Yüksek Yargı Kurumlarının Güçlendirilmesi Projesi Haşim Kılıç - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yüksek Yargı Kurumlarının Güçlendirilmesi Projesi Haşim Kılıç

Yüksek Yargı Kurumlarının Güçlendirilmesi Projesi Haşim Kılıç
22.10.2013 18:27

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, adil yargılama konusundaki ihlallerin ortadan kaldırılmasının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, "Yetmiş altı milyonluk bir ülkenin tüm fertlerinin ha...

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, adil yargılama konusundaki ihlallerin ortadan kaldırılmasının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, "Yetmiş altı milyonluk bir ülkenin tüm fertlerinin hak ve özgürlükleri bizim için saygındır, kutsaldır, azizdir. Bazı insanların diğerine nispetle daha değerli olduğu düşüncesi asla kabul edilemez" dedi.

Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi Ortak Programı kapsamında 2010 yılı Ocak ayında başlayan Yüksek Yargı Kurumlarının Avrupa Standartları Bakımından Rollerinin Güçlendirilmesi Ortak Projesi, düzenlenen toplantıyla sona erdi.

Toplantıda konuşan Haşim Kılıç, projeye katkı sunanlara teşekkür ederek, yapılan katkılar sonunda, elde edilecek etkili ve kaliteli yargı hizmetlerinin, Türk halkının ve dünya milletlerinin barış içinde yaşamalarını sağlayacak iklimin oluşması adına, çok önemli bir hizmet olduğunu söyledi.

Bu projenin ortaya çıkmasında, hak ve özgürlükler konusunda Türkiye'de yükselen bilincin etkili olduğunu vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti:

"Bu bilincin doğurduğu sorunlara çözüm yolları arama çabalarını ise ülke ve dünya barışına katkı verecek projeler kapsamında değerlendirmek gerekir. Din, dil, ırk farkı gözetilmeksizin yargı dünyasının sorunlarına derman olacak çareleri konuşmak üzere, bizleri bir araya getiren bu projenin gücü, sahip olduğumuz ortak insanlık, onur ve bilincinden kaynaklanmaktadır."

-"Yaşanmış gerçeklere ulaşma sanatı"

Yargıyı, "yaşanmış gerçeklere ulaşma sanatı" olarak tanımlayan Kılıç, bu gerçeklere ulaşıldığında, hak ve özgürlükleri ihlal edilenlerin haklarının zamanında ve adilce teslim edilmiş olacağını vurguladı.

Kılıç, bu sanatın icrası sırasında ortaya çıkan engellerin kaldırılması için yapılan bu projelerle, yaşanmış hak ihlallerini ortadan kaldıracak, "vicdan birliğini" sağlamış olacaklarını ifade etti.

Yargının topluma sunduğu yegane ürünün adalet olduğuna işaret eden Kılıç, bu ürünün alternatifinin bulunmadığını aktardı.

Adalet hizmetlerinin onarıcı niteliğinin, üretim kalitesi ve zamanında dağıtımın varlığıyla güç kazanacağını belirten Kılıç, "Aksi durum, toplumda vicdan acısı ve isyan doğurur. İşte 'Hukukun haksızlığı' olarak da tanımlayacağımız bu kaotik duruma, çözüm bulmak zorundayız" dedi.

Projenin 4. yılında, Bireysel Başvuru konusunun bu projeye eklendiğini söyleyen Kılıç, bu görevin en etkin biçimde yerine getirilmesi konusunda katkı yapanlara teşekkür etti.

-"Temyiz yoluymuş gibi"

Başkan Haşim Kılıç, son günlerde kamuoyunun yakından takip ettiği bazı davaların temyiz sonunda kesinleşmesi nedeniyle çok çeşitli yorum ve değerlendirmeler yapıldığını söyledi.

Bu değerlendirmeler sonunda, Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvurulara, yeni bir temyiz yoluymuş gibi nitelik kazandırılarak yorumlar yapıldığını aktaran Kılıç, Anayasanın 148. maddesinin 4. fıkrasında, "Bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz" denildiğine işaret etti.

Kılıç, "Yani diğer yüksek yargı organlarında yapılan temyiz aşamasında, yasa gereğince hangi hususlara bakılabilecekse, Anayasa Mahkemesinin bu konularda herhangi bir inceleme yapamayacağı Anayasamızın amir hükmüdür" dedi.

Ancak, ilk ve yüksek dereceli yargı organlarının yaptıkları yargılama süreci içinde ya da öncesinde, temel hak ve özgürlüklerinden herhangi birisinin ihlal edildiği gerekçesiyle kişilerin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmasının Anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anayasa Mahkemesi, başvuruya ilişkin incelemesinde kişinin temel hak ve özgürlüklerinden herhangi birisinin ihlal edildiği sonucuna varırsa ve bu hak ihlali yeniden yargılama yapılarak giderilecek nitelikte ise ilgili mahkemeye hak ihlalini gidermesi için göndermek zorundadır. İlgili mahkemenin de yeniden yargılama sürecini başlatarak tespit edilen hak ihlalini gidermesi, yine anayasal zorunluluktur. Anayasa Mahkemesince yapılan bu işlem hiçbir şekilde temyiz incelemesi olarak nitelendirilemez. Kuşkusuz ki, temyiz aşamasında da bir temel hak ve özgürlüğün ihlali söz konusu olursa, Anayasa Mahkemesine başvuru halinde buna bakmak zorunluluğu izahtan varestedir."

-"Hak ihlallerinin sınırları"

Yargılama aşamasında yapılan hak ihlallerinin sınırlarını çizmek ve bunu izah etmenin zor olduğunu da vurgulayan Kılıç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Anayasa Mahkemesince yapılan işlerin yeni bir temyiz aşaması olarak nitelendirilmesi hem toplumun yanlış yönlendirilmesine hem de Anayasa Mahkemesinin gereksiz iş yükü ile karşı karşıya bırakılarak asli fonksiyonunu yerine getirememesi gibi bir sonuç doğuracağı açıktır. Bunu ifade ederek, hiç kimsenin hak arama özgürlüğünü sınırlandırmak ya da etkisiz hale getirmek gibi bir niyetimizin olmadığını altını çizerek belirtmek istiyorum. Söylenmek, istenen Anasayal görevin sınırlarının tespitinden ibarettir."

-"Özgürlüklerin mahkemesi"

Başkan Kılıç, Anayasa Mahkemesinin "özgürlüklerin mahkemesi" işlevini yerine getirebilmesinin, "etkin ve süratli bir çalışma sonunda hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasının varlığına bağlı" olduğunu ifade etti.

Bu hedefi gerçekleştirmenin, Anayasa Mahkemesinin varlık sebebi olduğunu anlatan Kılıç, bu konuda Mahkeme mensuplarının da güçlü ve kararlı bir iradeye sahip olduğunu aktardı. Kılıç, bireysel başvuru yolunun başarılı olabilmesi için diğer hak arama yollarının etkin şekilde işletilmesi ve bütün devlet organlarının ortak iradeyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Kılıç, insan onurunda derin yaralar açan, "sanıkların makul bir sürede yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, tutukluluk süresi, etkin savunma hakkı, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin hakkındaki suçlamaları öğrenme ve bilgilendirilme hakkı" gibi başlıklar altında ifade edilebilecek adil yargılama konusundaki ihlallerin ortadan kaldırılmasının hayati öneme sahip olduğuna işaret etti.

Bu düşünceyi, belli davaların ya da belli grupların hak ve özgürlüklerinin çok önemli olduğu gerekçesiyle ifade etmediğine dikkati çeken Kılıç, "Yetmişaltı milyonluk bir ülkenin tüm fertlerinin hak ve özgürlükleri bizim için saygındır, kutsaldır, azizdir. Bazı insanların diğerine nispetle daha değerli olduğu düşüncesi asla kabul edilemez" diye konuştu.

-"Yargının sorunları hiç de küçük değil"

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ve Anayasa Mahkemesinde hak ihlaline ilişkin davaların yüzde 75'inin hak arama özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla açıldığını bildiren Kılıç, bu göz önüne aldığında, yargının sorunlarının hiç de küçük olmadığının görüleceğini söyledi.

Bireysel başvurunun, "etkin bir denetim yolu" haline gelmedikçe, hukuk dünyası tarafından kabul görmeyeceğinin bilincinde olduklarını dile getiren Kılıç, bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararlarıyla "öz yönünden" uyum sağlanma zorunluluğunun önemini bildiklerini ifade etti.

Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlükler konusunda yerleşik evrensel standartlarla örtüşen kararlar üreteceğine inandığını kaydeden Haşim Kılıç, "Yüzyıllar boyunca insanlığın ortak aklından süzülerek gelen evrensel doğrulara, demokratik bir toplumda olması gerekenlere, samimiyetle inanıp, uygulamalarımızı bu zemin üzerine oturtabilirsek çözemeyeceğimiz sorun yoktur" diye konuştu.

-haşim kılıç

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Yüksek Yargı Kurumlarının Güçlendirilmesi Projesi Haşim Kılıç - Son Dakika


Advertisement