
Pakistan'da kaybolan yakınlarını arayan aileler, başkent İslamabad'da kurdukları çadırda, süresiz oturma eylemi yapıyor.
Parlamento binasının karşısındaki D Meydanı'na çadır kurarak seslerini duyurmaya çalışan aileler, kaybolan yakınlarının bulunmasını istiyor. Çoğunluğu 2009 yılında Pakistan Talibanı'nın şeriat ilan ettiği ve daha sonra ordunun büyük bir operasyon yaptığı Svat Vadisi'nden gelen kayıp yakınları, ABD'nin Afganistan'ı işgalinin ardından başlayan kaybolmaların 2009 yılında zirveye çıktığını söylüyor.
Çeşitli şekillerde kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan kayıpların çoğunun gözaltında kaybedildikleri yakınları tarafından dillendiriliyor.
Soğuk havaya rağmen yakınlarının bulunması için eylemlerini sürdüren aileler, geceleri yaktıkları ateşle ısınıyor ve yemeklerini de aynı ateşte yapıyor.
Eylem çadırının olduğu meydandaki kavşağın her noktasına kayıpların fotoğraflarını asan aileler, Pakistan hükümetinden yardım talep ediyor.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan 60 yaşındaki Nasır Han, sesini duyurabilmek için Svat Vadisi'nin Kabal bölgesinden geldiğini söyledi.
Han, 2009 yılındaki büyük operasyon sırasında Peşaver'e kaçmak zorunda kaldıklarını ve kentteki Çamkani ismindeki okula yerleştirildiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Dört gece orada kaldıktan sonra polis geldi ve size yardım edeceğiz diyerek isimlerimizi alıp gitti. 5 gün sonra beş erkek çocuğum gözaltına alındı. O günden bu yana hiçbirinden haber alamadım. Polis oradaki suçlu insanları tutuklamadı ve günahsızları götürdü. Eğer çocuklarım suçluysa beni götürsünler. Dört yıldır nerede olduklarını bilmiyorum. Bilmem hangi hapishanede tutuyorlar. Gelinler, torunlar ağlıyor."
Svat'ın Mingora şehrinden gelen Han Badşah da en küçük kardeşleri Şer Bahadır Han'ın 2010 yılında bu yana kayıp olduğunu ifade ederek, şunları anlattı:
"Han kaybolduğunda 24 yaşındaydı. Polis ekipleri bir gece eve geldi ve kardeşimi götürdü. Yaklaşık bir ay sonra da askerlere teslim edildiğini öğrendik. Ancak izini kaybettik. Askerler "Bizim elimizde değil" dediler. 4 yaşında kızı var. Hükümetten bulunmasını talep ediyoruz. Eğer suçluysa adalete teslim etsinler. Kızı sürekli babasını soruyor. "Ben senin babanım" diyerek gönlünü almaya çalışıyorum ama inanmıyor."
- "Başbakan Şerif'ten yardım istiyoruz"
Ülkenin güneyindeki Karaçi şehrinden gelerek oturma eylemine katılan Ziyaul Hak, büyük ağabeyinin 2010 yılının Ağustos ayında gece yarısı operasyonu ile polis ve istihbarat birimleri tarafından götürüldüğünü belirtti.
Hak, şöyle devam etti:
"Büyük ağabeyim kayıp. Geldiklerinde kapıları üzerimize kitlediler. Sabah bir şekilde dışarı çıkmayı başardığımızda ağabeyimizi götürdüklerini anladık. Neden götürdüklerini bilmiyoruz. Kendisi avukatlık sertifikasını almak üzereydi. Şimdi beş gündür parlamento önünde kamp kurduk. Başbakan Navaz Şerif Bey'den yardım etmesini, yakınlarımızın geri verilmesini talep ediyoruz."
Ülkenin Afganistan ile sınır kentlerinden olan Peşaver'den gelen Sabi Begim, oğlunun 2001 yılında 25 yaşındayken kaybolduğunu ve bir daha kendisinden haber alamadıklarını söyledi.
Oğlunun otobüs şoförü olduğunu belirten Begim, şöyle konuştu:
" Kendisi otobüs sürüyordu. Bir gün bilmiyorum birileri özel olarak onun otobüsünü kiralamış ve İslamabad'da bir elçiliğe girmiş. Ondan sonra geri gelmedi, kayboldu. 70 yaşındaki babası da peşinden aylarca gece gündüz oğlumu aradı. Ancak onu da karakolun önünde silahla vurarak öldürdüler. Eğer oğlumun bir suçu varsa adalete teslim edilmesini istiyoruz. En azından yaşayıp yaşamadığını bilmek istiyoruz. Oğlumu neden benden çaldılar?"
Oturma eylemi yapanların arasında bulunan Badşah Bibi, en büyük oğlu İsrail Hakimjan'ın 2009 yılında 41 yaşındayken kaybolduğunu ifade etti.
Oğlunun Svat Vadisi'ndeki Dakal bölgesinde askerler tarafından götürüldüğünü ve bir daha kendisinden haber alınamadığını belirten Bibi, şunları söyledi:
"Oğlum İsrail arazide çalışıyordu. Bir an askerler geldi ve ateş etti oğluma. Vücuduna iki kurşun isabet etmişti, yaralıydı. Askerler götürdüler, bana askeri hastaneye götüreceklerini bir an önce iyileşip eve döneceğini söylediler. Ama geri gelmedi. Bazıları öldüğünü söylemişlerdi, yaşayıp yaşamadığını bilmiyorduk. Şükür ki bu akşam mahkemeye getirilen kayıp kişiler arasında oğlumun da bulunduğunu öğrendik. Çok sevinçliyim yıllar sonra oğlumun yaşadığını öğrendim."
Pakistan'da gözaltında kaybolma vakalarının iki kaynağı bulunuyor. Bunlardan birincisini, ABD'nin 11 Eylül saldırılarının ardından NATO kuvvetleri ile başlattığı Afganistan işgali oluştururken diğeri ise 2009 yılında ordunun Svat Vadisi'ne yaptığı operasyon olarak biliniyor.
Afganistan işgalinin ardından bölgeye gelen Blackwater gibi ABD kaynaklı özel güvenlik unsurlarının Pakistan'da da operasyonlar yaptığı, bu operasyonlarda Taliban ile bağlantılı olduklarından şüphelenilen çok sayıda kişinin kaybedildiği öne sürülüyor.
Pakistan ordusunun da 2009 yılında Taliban'ın kendi şeriat mahkemelerini ilan ettiği Svat Vadisi'ne düzenlediği operasyonun ardından da kaybolma vakaları tekrar artış göstermişti.
15 bin askerle yapılan operasyonun ardından yüzlerce Taliban militanı etkisiz hale getirilmiş, BM, bölgedeki 360 bin sivilin evini terk ettiğini açıklamıştı.
ABD insansız hava araçlarının da destek verdiği operasyon süresince ve akabinde bölgede yaşayan çok sayıda kişinin gözaltında kaybedildiği ileri sürülüyor.
Son Dakika › Güncel › Pakistanlı Aileler, Kayıp Yakınlarını Arıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.