Suriyeli Muhalif Nusayrilerden Yeni Oluşum - Son Dakika
Son Dakika Logo

Suriyeli Muhalif Nusayrilerden Yeni Oluşum

23.11.2015 12:55

Rejim muhalifi Suriyeli Nusayrilerin İstanbul'da düzenlediği zirvede, "Suriye'nin Yarını" adlı hareketin kurulduğu bildirildi.

Rejim muhalifi Suriyeli Nusayrilerin İstanbul'da düzenlediği zirvede, "Suriye'nin Yarını" adlı hareketin kurulduğu bildirildi.

Nusayriler, Suriye'nin geleceğini tartışmak üzere Nusayri ve diğer azınlık toplumlarından yaklaşık 70 kanaat önderinin katılımıyla, 21-22 Kasım'da İstanbul'da toplantı düzenledi.

İki günlük toplantının ardından açıklanan sonuç bildirisinde, "Suriye'nin Yarını" hareketinin devrimin başladığı günden beri 5 yıldır süregelen, vatanın her karış toprağında yaşanan kaos ortamından ve Suriyelilerin yaşadığı acıların rahminden doğduğu belirtildi.

Suriye'nin güçlerin deneyim sahası, bölgesel ve uluslararası güçlerin nüfuz ile hesap görme arenası haline geldiği aktarılan bildiride, Suriye topraklarında yaşanan çatışmaların bedelini ölüm, yıkım ve zorunlu göçe maruz kalan Suriyelilerin ödediği vurgulandı.

Suriyelilerin kendi ve ailelerinin hayatlarını güvence altına almak amacıyla dünyanın dört bir yanına dağıldığı ifade edilen bildiride, Suriye halkının bazı bileşenlerinin, hakları olan onurlu bir yaşam için mücadele veren Suriyeli kardeşlerine yardım etmede tereddüt yaşadığı veya yardımını esirgediği dile getirildi.

Bildiride, mezkur kesimlerin bazılarının da dikta rejimi tarafından Suriyelilerin aleyhine yürütülen savaşta rejimi destekledikleri dile getirilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Suriyeli Alevi toplumunun kalbinden bir ses olmak ve bu toplumun sosyal, fikri ve siyasi yapısının maruz kaldığı tarihi çarpıtmaları onarmak ve diğer Suriyelilerle ilişkilerini yeniden yapılandırmak amaçlarıyla temsil iddiasında bulunmamakla birlikte Suriyeli Alevi toplumuna yönelerek, Alevi toplumunun endişeleri ve çıkarlarını gözeten Alevi toplumu mensubu bazı Suriyeliler, 'Suriye'nin Yarını' akımını kurmaya yönelik çağrıda bulunmuşlardır."

"Esed yönetimi, Suriyelilerde eziklik duygusunun doğmasına sebep oldu"

Bildiride, Alevilerin baskıdan kurtulmak arzusu, özgür ve onurlu bir hayat emeli taşıyan Suriye halkının diğer bileşenleri gibi Suriye'nin asil bir parçası olduğu aktarılarak, şunlar kaydedildi:

"Ancak bazı objektif ve özgü faktörler, Alevi toplumunun çocuklarını Esed yönetimi müttefikleri ve bu rejimden faydalananlar tarafından eşitlik, adalet ve özgürlük isteyen Suriyelilere karşı açılan savaşta kurban olmaya itmiştir. Bu faktörlerin bazıları da Esed yönetimi ile müttefikleri Suriye halkının genelinin ve özellikle Alevi topluma yönelik uyguladığı sistemli dışlama, inkar programı Suriye toplumunun genelinde ve özellikle Alevi toplumu siyasi, fikri ve hatta dini mercilerinin dışlanmalarına neden olmuştur. Böylelikle Esed, müttefikleri ve mevcut yönetimden faydalananlar Alevi toplumunun her alanda tek mercisi haline gelmiştir. Bu çerçevede Esed yönetimi tarafından sanki Alevi toplumunun varlığı ve çıkarlarına yönelik tehditleri bertaraf edebilecek tek güvenli limanın rejim olduğu algısı yaratılmaya çalışılmıştır."

Bildiride, Esed yönetimi ve müttefiklerinin Suriye toplumundaki ailesel, kabilesel ve mezhepsel aidiyetlerle 50 yıldan fazladır süregelen oyununu pekiştirmek suretiyle ulusal aidiyet ve bilinci geri plana iterek kendi çıkarlarını ve meşruiyetini güvence altına aldığına işaret edilerek, bu şekilde "Suriyelilerde eziklik duygusu"nun doğmasına sebep oldukları vurgulandı.

"Esed, yönetimdeki varlığını Alevi toplumunun bekası ve çıkarları ile ilişkilendirmek suretiyle bu yıkımdan Alevi toplumunun en çok payı almasına sebep olmuştur" değerlendirmesinin yapıldığı bildiride, şu ifadelere yer verildi:

"Silahlı muhalefet içerisindeki radikal grupların mezhepsel söylemlerinin dozajının artması Alevi toplumunun çocuklarının çoğunu Esed yönetiminin kucağına itmede büyük bir rol oynamıştır. Bu kapsamda Alevi toplumunun çocukları Esed yönetimini savunmak için değil, kendi varlıklarını savunma vehmine kapılmışlardır. Böylece büyük bir kısmı Esed yönetiminin kendi varlıklarını koruduğu ve Esed'in devrilmesinin kendilerinin yok olmalarına sebep olacağını düşünmüşlerdir. Her Aleviyi despotluğun ve cinayetin meşru çocuğu ve her Sünniyi devrimin meşru çocuğu olarak tanımlayan mezhepsel söylemler, Esed ve müttefiklerinden başka kimseye hizmet etmemekte ve devrimin imajını yerel, bölgesel ve uluslararası sahalarda bozmaktadır. İşte bunların hepsi ile bazı diğer faktör ve durumlar Alevi toplumunun bu hataya düşmesine sebep olmuştur. Bu noktada şunu vurgulamak isteriz ki, hataları itiraf etmek maziye bakmak anlamına gelmemelidir. Bu tüm Suriyelilerin yardımıyla tutumların ve yolun düzeltilmesi amacı taşıyan önümüzdeki sürece hazırlık anlamı taşımaktadır. Ayrıca hataların itiraf edilmesi, hataların ve sonuçlarının incelenmesine, tahlil edilmesine davet etmekte olup, sorunlar için doğru çözümlerin seçilmesi ve Alevi toplumunun Esed ve müttefiklerinin tekelinden kurtarılması amacını taşımaktadır."

-"Esed, mezhepsel çatışmaların tırmanmasında sorumlu olmuştur"

Esed ve yönetiminin silah-ordu kaosuyla yabancıların ülkenin her kademesindeki müdahalelerinin birinci düzeyde sorumlusu olduğuna işaret edilen bildiride, "Ayrıca askeri çözümde ısrar etmek suretiyle Esed şiddete davetiye çıkarmıştır. Esed başlangıcından itibaren mezhepsel çatışmaların tırmanmasında sorumlu olmuştur ve Esed bu noktaya gelmemizden sorumludur" denildi.

Bildiride, "Suriye'nin Yarını" hareketi içindekilerin,  Suriye topraklarında bulunan her yabancıyı ister askeri güç bulundurma suretiyle olsun, ister devrim hedeflerine, halkına ve ülkeye yabancı güçlere yapılan yardımlar olsun açık ve net bir şekilde işgal olarak gördüğü vurgulandı.

"Esed'in cinayetlerine ve baskılarına yönelik silah taşıyan herkes devrimci olarak görülemez" ifadelerinin yer aldığı bildiride, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Ayrıca Suriye'nin nüfuz bölgelerine, silah kaos alanlarına ve savaş emirliklerine dönüşmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu noktadan yola çıkarak, devrimin ortaya çıkış esasları istikametine yönlendirilmesi ve cinayet suçlarından arındırılması amacıyla devrim çalışmalarının yeniden tanımlanması gerekmektedir. Suriye'nin Yarını akımı olarak, ülkenin, emareleri görülen mezhep savaşına sürüklenmesini önlemeyi, Suriye'nin mezhep, etnik ve dini çatışma alanına dönüştürülmesine izin vermemeyi, devrime çoğulcu, demokratik, medeni bir devletin kurulması amacını yeniden kazandırmayı, tüm bölünme projelerine karşı durmayı amaçlar, halk ve toprak birliğini ve Suriyeli kimliğinin ulusal aidiyetin tek tanımı olduğunu vurgularız."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Suriyeli Muhalif Nusayrilerden Yeni Oluşum - Son Dakika


Advertisement