MHP Gaziantep Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Semih Yalçın, AK Parti MKYK Üyesi Prof.Dr. Yasin Aktay'ın "Aslında Türk diye bir ırk yoktur" şeklindeki açıklamalarına sert tepki göstererek "Türk diye bir ırkın olmadığı iddiası, Yasin Aktay gibi profesör müsveddelerinin bilgisizliği kadar, niyetini ve hedefini de ortaya koymaktadır. Sosyoloji biliminin hakikatlerine aykırı bu iddialara bakılırsa, demek ki Yasin Aktay ilim tahsil etmemiş, yıllarını Türk milletine düşmanlıkla bilenerek geçirmiştir" dedi. Yalçın, sahip olduklarıyla tatmin olamayan AK Parti kurmaylarının sapkınlıklara yöneldiğini iddia ederken "Yasin Aktay sözüm ona profesör olmuş ama bilim adamı olamamıştır. Aktay, unvanlı bir palavracıdır. Palavra ile ilim adamlığı arasında cennetle cehennem kadar dehşetli bir fark vardır" dedi.
-SAPKINLIKLARA YÖNELDİLER-
MHP Genel Başkan Yardımcısı, Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, AK Parti MKYK Üyesi Yasin Aktay'ın Türklük hakkındaki iddiaları üzerine açıklama yaptı. 11 yıldır süren iktidar sarhoşluğunun, AKP saflarında yer alan bilim adamından hukukçuya, serbest meslek sahibinden eğitimciye kadar çeşitli mesleklerden kurmay kadrosunu doyumsuz bir koro hâline getirdiğini belirten Yalçın, "Sahip olduklarıyla tatmin olamayan AKP kurmayları arasında hemen her alanda aşırılıklara ve sapkınlıklara temayül baş göstermiştir" dedi.
-TEK DOZ MORFİNE CEVAP VERMİYORLAR-
İktidar partisi ileri gelenlerinde titreme nöbetlerinin giderek artmasıyla seyreden bu siyaset anlayışının, tek doz morfine cevap vermeyen, iki dozla yatıştırılabilen bağımlılık hastalığına benzediğini kaydeden Yalçın, şöyle ded:
"Şimdiye kadar içinde Türk mayası bulunmayan bir millet kavramı üreten ve bununla yetinemeyen iktidar çevrelerinde, daha uç arayışlar baş göstermiştir. AKP'nin Türklük dışında bir millet anlayışı yaratma çabalarındaki tatminsizlik, yerini Türk'ü ve Türklüğü kökünden reddetme şeklinde kendini gösteren bağımlılık krizlerine bırakmıştır. AKP yöneticilerinin içinde bulunduğu bu durum bir siyasi sapıtmadır; insan fıtratının ve tabiatının ötesine geçen çılgınlıktır. Gemi azıya alan ve dizginlerini koparmak üzere olan iktidar bineği, doludizgin milletin birlik ve bütünlüğüne doğru ilerlemektedir."
MHP'li Yalçın, "Sosyoloji alanında akademik çalışmalar yapmış ve profesör unvanını kim bilir hangi vasıtalarla elde etmiş olan Yasin Aktay adındaki bir sözde bilim(!) adamı, dedelerinin bin yıldır bir arada yaşadığı ve kaynaştığı Türk ırkının varlığını reddetmiştir" hatırlatmasında bulunurken "Irkçılık başka şey, bir ırkın varlığını reddetmek başka şeydir. Irkçılığı reddedeceğim diye, bir realiteyi yok saymak, ilmî gerçeklere aykırıdır" dedi.
Bir insan ırkı olarak her kıtada, her coğrafyada Türk'e rastlamanın mümkün olduğunu, ama söz konusu ülke olunca bu topraklarda yaşayan insanların niteliğinin ırk değil, "millet" olduğunu kaydeden Yalçın, "Millet geniş ve vasi bir kavramdır. Yüzyıllar alan sosyokültürel ve tarihi sürecin sonunda teşekkül eden toplumsal yapı, sosyoloji ilmine göre millet diye anılır. Böyle bir süreçten geçen Türkiye'de de milletin adı Türk olarak tescillenmiştir. Çünkü milletin harcını karan ırk, Türk'tür; ortak sosyal şemsiyeyi oluşturan kültür de Türk'ündür" dedi.
-PROFESÖR MÜSVEDDESİ-
MHP'li Yalçın eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Türk diye bir ırkın olmadığı iddiası, Yasin Aktay gibi profesör müsveddelerinin bilgisizliği kadar, niyetini ve hedefini de ortaya koymaktadır. Sosyoloji biliminin hakikatlerine aykırı bu iddialara bakılırsa, demek ki Yasin Aktay ilim tahsil etmemiş, yıllarını Türk milletine düşmanlıkla bilenerek geçirmiştir. Türklüğe kin ve nefretle kodlanmış genetik hafızasıyla oluşmuş olan cibilliyeti; kadirşinaslık, şükran gibi faziletlerden kendisini mahrum bırakmış, nankörlüğün ve inkârcılığın kirine bulaştırmıştır."
İdeolojik ön yargılarıyla bilimsel gerçekleri birbirine karıştıran Yasin Aktay, Türklüğü inkâra yeltenirken, sindiremediği tahsilini kusmakta ve kendi emeklerini boşa çıkarmaktadır.
Yasin Aktay sözüm ona profesör olmuş ama bilim adamı olamamıştır. Aktay, unvanlı bir palavracıdır. Palavra ile ilim adamlığı arasında cennetle cehennem kadar dehşetli bir fark vardır.
Bir çakma bilim adamının hem ilim tahsil ederken öğrendiklerini, hem de içinden yetiştiği toplumun sosyolojik gerçeklerini inkâr noktasına gelmesi, PKK'nın dayattığı taleplerin sonucudur. Çünkü bölücü örgüt, Türk varlığının bütün değerleriyle birlikte yok sayılmasını istemektedir. PKK'nın ret ve inkâr politikası yürütmekle suçladığı Türkiye, bugün asıl kurucularının varlığını inkâr noktasına getirilmiştir
Türklüğün inkârı, AKP'nin hastalıklı insan ve millet anlayışının tipik bir numunesi, ön yargılarının ve kötü niyetlerinin manidar bir misalidir."
Son Dakika › Güncel › Mhp'nin 'Türk Yoktur' Tepkisi Sürüyor: Profesör Müsveddesi! - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.