"Kış Geldi... Suriye İçin Bir Ekmek, Bir Battaniye" Kampanyası - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Kış Geldi... Suriye İçin Bir Ekmek, Bir Battaniye" Kampanyası

"Kış Geldi... Suriye İçin Bir Ekmek, Bir Battaniye" Kampanyası
12.01.2013 11:32

"Kış geldi.Suriye için bir ekmek, bir battaniye" kampanyası kapsamında 15 gün içinde Suriye'de yaşanan trajedinin mağduru olan ve ülkesinde mülteci konumuna düşen sivil halka yaklaşık 100 milyon lira değerinde ayni ve nakdi yardım ulaştırıldı.

"Kış geldi... Suriye için bir ekmek, bir battaniye" kampanyası kapsamında 15 gün içinde Suriye'de yaşanan trajedinin mağduru olan ve ülkesinde mülteci konumuna düşen sivil halka yaklaşık 100 milyon lira değerinde ayni ve nakdi yardım ulaştırıldı.

Kampanyaya destek veren 300'e yakın sivil toplum kuruluşu ile Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, Türk Kızılayı ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), sürdürülebilir olmak adına "platform" kurma kararı aldı.

"Kış geldi... Suriye için bir ekmek, bir battaniye" kampanyasının ilk değerlendirme toplantısı, Bahariye Mevlevihanesi Has Oda'da yapıldı.Başbakanlık AFAD, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, Türk Kızılayı, TDV, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB), Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Beşir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı, İsra Uluslararası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Cansuyu Derneği, Kimse Yokmu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Dost Eli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Verenel Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İstanbul Uluslararası Kardeşlik ve Yardımlaşma Derneği, Yeryüzü Doktorları Derneği, Sadakataşı Derneği, Cansuyu Derneği, Yardımeli Engelli ve Muhtaçlar için Eğitim, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği temsilcilerinin katıldığı toplantıda, kampanyanın başladığı 27 Aralık 2012'den bugüne yapılan çalışmalar ele alındı.

Kuruluşların temsilcileri, toplantıda, Suriyeliler'e yardım konusunda bundan sonra neler yapılabileceğini değerlendirdi, yol haritası üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

İDSB Genel Sekreteri Ali Kurt, basına kapalı 4 saat süren toplantının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Suriye'de 2 yılı bulan dramatik süreç içinde sivil toplum kuruluşlarının güzel ve etkili bir sınav verdiğini belirten Kurt, Türkiye'deki yardım kuruluşlarının ilk kez aynı logo ve başlık altında bir araya geldiğini, bir kampanyada müşterek tavır geliştirdiğini ve ciddi bir sinerji oluştuğunu kaydetti.

Çalışmalara destek verenlere ve duyarlılık gösteren halka teşekkür eden Kurt, geçen süre içinde yaklaşık 100 milyon liraya yakın ayni ve nakdi yardım toplandığını ve bölgeye ulaştırıldığını bildirdi.

Kurt, dramatik bir tablo, insanlık vicdanının test edildiği bir durumla karşı karşıya olunduğunu, bu coğrafyada insanlık alemini utandıracak çok acı gelişmeler yaşandığını vurguladı.

-"Yardımlar artarak devam edecek"-

Ali Kurt, "Yardımların dağıtımı aşamasında sıkıntı var mı- Güvenlikle ilgili sorun yaşanıyor mu-" sorusu üzerine, bu işin başından beri "güvenlik koridoru" oluşturulması için çok ciddi teşebbüslerde bulunulduğunu, ancak BM Güvenlik Konseyi'nden böyle bir karar çıkarılamadığını anlattı.

Kurt, "Güvenlik koridoru oluşturulamadığı için Suriye içinde çok sıkıntılı olan insanlara yardım ulaştırmada müşkülat var. 4,5 milyon kişi evini, barkını daha güvenli bölgelere intikal etmek suretiyle terk etmek zorunda kaldı, 600 bin Suriyeli kendi vatanını terk etti. 5 milyona yakın Suriyeli de vatanında bir nevi mülteci, sığınmacı durumunda" diye konuştu.

Kampanya ile yardımların Suriye içine ulaştırılmasını hedeflediklerini ifade eden Kurt, Suriye'de "göz yaşartıcı, mazlumların ahının semaya yükseldiği" bir tablo yaşandığını söyledi.

Suriye'deki drama insanlık aleminin duyarlılık göstermesi gerektiğini dile getiren Kurt, şöyle konuştu:

"Bu yük, Türkiye'nin tek başına kaldırabileceği bir yük de değil. BM kesinlikle devreye girmek zorunda. Avrupalı güçlü devletler, insan hak ve hürriyetlerine saygılı olduğunu iddia eden devletler, bu insanlık dramına karşı harekete geçmek durumunda. Zalimin ve mazlumun dini, siyaseti sorulmaz. Çünkü kan ve gözyaşının olduğu yerde, yaralı insanın olduğu yerde siyaset hangi haklı gerekçelere dayanırsa hiç bir zaman dinlenmez. Burada karşımızda böyle bir tablo var, aç ve açıkta kalmış insanlar var. Burada insanlık vicdanı test ediliyor. Hakikaten bizim üzerimize düşen çok önemli bir borç var. İnsanlık onurunun karşı karşıya olduğu bu problemi, öncelikli Türkiye olarak, sonra BM'nin çözme zorunluluğu var. Ama sahaya intikalde problem yaşıyoruz. Yardımlar sınırlarda, Suriye'den gelen teşkilatlara verilmek suretiyle ülke içine ulaştırılmaya çalışılıyor, bu mümkün oluyor. Suriye'de muhalifler yaklaşık yüzde 70 civarında bir alanı kontrol ediyor. Ama durmuş bir ekonomik yapı içinde bir alan bu. Lojistik her şeye ihtiyaç duyulan bir alan. Sivil toplum kuruluşları her eksende çalışıyor. Sadece sağlık alanında değil, ekmeklerini yapacak fırınlara kadar planlanan bir yapı var. İnanıyorum ki, önümüzdeki günlerde yardımlar artarak devam edecek."

Kampanyanın uluslararası ayağının da 9 Ocak'ta başladığını hatırlatan Ali Kurt, 16 ülkede birden eş zamanlı dünya Müslümanlarının harekete geçirildiğini, dünya kamuoyuna mesaj verildiğini anlattı.

Kurt, "Buradaki sorun, sadece Suriyeliler'in değil, hepimizin problemidir. İnsanlık dramı yaşanmaktadır. Önümüzdeki süreçte yardım kampanyası bir çok ülkede artarak devam edecek, takibini yapacağız" dedi.

-Platform kurulacak-

İDSB Genel Sekreteri Ali Kurt, toplantıda, özellikle sürdürülebilir bir yapı üzerinde durduklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Sadece sıkıntı, gözyaşı olduğu zaman tavır geliştiren, refleksif bir yapıya karşı proaktif bir tavır nasıl geliştirebiliriz- Sürdürülebilir bir destek, mekanizma nasıl oluşturabiliriz- Gücümüzü en ekonomik nasıl kullanabiliriz- Tekrar eden yardımların önüne geçmek, belki bir görev taksimatı yapmak adına gerek sivil toplum kuruluşları gerek resmi kurumlar arasında nasıl bir işbirliği oluşturabiliriz- Bunları tartıştık ve bir platform kurma kararı aldık. Bunu stratejik anlamda çok önemli buluyorum. Çünkü bu tip faaliyetlerde en önemli unsur; sürdürülebilir olmadır. Belli periyotlarla toplanacağız."

Platformun tabiri caizse "Afet Koordinasyon Planı" gibi çalışacağını belirten Kurt, "Kim nerede, ne zaman, neyi yapacak, hangi desteği verebilecek-Bu bağlamda hem fikri boyutta istişare edecek hem sahadaki eksiklikleri ortaya koyacak bir mekanizmadan bahsediyoruz. İnşallah bu tip felaketler, bu tip platformların çalışmasına çok ihtiyaç hissedecek boyutta olmaz ama olursa diye hazırlıklı olmamız lazım" dedi.

Ali Kurt, ismi daha sonra şekillenecek platformu kurumsallaştırma gibi bir niyet de olduğunu ifade ederek, platformun sadece Suriye özelinde oluşturulan bir yapı olmayacağını söyledi.

Somali, Arakan, Açe, Keşmir gibi siyasi, Pakistan ve Sudan'daki sel felaketi doğal afetlerin yaşandığı coğrafyalara yapılacak yardımların birlikteliği mecbur kıldığını dile getiren Kurt, "Israrla şunu söylüyoruz; İslam dünyası problemlerini çözecek mekanizmaları kendisi oluşturmazsa bu sıkıntılarla daha çok karşı karşıya kalır. Bizler kendi aramızda birlik beraberlikleri çok güçlü olarak oluşturmak durumundayız" dedi.

Ali Kurt, Suriye'deki insanların öncelikli gıda, barınma, enerji ve sağlık yardımına ihtiyacı olduğunu bildirdi.

Muhabir: Çiğdem Pala

Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu - İSTANBUL

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 'Kış Geldi... Suriye İçin Bir Ekmek, Bir Battaniye' Kampanyası - Son Dakika


Advertisement