Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Atay: Yapıların depreme dayanıklı olması konusunda çok titiz davranılmaktadır. Belediyemiz bu konuda gerekli kontrol ve denetimleri yaptırsa da asıl olan insanlarımızın bu konuda eğitilmeleridir.
Malatya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile MAKUT (Malatya Arama Kurtarma) tarafından düzenlenen "Malatya'nın Depremselliği ve Temel Afet Bilinci Oluşturma" konulu konferans Belediye Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Jeofizik Mühendisi Dr. Doğan Kalafat'ın konuşmacı olarak katıldığı konferansa, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Atay, İl Afet Acil Durum Müdürü Ercan Önal, MAKUT (Malatya Arama Kurtarma) Derneği Başkanı Ömer Kanmaz, MÜSİAD Başkanı Namık Şahin, bazı daire müdürleri ile vatandaşlar katıldı.
Kanmaz: Malatya ve Türkiye için çalışıyoruz…
Konferans öncesi bir konuşma yapan MAKUT Başkanı Ömer Kanmaz, MAKUT Arama – Kurtarma Derneği olarak " Gönüllülük ve Karşılıksız Yardımseverlik " ilkeleriyle 2008 yılından bu güne Malatya ve Türkiye için çalıştıklarını belirterek, "Arama – Kurtarma Ekibi olarak afetler, kazalar ve acil durumlarda, can kaybını en aza indirmek kadar önem verdiğimiz, toplumu bilinçlendirme çalışmalarımızı her geçen gün artırarak sürdürüyoruz" dedi.
Belediye Başkan Yardımcısı Atay: Belediyemiz bünyesinde kurulan Afet Koordinasyon Merkezi depremle ilgili çalışmalar yapıyor…
Malatya'nın birinci ve ikinci dereceden deprem kuşağında yer aldığını belirten Malatya Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Atay ise, yaptığı konuşmada gerek ülke olarak, gerek şehir olarak çok sık depremlerin meydana geldiği bir coğrafyada yaşadıklarını söyledi. Atay, bugüne kadar yapılan tüm bilimsel çalışmalarda yaşanan deprem felaketlerinde can kaybının asıl nedeni olarak sağlıksız yapılaşmanın olduğunu belirtti.
Malatya Belediyesi tarafından bu konuda gerekli çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirten Atay, "İmar planlarının hazırlanmasında, yeni ruhsatların verilmesinde deprem gerçeği göz önünde bulundurulmaktadır. Malatya Belediyesi olarak, şehrimizde yapıların depreme dayanıklı olması konusunda da çok titiz davranılmaktadır. Belediyemiz bu konuda gerekli kontrol ve denetimleri yaptırsa da asıl olan insanlarımızın bu konuda eğitilmeleridir. Deprem öncesi, deprem sırasında ve deprem sonrasında insanların ne yapacaklarını bilmesi gerçekten büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle ilgili bütün kurumların bu yönde eğitime destek vermeleri gerektiğine inanıyorum.
Belediyemiz bünyesinde kurulan Afet Koordinasyon Merkezi tarafından diğer konularda olduğu gibi depremle ilgili çalışmalar da yürütülmektedir. Olabilecek doğal afetlerle ilgili olarak önceden önlemlerimizi alıyoruz. Afetler sırasında kullanılmak üzere deprem konteynerleri aldık. Bunların içerisinde çadır, jeneratör, yangın söndürme cihazı, projektör, kazma, kürek, kask, hilti, çelik deliciler, el feneri, ilk yardım malzemeleri gibi, kurtarma anında lazım olabilecek malzemeler bulunuyor. Konteynerler, taşınabilir özelliğe sahipler. Gerekirse bunları ihtiyaç duyulan yerlere götürebiliyorsunuz" dedi.
Önal: İnsanlık için bilim adamlarını dinlemeliyiz…
İl Afet Acil Durum Müdürü Ercan Önal ise insanları depremlerin öldürmediğini sağlıksız yapılaşmaların can kaybına mal olduğunu, depremlerle ilgili bilgileri bilim adamlarından almanın, yapılaşmaların hangi zeminler üzerinde nasıl yapılması gerektiğini öğrenmenin insanlık için faydalı olacağını söyledi.
Yapılan konuşmaların ardından MAKUT tarafından hazırlanan deprem konulu kısa film gösterildi. Filmin ardından konferansa geçildi.
Kalafat: Türkiye'deki depremlerde yaşanan can kayıplarının yüzde 95'i sağlıksız yapılaşmalardan kaynaklanıyor…
Konuşmaların ardından Malatya'nın Depremselliği ve Temel Afet Bilinci Oluşturma" konulu konferansa geçildi. Konferansı veren Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Jeofizik Mühendisi Dr. Doğan Kalafat, Afet bilincinin insanlar arasında bilinmişliğinin çok önemli olduğu belirterek, Türkiye'de 2011 yılında 18 bin depremin olduğunu söyledi.
Kalafat, "Dört sene önce 8 bin deprem olmuştu. Bu artışın sebebi rasathanenin alet donanımının artmasıdır. Maden Teknik Arama Müdürlüğünün yeni yaptırdığı haritada fay hatlarında büyük artış oldu. Bunun artmasının tek sebebi teknoloji. Son model araç ve gereçlerle bilmediğimiz bütün faylar ortaya çıkıyor. Bu haritaya göre Pütürge, Doğanşehir, Sürgü ve Doğanyolun Doğu Anadolu Fayı'na da yakın olmaları nedeniyle sık aralıklarla orta büyüklükte depremler üretme potansiyeli sahip. Eğer Malatya şehri depreme dayanıklı binalar yapmışsa 7 şiddet büyüklüğünde bir depremde çok büyük hasarlar olmaz.
İnsanlarımız şunu bilsinler ki deprem insanı öldürmez. Bilinçsizlik ve sağlıksız yapılaşma can kaybına mal olur. Türkiye'deki depremlerde yaşanan can kayıplarının yüzde 95'i sağlıksız yapılaşmalardan kaynaklanıyor. Geri kalan yüzde 5'i ise bilinçsizlik. Depremi bilmek, ona göre tedbir almak can kaybına yol açmaz tam tersine hayat kurtarır" dedi.
Kalafat: Beydağlarının zemini sert kireç taşından…
Rasathanenin ne kadar teknik donanıma sahip olursa olsun depremlerin ne zaman olacağının kimse tarafından bilinemeyeceği gerçeğinin insanlar tarafından iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayan Kalafat, "Medya'da tarih tarih verilen deprem senaryoları gerçek değildir. Reyting uğruna insanları korkutmaktır. Bilimsel olarak depremin ne zaman olacağını bilmek mümkün değildir. Türkiye'de iki önemli fay hattı var. Bunlardan biri Kuzey Anadolu Fay Hattı diğeri ise Doğu Anadolu Fay Hattıdır. Ege bölgemizde olan depremler ise sıvı alanlar oluşturur. Bu sıvı alanları özellikle imar'dan çıkarmak gerekiyor. Yani zemin sert değilse imar izni vermemek lazım. Malatya'daki yapılaşma Beydağlarına doğru ilerlemeye başlamış. Bu doğru bir seçim. Çünkü Beydağlarının zemini sert kireç taşından olduğu için bu zemin sayesinde depremin şiddeti azalır. O bölgelerde olmayan yapılar için ise mutlaka deprem güçlendirmeleri yapılmalı. Kentsel Dönüşüm projeleri bu açıdan çok önemli. Malatya bunun gerçekleştirirse büyük bir işi başarmış olacak.
Binaları doğru inşa etmek çok önemli. Yasa gereği yeni binalarda zemin etüdü yasal bir gereklilik. Zemini sağlam değilse bina yapmayacaksınız. Çok fazla demir ve beton kullanmakta binaları kurtarmaz, önemli olan demir ve betonu doğru kullanmak. Bunun yanında binaların kullanım amacını asla değiştirmeyin. Eğer bir bina iş yeriyse o amaçla kullanın, konut alanına çevirmeyin. Eğer konut alanıysa da iş yerine çevirmeyin. 17 Ağustos depreminde İstanbul Avcılardaki binaların tek yıkılma sebebi binaların kullanım amacının değişmesidir" dedi.
Konferansın sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Atay, konuşmacı Jeofizik Mühendisi Dr. Doğan Kalafat'a plaket verdi.
Son Dakika › Güncel › 'Malatya'nın Depremselliği ve Temel Afet Bilinci Oluşturma' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.