TBMM'de Anayasa Değişikliği Tartışıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

TBMM'de Anayasa Değişikliği Tartışıldı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
TBMM\'de Anayasa Değişikliği Tartışıldı

Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulma Süresini Kısaltan Yasa Teklifinin Görüşmelerinde 'Anayasa Değişikliği' Konusu Tartışıldı.

Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulma süresini kısaltan yasa teklifinin görüşmelerinde ''Anayasa değişikliği'' konusu tartışıldı.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ'ın yasa teklifi, TBMM Anayasa Komisyonunda ele alındı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, e-devlet uygulamasının yaygınlaşması, bilgisayar destekli merkezi seçmen sisteminin yürürlüğe girmesiyle, 733 noktada YSK'nın kullandığı sistemle seçmen kütüklerinin oluşturulmasında yüksek teknolojiye ulaşılması nedeniyle referandum için öngörülen 120 günlük sürenin oldukça uzun olduğunu belirtti. Ergin, Türkiye'de bugüne kadar 5 referandum yapıldığını hatırlattı.

Bozdağ'ın teklifle ilgili bilgi vermesinin ardından Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından gönderilen yazı, Komisyonun bilgisine sunuldu. YSK, ''Konunun, tüm seçim iş ve işlemlerinin düzen içinde yürütülmesi yönünden bir bütün olarak görüşüldüğü, Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulma süresinin 60 gün, yurtdışındaki vatandaşlar için öngörülen sürenin ise 20 gün olmasının uygun görüldüğünü'' bildirdi.

-''AKP KENDİ MAHKEMESİNİ, KENDİ YARGICINI SEÇMEK İSTİYOR''-

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, referandumun istisnai olarak uygulanması gereken bir yöntem olduğunu savunarak şöyle konuştu:

''Toplumsal sözleşme olan Anayasa değişikliklerinin alt yapısı hazırlanıyor. AKP, 'erken de olsa zamanında da olsa bir takım Anayasa değişiklikleri var kafamda. Ben bunları tek başına yapmayı göze alıyorum. Siyasi ve toplumsal anlamda uzlaşma arayışına girmeye gerek görmüyorum' diyor. 'Çünkü ben kendi mahkememi, kendi yargıcımı seçmek istiyorum, başta HSYK ve Anayasa Mahkemesi yapılanması olmak üzere ben bu değişiklikleri yapmak zorundayım, bu süreci başlatacağım' diyor. Bürokratik anlamda bir mesafeyi zaten oluşturmuş. En son, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı Tasarısıyla, polis devleti, parti devleti yapılanması anlamında o örülen taşları kurumsal hale getirecek, devamında da bu anlayışla Anayasa değişikliği yapacak. Süreç bunu bize gösterecek. HSYK, Anayasa Mahkemesi yapılanması gerçekleştirilirken, demokratik meşruiyet kavramı ardına sığınılarak, sadece onunla da yetinilmeyecek, o mahkemelerin, o yargıçların görev ve yetki alanın da daraltılacağını göreceğiz. Hem Danıştaya hem Anayasa Mahkemesine yönelik olarak göreceğiz. Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı kaynaklı karargah, kamu gücünü sürekli olarak kötüye kullanmak suretiyle artık legal olmaktan çıkan bir karargah, Türkiye'yi yönetiyor. AKP, 12 Eylül mansulü olan bir parti. 12 Eylül'ün mahsulü olan bir partinin, 12 Eylül ile darbelerle hesaplaşmasını bekleyemezsiniz.''

-''ÖZAL'A YAPILANLARI HATIRLATIYOR''-

Adalet Bakanı Ergin, Kart'ın ifadelerini kabul etmediğini belirterek, talihsiz beyanlarda bulunduğunu söyledi. Yargı Reformu Strateji Taslağı'nın kendi parti anlayışları, bireysel görüşlerini yansıtan bir çalışma olmadığını kaydeden Ergin, şöyle konuştu:

''AB çerçevesinde bir çalışma yapılmıştır. Örneklere bakılarak esinlenmiştir. Bu çalışma yapılırken HSYK'nın yapısına ilişkin genel prensip mutabakatla oluşturulmuştur. HSYK'nın tarafsızlık, objektiflik, şeffaflık ilkeleri temelinde geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması, kararlarına karşı itiraz sisteminin getirilmesi, yargı yolunun açılması ilkesidir. Bu uzlaşının içinde Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, YÖK, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Askeri Yargıtay, Türkiye Barolar Birliği, Adalet Bakanlığının yanı sıra Adalet Akademisi temsilcilerinin olduğu zeminde bu mutabakat metni oluşturulmuştur. Legaliteden maksat nedir? Bakanlıkların, kurumların Anayasaya uygun çalışma yöntemleri tatmin etmemekte midir, belli çevrelerden onay alması mı gerekmekte dir? Bu çıkışlar Özal'a yapılanları hatırlatıyor. Şimdi de buna ilaveten karargah olmakla itham ediliyor. Yakın siyasi tarihe bakarsanız, AK Parti'nin 12 Eylül mahsulü değil, milletin sesi olarak ortaya çıkmış bir parti olduğunu görürsünüz.''

Kaynak: AA