunu alsalar, çok daha fazla ürün satılır. Buraya en başlarda 10-12 tane kursiyer gelirdi ama az para verildiği için çocuklar bile kaçıyor. Hal şimdilik böyle" diye konuştu.
URFALILAR KAZAZI BİLMİYOR
Urfalıların kazazı bilmediğini ve unuttuklarını söyleyen kazaz ustası, "Urfalılar kazazı ve kazazcılığı bilmiyor. Bazıları bu ürünleri yaptığımızı bile bilmiyor. Mesele geçen bir kurumdan geldiler, burada icra edilen mesleği bir reklam filminde gösterecekler. 7 kıtada 7 meslek tanıtılacak. Bu 7 mesleklerden biride kazazcılık olacak. Burada bir ürün yapmamız 20-25 dakikamızı alıyor. Tabi bir saat sürenlerde oluyor. Bu yaptığımız işin süslemesine göre değişiyor. Yünün kilosu 20 liradır, bir kilo yünden 20 tane ürün çıkıyor. Fiyatlar 5 liradan başlıyor" şeklinde konuştu.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Güncel › Kazazlık Son Demlerini Yaşıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.