Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, son dönemde başta pirinç olmak üzere hububat ve gıda fiyatlarında yaşanan artışa ilgili olarak, "Çok acil önlemler alınmazsa zaten açlık sınırında olan halkımız isyan edecek ve çok önemli asayiş sorunlarını gündeme getirecektir" dedi.
Çakar, Dernek Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında dışa bağımlı tarım ve gıda politikaları ile spekülatif uygulamalar nedeniyle çeşitli tarımsal ürünlerin çok yüksek oranda fiyat artışı yaşandığını söyledi. Tüketicilerin en çok kullandığı temel gıda maddelerinde son 1-2 ay içerisinde yaşanan fiyat artışı hakkında bilgi veren Çakar, pirinçte yüzde 101, mercimekte ve ayçiçek yağında yüzde 40, irmikte yüzde 30, kurufasulyede yüzde 23, şekerde yüzde 16, bulgurda yüzde 15.50 oranında artış yaşandığına dikkat çekti. Bu artışa et ve et ürünlerinin de dahil olacağını belirten Çakar, milyonlarca düşük ücretlinin maaşlarının büyük bir bölümünü gıdaya verdiğini söyledi. Gıdanın günümüzde tüm insanlığın yanı sıra Türkiye'nin de en stratejik, en temel konusu olduğunu ifade eden Turhan Çakar, "Ülkemizin tarımı ve halkımızın gıdası üzerinde içeriden ve dışarıdan büyük oyunlar oynanmaktadır. Kendi kendimize yeten bir ülke olmaktan çıkartılan Türkiye, tarımsal ürünler ve gıda maddelerinde ithalatçı konuma düşürülmüştür" diye konuştu.
Halkın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan gıda güvencesinin tehdit altında olduğunu belirten Çakar, "Çok acil önlemler alınmazsa zaten açlık sınırında olan halkımız isyan edecek ve çok önemli asayiş sorunlarını gündeme getirecektir. Bu isyanlar yoksul ülkelerde başlamıştır. Toplumsal barış ve huzur bu anlamda tehlikeli bir duruma doğru sürüklenmektedir. Konu artık ulusal güvenlik sorun haline gelmiştir. Bu nedenle Milli Güvenlik Kurulu'nda öncelikli gündeme alınmalı ve acil önlemler paketi oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu. Çakar, alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı:
"- Piyasada yapay fiyat artışlarına neden olan spekülatörler ve karaborsacılar en ağır şekilde cezalandırılmalıdır - Ülkemizin tarımını bitiren ve halkımızın gıdasına el koyan IMF ve Dünya Bankası'nın insanlık dışı ve tüketici haklarının aykırı politikalarına derhal son verilmelidir - Tarımsal üretim içerisinde yer alan köylülere, çiftçilere, üreticilere çok ciddi destekler verilerek hem üretimin devamlılığı hem de verim artışı sağlanmalıdır - Çok ciddi ulusal tarım ve gıda planlaması yapılmalı ve gıda güvencesi piyasa mekanizmasına asla devredilmemelidir - Tarımsal alanda faaliyet gösteren ve tarım sektörüne destek veren hiçbir devlet kurumu özelleştirilmemeli, var olan özelleştirme planlarından derhal vazgeçilmeli, yeniden kamu girişimciliğine önem verilmelidir - İthalat ve ihracat rejimi çok ciddi olarak yeniden gözden geçirilerek Türkiye tarım ve gıda ürünü ithalatçısı olmaktan kurtarılmalı, Türkiye'de üretilme olanağı olan hiçbir tarım ürünü ithal edilmemelidir - Yerli tarım ve gıda ürünleri üretimi ve sunumu öncelikle halkın temel gıda ihtiyacı karşılanmak üzere planlanmalıdır - Yerli tohum geliştirilmeli, çeşitlendirilmeli ve biyoçeşitlilik yönünden zengin olan ülkemiz GDO'lu tohumlar başta olmak üzere tohum ithalatından kurtarılmalıdır - Etkin bir yerli malı kampanyasıyla yerli tarım ve gıda ürünleri teşvik edilmelidir - Türkiye'nin organik tarım üretim politikaları çok ciddi bir şekilde ele alınarak organik tarım alanları genişletilmeli ve organik tarım teşvik edilmeli - Yeniden üretim ve tüketim kooperatifçiliği teşvik edilerek spekülatör, vurguncu ve karaborsacılar da kaldırılmalı, üretici ye tüketicinin doğrudan iletişimi kooperatifler aracılığıyla sağlanmalıdır - Son yıllarda özellikle süpermarket ve hipermarketler gibi alışveriş merkezi yoluyla gereksiz dışa bağımlı sağlıksız gıda tüketimi pompalanmaktadır. Açlık sorunuyla baş başa olan bir ülkede böyle bir savurgan, ülkemize ve halkımıza zarar veren alışveriş modeline artık 'dur' denmelidir. Zaten bu tür hipermarket ve grosmarketlerin büyük çoğunluğu yabancıların elindedir. Bize göre çözüm yerli üretimi teşvik eden ve yerli üreticilerle doğrudan bağlantılı olabilecek şekilde alışveriş yerleri olan marketler ve tüketim kooperatifleri yeniden yaygınlaştırılmalıdır." Bu çözüm önerilerinin küçük ve orta vadeli önlemler olduğunu belirten Çakar, "Kalıcı çözümün ise gerçek anlamda halktan ve tüketici haklarından yana, dışa bağımlı olmayan, kamu yararı ve sosyal devlet anlayışının ön plana alan bir ekonomik politikanın benimsenmesi ve bu anlayışta sürdürülebilir bir tarım ve gıda politikasının uygulanmasıyla mümkündür" ifadelerini kullandı.
Çakar vatandaşlara çağrıda bulunarak, "Gıdamıza sahip çıkalım" dedi.
(EDA-ÖZ-Y)
Son Dakika › Güncel › Tüketici Hakları Derneği'nden Hububat ve Gıda Fiyatlarındaki Artışa Tepki - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.