Kıbrıs Türk halkını, milli mücadele yıllarının ardından bağımsızlığına ulaştıran 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı 42. Yıl etkinlikleri 21 pare top atışı ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın Devlet Bayrak Radyo Televizyon Kurumu BRT'den yaptığı konuşmayla başladı.
20 Temmuz törenleri sadeleştirildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, devletin zirvesiyle ve GKK ile KTBK komutanlarıyla Türkiye'deki gelişmeleri görüştü. Cumhurbaşkanlığı'nda yapılan toplantıda darbe girişiminde şehit düşenler nedeniyle 20 Temmuz'daki kutlamaların asgariye indirilmesi kararı alındı. Buna göre resepsiyon ve yemekler iptal edilirken, Şafak Nöbeti'nin tutulacağı ancak müzik yayınının yapılmayacak.
Akıncı konuştu
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, halkın Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutlayarak, sevgi ve saygılarını sunarak başladığı konuşmasında, 20 Temmuz 1974'ü anarken, onu yaratan tarih olarak ister istemez 15 Temmuz 1974'ten başlamak, faşist Yunan cuntasının darbesinden söz etmek gerektiğine işaret etti. Bazen unutturulmak istense de Faşist Yunan darbesinin gerçekte 20 Temmuz'un yaşanmasının asıl gerekçesini oluşturduğunu kaydeden Akıncı, "Kısacası her zaman vurguladığımız gibi, 15 Temmuz yaşanmasaydı 20 Temmuz da olmazdı" dedi. Cumhurbaşkanı Akıncı, geçen yılki konuşmasına atıf yaparak darbeci NikosSamson'a 3 gün içinde 15 bin kutlama telgrafı gönderildiğini, 20 Temmuz olmasaydı darbecilerin iktidarının kökleşeceğini belirttiğini kaydederek şöyle devam etti: "Acıdır ama bir gerçektir ki; tarihin bazı dönemlerinde toplumsal bünyeler demokratik zafiyet göstermekte ve darbeler lanetleneceğine alkışlanmaktadır. Dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi, bazı dönemlerde Yunanistan'da, Türkiye'de ve Kıbrıs'ın güneyinde de bunların yaşandığı bir gerçektir."
"İKİ 15 TEMMUZ"
Bu yıl 20 Temmuz'dan bahsederken artık bir yerine iki 15 Temmuz'dan söz etmek durumunda olduklarını ifade ederek, 15 Temmuz gecesi Türkiye'deki askeri darbe girişiminin demokrasiye tutkun Kıbrıs Türk halkı arasında ciddi kaygılara neden olduğunu vurguladı. Akıncı, bu girişimin başarıya ulaşmamasının Türkiye gibi KKTC halkını da rahatlattığını belirterek, darbelerin Türkiye'ye çok büyük acılar çektirdiğini, daha kötüye götürdüğünü kaydetti ve "Gelişmenin, kalkınmanın yolu demokrasiden geçmektedir" dedi. Türkiye'nin Atatürk'ün öngördüğü ilkeler doğrultusunda çağdaş, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak kurumsallaşarak gelişmesi ve daha da kalkınmasının sadece Türkiye'nin kendisi için değil, Kıbrıs Türk halkı için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye'de artık darbeleri geçmişteki gibi alkışlayan bir toplum olmadığını görmenin de sevindirici olduğunu belirtti.
BAŞSAĞLIĞI VE ACİL ŞİFALAR DİLEĞİ
Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye'deki olumlu gelişmelerle sevinen, acılarla üzülen Kıbrıs Türk halkı olarak olayda sevdiklerini yitiren acılı ailelerin yanında yer aldıklarını kaydederek, yaşamını yitirenlere tanrıdan rahmet, geride kalanlara ve tüm Türkiye'ye başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.
" TSK'NIN GÖREVİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YERİNE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİNDEN KUŞKUMUZ YOK"
Akıncı, darbe girişiminde bulunan grupla kurum olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini birbirine karıştırmamanın önemine de işaret ederek "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şerefli komutanlarının ve mensuplarının gerek Türkiye'de, gerekse Kıbrıs'ta görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye devam edeceklerinden kuşkumuz yoktur" ifadelerini kullandı.
"HUKUK DEVLETİ OLDUĞUNU GÖSTERMELİ"
Darbe girişiminin önlenmesinden sonra, Türkiye'yi bekleyen önemli bir görevin, hukuk devleti olmanın gereklerinin eksiksiz yerine getirildiğinin tüm dünyaya gösterilmesi olduğunu belirten Akıncı, "Hukuk ve demokrasi dışı bir kalkışmaya karşı en iyi cevap, kuşkusuz hukuk ve demokrasi içinde kalınarak verilecektir. Bu Türkiye'de demokratik hukuk devletinin daha da kökleşmesini getirecektir" dedi.
MÜZAKERELER
20 Temmuz'u açış konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Cumhurbaşkanı Akıncı, yoğunlaştırılmış müzakereler çerçevesinde temmuzun son haftasında 3 liderler görüşmesi daha yapacaklarını; bu görüşmelerde var olan ayrılık noktalarını azaltmayı ve mümkün olursa, daha önce de defalarca vurguladığı gibi, 2016 yılını çözüm yılı yapmayı hedeflediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "2016 yılı çözümsüz olarak geçirilir ve 2017'ye girilirse, bunun yeni sorunlar getireceğinin altını çizmekte ve uyarılarda bulunmaktayız" dedi. 2018 yılının Şubat ayında güney Kıbrıs'ta başkanlık seçimleri yapılacağına işaret eden Akıncı, gelecek yıl başlarında doğal gaz için sondaj başlatılması planlarının, çözümsüze ulaşılamadığı bir ortamında yeni gerginlikleri tetikleyeceği uyarısında bulundu. Cumhurbaşkanı Akıncı, 2017'nin aynı zamanda yeni bir BM Genel Sekreteri ile, ABD'de yeni bir yönetimin iş başına geleceği yıl olduğuna dikkat çekerek, başka gelişmelerin de söz konusu olabileceğini belirtti. "Geçtiğimiz kısa dönemde Türkiye'nin Rusya ve İsrail ile ilişkilerinde yaşanmaya başlanan normalleşme ve yakınlaşmayı ise olumlu bir gelişme olarak not etmek gerekir" diyen Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümüyle birlikte, Doğu Akdeniz'de enerji işbirliği olanaklarının artacağını, doğal gazın gerek Kıbrıs ve Türkiye'nin kendi ihtiyaçlarında kullanılması gerekse AB ülkelerine ulaştırılmasının hayal olmaktan çıkacağını anlattı.
"ÇÖZÜM FIRSATINI EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEK…"
Cumhurbaşkanı Akıncı şöyle devam etti:
"Bu çerçevede Kıbrıs sorununun çözümü için var olan fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek, her iki tarafın da ciddi sorumluluğudur. Biz, bu sorumluluğumuzun bilinci içerisinde bir yılı aşkın bir süredir çalışmalarımızı tüm iyi niyetimizle sürdürüyoruz. Bu bağlamda gerek iki kesimli, iki toplumlu federal çözüm kapsamına giren konularda gerekse, güven artırıcı önlemler alanında üzerimize düşenleri eksiksiz yerine getirdik.
ÇÖZÜME İNANCIN ARTMASI…
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'ta kapsamlı çözüme ulaşma çabası sürerken toplumların güven artırıcı önlemlerin yaşama geçtiğini görmesinin, bunu yaşamasının çözüme inancı artıracağını vurguladı.
"BİZİM NESİL İÇİN BELKİ DE SON DENEME…"
Cumhurbaşkanı Akıncı, kendilerinin bu anlayışla önümüzde birkaç ayın ne kadar önemli ve gelecek açısından hayati olduğunun bilinci içerisinde çabalarını yoğunlaştıracaklarını vurgulayarak şunları dile getirdi: "Yapmakta olduğumuz çalışmanın bizim neslin belki de son denemesi ve federal çözüm için son bir şans olduğunun bilincindeyiz. Bu çabanın elbette başarısızlığa uğramasını arzu etmiyoruz. Çözümün her iki toplumun yanı sıra adamız ve bölgemiz için de olumlu sonuçlar yaratacağının, yeni işbirliği olanakları sağlayacağının farkındayız. Çözüm Türkiye'nin gerek bölgesel gerekse dünya ölçeğinde ilişkilerinin rahatlamasına ve gelişmesine de katkı yapacaktır. Ama şu husus hiç akıldan çıkarılmamalıdır: Çözüme 'evet' diyecek olanlar da, sürdürülebilirliğini sağlayıp, yaşatacak olanlar da bu adanın toplumlarıdır." - Ruhluel
Son Dakika › Güncel › KKTC'de 20 Temmuz Törenlerine 'Sadeleştirme' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.