Öztrak, cezaevindeki Seçer ve Özyiğit'in derhal serbest bırakılmasını istedi

CHP heyeti, Tarsus Cezaevi'nde tutuklu bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'i ziyaret etti. CHP'li Faik Öztrak, tutuklamanın hukuka uygun olmadığını belirterek ikisinin de derhal serbest bırakılmasını istedi.
Haber: Feyaz ÇANAK - Kamera: Tunahan GÜLER
(MERSİN) - CHP heyeti, Tarsus Cezaevi'nde tutuklu bulunan Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'i ziyaret etti. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "Bu tutuklama hakka, hukuka, adalete uygun değildir. Sarayın vesayeti altındaki yargı, belediyelerimize zulmetmeyi bıraksın" dedi.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli ve Mersin Milletvekili Gülcan Kış'tan oluşan CHP heyeti, Tarsus Cezaevi'nde tutuklu bulunan Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'i ziyaret etti.
Ziyaretin ardından Öztrak ve Türeli, ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Rahmi Aşkın Türeli, şunları söyledi:
"Her zaman şunu söylüyoruz: Hiç kimse kanunların üstünde değildir. Elbette yargılama süreçleri, hukuk süreçleri herkes için geçerlidir. Zaten Anayasamızın 127. maddesi de çok açıktır. Yerel yönetimler üzerinde merkezi yönetimin vesayet yetkisi vardır. Doğal olarak o vesayet yetkisini de denetçilerle, müfettişlerle, Sayıştay denetçileriyle kullanır bu merkezi otorite. Bu anlamda, dediğim gibi, hiç kimse kanunların üstünde değil. Ama şunu açıklıkla vurgulamak isteriz ki tutuklama, Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre baktığımızda, tutuksuz yargılama esastır. Yani bir kaçma şüphesi yoksa ya da delilleri karartma şüphesi yoksa tutuksuz yargılama yapılmak zorundadır. Hele seçilmiş belediye başkanlarımız ki görevlerinin başında, görevlerini ifa etmeye devam eden insanları alıp tutuklamak hiçbir şekilde kabul edilebilir bir şey değil. Bu, sadece kamu hizmeti görevini gören yerel yönetici açısından değil, aynı zamanda onu seçen bir kent halkına da yapılmış en büyük saygısızlıktır. Hukuka aykırıdır bu.
Diğer taraftan bizi en çok rahatsız eden konulardan biri, özellikle Cumhuriyet Halk Partili belediyelere uygulanan bu çifte standarttır. Bugün Türkiye'de birçok konu var, görüş falan, en son işte biliyorsunuz, bu büyük bir fon skandalı var ortada. Ama orada baktığımız zaman bir tutuklanma gibi bir şey söz konusu değil, yargılama süreçleri dediğimiz gibi tamamen tutuksuz olarak devam ediyor. Bu anlamda bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, bu çifte standarda çok açık ve net olarak karşı çıkıyoruz, karşı çıkmaya da devam edeceğiz. Hukuk devletinde adalet herkese eşit olarak uygulanmalıdır. Belediye başkanlarımızın yanındayız, çok güzel görevler ifa ettiler. Bizler de farkındayız, dediğim gibi Mersin halkı da farkında. Bunun için bu sürecin takipçisi olacağız, en yakından izlemeye devam edeceğiz."
"DÜNYANIN HER YERİNDE SEÇİLMİŞLERİN YARGILAMA SÜREÇLERİNDE UYGULANACAK EN SON TEDBİR TUTUKLAMADIR""
Faik Öztrak da şöyle konuştu:
"Yaşadıklarımız, bu iktidarın gerçekleştirdiği bir itibar operasyonudur belediyelerimize karşı. Dünyanın her yerinde tutuklama istisnadır, aslında bizim kabul ettiğimiz hukuki çerçevede de tutuklama istisnadır. Ama bugün Türkiye'de, özellikle de bizim belediyelerimize karşı tutuklama bir istisna olmaktan çıkmış, olağan, sıradan hale getirilmiştir. Dünyanın her yerinde seçilmişlerin yargılama süreçlerinde uygulanacak en son tedbir tutuklamadır. Çünkü sadece burada kişisel hürriyeti sınırlamıyorsunuz, aynı zamanda o kişiyi seçenlerin tercih hakkını da gasbetmiş oluyorsunuz. Dolayısıyla bu tutuklama operasyonlarını ben, özellikle AK Parti'nin yerel yönetim seçimlerinde yaşamış olduğu büyük mağlubiyetin neticesinde bizim belediyelerimize karşı giriştikleri bir itibarsızlaştırma operasyonu olarak görüyorum. ve bütün dünyada açıkçası böyle bir operasyonu, böyle bir tutuklamayı hukukun gereklerini, ölçülülük ve orantılılık esasları içinde yerine getirmeme olarak görür. Bu nedenle ben şunu buradan açıkça söylüyorum: Vahap Seçer Başkanımız ve onunla beraber tutuklanan Abdullah Başkanımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Bu tutuklama hakka, hukuka, adalete uygun değildir. Onun için Vahap Seçer Başkanımızın bir an evvel serbest bırakılmasını ve belediyelerimizin, biz her zaman bunu savunuyoruz, devletin tüyü bitmedik yetimin parasını harcayan her makam bunun hesabını verir. Yani Sayıştay'a hesap veriyorlar, Sayıştay denetçilerine, İçişleri Bakanlığı'na, mülkiye nüfettişlerine hesap veriyorlar, mahkemelerde de hesap veriyorlar, niye kaçsınlar? Hangi gerekçeyle tutukluyorsunuz? Adli kontrol uygulamadığınıza dair elinizde açık seçik bir delil yok ise, bunu mahkemede kamuoyuna sunamıyorsanız tutuklama zulümdür. Sarayın vesayeti altındaki yargı belediyelerimize zulmetmeyi bıraksın. Belediye başkanlarımıza zulmetmeyi bıraksın diyorum."
Sizin düşünceleriniz neler ?