Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni- 1

Dha Yurt Bülteni- 1

16 gün önce

1)CAMİ AVLUSUNDA BIÇAKLI KAVGA: 1 ÖLÜ, 1 YARALI KÜTAHYA'nın Emet ilçesi Büyük Hamam Cami avlusunda çıkan bıçaklı kavgada bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.

Dha Yurt Bülteni- 1, System.String[]
1)CAMİ AVLUSUNDA BIÇAKLI KAVGA: 1 ÖLÜ, 1 YARALI

 

KÜTAHYA'nın Emet ilçesi Büyük Hamam Cami avlusunda çıkan bıçaklı kavgada bir kişi öldü, bir kişi yaralandı. Olay, Emet İlçesi Büyük Hamam Camii avlusunda meydana geldi. İddiaya göre cami tuvaletlerinin bakım ve temizliğini yapan Hakkı Çakmak (67) ile camiye gelerek, yıkanmak istediğini söyleyen  Yaşar Yalçın (66) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Çakmak, yanında bulunan bıçakla Yaşar Yalçın'ı vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. Boğuşma sırasında Hakkı Çakmak aldığı yumruk darbesiyle yere düşerek, başını beton zemine çarptı. Kavgada yaralanan Hakkı Çakmak ve Yaşar Yalçın olay yerine çağrılan ambulanslarla Emet Dr. Fazıl Doğan Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Kalp krizi geçirdiği öğrenilen Hakkı Çakmak, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Yaşar Yalçın ise burada yapılan ilk müdahalenin ardından Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.  Hastane etrafında jandarma ve polis ekipleri geniş güvenlik önlemleri alırken, Emet Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Ambulans yolda giderken,

-Hastane önünden,

-Yaşar Yalçın'ın sedyeyle ambulansa bindirilmesi

Haber-Kamera: Ercan KOLKU/EMET(Kütahya),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===============================================

2)YOLUN KARŞISINA GEÇMEK İSTERKEN MİNİBÜSÜN ALTINDA KALDI

 

AKSARAY'da yolun karşısına geçmeye çalışırken servis minibüsünün çarptığı Recep Sağlam (25), hayatını kaybetti. Kazayı duyup olay yerine gelen Sağlam'ın ablası Kezban Uçkun, "O benim Recebim. O üşür oralarda diyerek sinir krizi geçirdi. Kaza, dün gece saat 23.30 sıralarında Aksaray merkez Hürriyet Mahallesi'nde meydana geldi. Aksaray'dan Sağlık Köyü istikametine seyreden Adem Altınsoy (68) yönetimindeki 68 S 0140 plakalı servis minibüsü, iddiaya göre yolun karşısına geçmeye çalışan Recep Sağlam'a çarptı. Kazayı gören vatandaşlar durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık görevlileri Recep Sağlam'ın öldüğünü belirledi. Polis ekipleri kazaya karışan minibüs sürücüsü Adem Altınsoy'u gözaltına aldı. Kaza sonrası olay yerine gelen Recep Sağlam'ın ablası Kezban Uçkun (28) kardeşinin öldüğüne inanmak istemedi. Recep Sağlam'ın cansız bedeninin cenaze aracına taşınması esnasında kardeşini yerde kanlar içinde gören abla Kezban Uçkun, "O benim Recebim. O üşür oralarda" diyerek sinir krizi geçirdi. Recep Sağlam'ın cesedi otopsi için Aksaray Devlet Hastanesi'ne götürülürken, polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Kazada ölen Recep Sağlam'ın ablası Kezban Uçkun'un konuşması, sinir krizi geçirmesi

-Kaza yerinden detaylar

-Minibüs sürücüsünün görüntüsü

-Polisin incelemesi

-Cesedin yerde üzeri kapalı görüntüsü

-Detay

-Recep sağlam fotoğraf

Haber-Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ/AKSARAY,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================================

3)ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI

KONYA'nın Karapınar ilçesinde üç aracın karıştığı zincirleme kazada savrulan TIR, ışıkta bekleyen bisikletli öğrencilere çarpıp, atıl haldeki binaya çarpıp durabildi. Kazada TIR şoförü Hüseyin Çetinkaya (44) ile bisikletli öğrenciler Emrah Uslu (19) ve Ali Kalkan (18) yaralandı. Kaza, dün saat 14.30 sıralarında Karapınar çevre yolunda meydana geldi. İsmi  açıklanmayan kadın sürücünün kullandığı  41 AV 884 plakalı otomobil, iddiaya göre kavşakta kırmızı ışıkta durdu. Bunun üzerine arkasındaki Ali Karagöz (32) yönetimindeki 42 ABY 572 plakalı kamyonet ile Hüseyin Çetinkaya idaresinde 42 E 1428 plakalı TIR zincirleme olarak kaza yaptı. TIR, çarpmanın şiddetiyle diğer yolda bisikletleriyle hareket etmeye hazırlanan Emre Uslu ve Ali Kalkan'ın üzerine savruldu. TIR'ın geldiğini gören Ali Kalkan, bisikletinden atlayıp kaçmaya çalıştı. Ancak TIR, Uslu ve Kalkan'a çarpıp  yolun yaklaşık 30 metre ilerideki atıl haldeki tek katlı  binaya çarpıp durabildi. Kazada TIR şoförü Hüseyin Çetinkaya  ile öğrenciler Emrah Uslu ve Ali Kalkan yaralandı. Yaralılar ambulanslarla Karapınar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.  Hayati tehlikesi bulunan Uslu, yapılan ilk tedavisinin ardından Konya'ya sevk edildi. Uslu ve Kalkan'ın, öğle yemeğinin ardından tekrar üniversite hazırlık kursuna gitmek üzere oldukları belirtildi.

YEŞİL IŞIK YANIYOR İDDİASI 

Kamyonet sürücüsü Ali Karagöz'ün de ilk ifadesinde yeşil ışık yandığını ve otomobilin aniden durması sonucu, otomobile çarptığını ileri sürdüğü öğrenildi. Soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Yaralıya müdahale edilmesi 

-Genel ve detay

Haber-Kamera: Mehmet OKUYUCU/KARAPINAR(Konya),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=================================================

4)MALATYA'DA KAZA: 3 YARALI

 

MALATYA'da, sürücüsünün kontrolünü kaybettiği otomobil önce bisiklete, ardından yol kenarındaki ağaca çarptı. Kazada bisiklet sürücüsü çocuk ile otomobildeki iki kişi yaralandı.

Kaza, dün akşam saatlerinde Şehit Hamid Fendoğlu Caddesi'yle Cengiz Topel Caddesini bağlayan Kernek Meydanı'nda meydana geldi. Ömer Demeç (32) yönetimindeki 44 BT 244 plakalı otomobil, bisikletle önünde ilerleyen Suriye uyruklu Mahir Alubeyt'e çaptı. Sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil daha sonra cadde üzerinde bulunan ağaca çarparak durabildi. Kazada bisikletli Mahir Alubeyt ve sürücü Ömer Demeç ile otomobilde bulunan Hasan Toper (30) yaralandı. Yaralılar, çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen sağlık görevlilerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan bisikletli Mahir'in, sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Olay yerinden görüntü

Çarparak durabilen otomobil

Polis arabaları

Kapanan yol

Yaralıların ambulansa konulması

Çarptığı ağaç

Parçalanan bisiklet

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN/MALATYA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

====================================

5)DOKTORA SİLAHLI SALDIRI, MESLEKTAŞLARINI İSYAN ETTİRDİ

İSTANBUL'daki özel bir hastanede psikiyatri servisinde görevli doktor Fikret Hacıosman'ın eski hastasının silahlı saldırısına uğraması, 54'üncü Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde tepkiyle karşılandı. Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Ömer Böke, baldırıyı kınayarak, "Hep beraber buna bir savaş açmamız lazım. Daha neyi bekliyoruz?" dedi.  İstanbul Bahçelievler'de bulunan özel bir hastanenin psikiyatri servisinde görevli olan uzman doktor Fikret Hacıosman, eski hastası Tunçdemir Esenler'in saldırısına uğrayıp ağır yaralandı. Bu saldırıyı İzmir'deki 54'üncü Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde öğrenen Fikret Hacıosman'ın meslektaşları, olaya büyük tepki gösterdi. Yaşanan saldırıya tepki gösteren Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Ömer Böke, şöyle dedi:   "Öğle saatinde gelen haberden bizim de bilgimiz oldu. Hemen eşine ulaşmaya çalıştık. Yapabileceğimiz bir şey var mı diye sorduk. Yaklaşık bir saat önce eşiyle konuştum. Eşi bana olayı şöyle anlattı; Saldırgan kişi eczaneye gitmiş ve ilaç istemiş fakat eczacı ilacı veremeyeceğini ve doktorun yazması gerektiğini söylemiş. Saat tam 12.30 civarıylış ve meslektaşımız da o sırada yemek yiyormuş. Sekreteri meslektaşımızı arıyor ve o şahısın geldiğini söylüyor. Meslektaşımız da 'beklesin, geliyorum' diyor. Muayenehanesine gidiyor. Muayenesine girer girmez 4 saniye geçiyor ve odadan çıkıyor. Saldıran hekim odaya girer girmez silahla kafasına ateş ediyor. Şu anda durumunun çok ağır olduğunu biliyoruz yoğun bakımda ve diğer meslektaşlarımız da yaşama tutunsun diye büyük bir mücadele içerisindeler. Ekip olarak iyi biri haber gelmesini bekliyoruz." 

SAĞLIKTA ŞİDDET DAYANILMAZ DURUMA GELDİ

Ömer Böke, şiddetin sağlık çalışanları için dayanılmaz duruma geldiğini belirterek, ortak mücadele çağrısı yaptı. Böke, "Maalesef sağlıkla hizmet alanlar ile hizmet verenler aynı yerde değillermiş gibi bir durum söz konusu gibi davranılıyor. Sağlık hizmetini alanlar ile verenler biz aslında aynı yerde çalışıyoruz. Bu nedenle de Türkiye'de sağlıkta şiddet çok önemli biri yere geldi. En çok da şu boyut bizim dikkatimizi çekiyor; Düşük yoğunluklu şiddet artık hem idari hem de yargıdaki durumlardan dolayı bildirilmiyor. Bunun mutlaka gündeme gelmesi lazım. Buna tepkinin ortaya çıkması lazım. Düşük yoğunluklu şiddetten sonra hizmet vermek bizim tarafımızdan reddedilmiyor. Hizmet vermeye devam ediliyor sorun çıkmaması için, kriz yaşanmaması için. Burada asıl sorumlu yöneticiler onların sorumluğunda şiddet meydana geliyor. Onların bir yerde müdahale etmesi lazım. Sağlık yöneticileri çalışanlar bir araya gelip bununla mücadele etmemiz lazım. Sağlık çalışanları için bu durum dayanılmaz hale geldi" dedi. 

'KORKU TOPLUMU OLMAYA DOĞRU GİTMEMİZ SÖZ KONUSU'

Meslektaşlarının yaşanan olaya büyük tepki gösterdiğini, öfkeli olduklarını da anlatan Ömer Böke sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim de başımıza gelebilirdi. Biri sizden ilaç yazmanızı istiyor. Devlet diyor ki 'şu koşullarda yazabilirsiniz'. Sonuçta devlet bize diyor ki 'şu koşullarda bu hizmeti veremezsiniz' diyor. Biz devletin dediğini yaparken yolda kırılıyoruz. Biz ne yapmalıyız? Biz bütün sınırları aşarsak bu şiddeti durdurabilir miyiz? Bütün sağlık çalışanları çok öfkeli. Türkiye'de hakim olan bir şiddet türü var. Aslına bakarsanız bunun altında korku toplumu olmaya doğru gitmemiz söz konusu. Korkunun bizi birleştiren bir durum olması lazım. Vahşi hayvanlarla mücadele ederken insanlar bir araya geldi. Bizim bir araya gelmemiz lazım ama şimdi korku bizi bölmek için kullanılıyor. Bu da beraberinde ayrımcılığı şiddeti getiriyor. Hepsi birbirine bağlı. Şiddet değimiz şey bir düşman. Hep beraber buna bir savaş açmamız lazım. Daha neyi bekliyoruz?" 

Görüntü Dökümü

------------------------------

Ömer Böke ile röportaj.

Haber-Kamera: Taylan YILDIRIM - Mücahit BEKTAŞ/İZMİR,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================================

6)HAVALİMANINDA, PİRİNÇ ÇUVALLARININ İÇİNDE EROİN ELE GEÇİRİLDİ

 

VAN Ferit Melen Havalimanı'nda bir yolcuya ait pirinç çuvalları içinde 6 kilo 100 gram eroin ele geçirildi. Gözaltına alınan yolcu, tutuklandı.

Van'da önceki gün İstanbul'a gitmek için Ferit Melen Havalimanı'na gelen B.O. isimli kişiye ait, X-ray cihazına bıraktığı 2 pirinç çuvalı, polis ekiplerinin dikkatini çekti. Şüphe üzerinde çuvallarda yapılan aramalarda, pirinçlerin içerisine gizlenmiş 12 paket halinde 6 kilo 100 gram eroin ele geçirildi. Paketlerin üzerine kokuyu bastırması için kahve serpildiği belirlendi.

Gözaltına alınan B.O. Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen B.O., uyuşturucu madde ticareti yapmak ve nakletmek suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Polisin torbaları açması

-Torbalardan çıkan eroin paketleri

-Genel ve detaylar

Haber: Çağatay KENARLI/İSTANBUL,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==================================

7)SAHTE ALTINLA 644 BİN 500 LİRALIK DOLANDIRICILIK

 

BARTIN'da jandarmanın operasyonu ile sahte altınlarla kandırdıkları kişilerden 644 bin 500 lira alan şebekenin 7 üyesi yakalandı. 7 kişiden birinin ise Bartın Deftardarlığı'nda memur olduğu öğrenildi.

Geçen Temmuz ayında Bartın İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sosyal medya aracılığı ile sahte altınları satan şebekeye yönelik operasyon düzenledi. Zonguldak'ın Çaycuma ilçesindeki şebekenin sahte altında 555 bin liralık dolandırıcılık yaptığı tespit edilirken, gözaltına alınan 8 kişiden 7'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı, Bartın merkez Ellibaş köyünde sahte altınla 90 bin TL dolandırıcılık yapıldığı ihbarı üzerine şebekenin uzantılarını ve diğer üyelerini de tespit etti. Savcılıktan alınan talimatla Bartın İl Jandarma Komutanlığı ekipleri şüphelileri fiziki ve teknik takibe aldı. Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde şebekeye yönelik ikinci defa düzenlenen operasyonla 7 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında daha önceden dolandırıcılık, hırsızlık, yağma, gasp ve kapkaç suçlarından işlem yapıldığı ortaya çıktı.  Şebekenin sosyal medya aracılığı ile özellikle asker arkadaşı, iş arkadaşı, kamu çalışanı gruplarını hedef aldıkları, bu sayede mağdurların güvenini kazanarak, kişilerle sosyal medya üzerinden bağlantı kurup, sahte altın video ve fotoğrafları gönderdikleri, mağdurlara altınları arazide bulduklarını ve ucuz fiyata elden çıkartmak istedikleri gibi senaryolar kurdukları, sahte altınları satarak 644 bin 500 lira dolandırdıkları belirlendi. Bu arada şüphelilerin üzerinden çıkan cep telefonundan ilginç görüntüler de ortaya çıktı. Şüphelilerin görüntülerde, sahte reşat altınlarını bir tasa yada çuval içine koyup göstermeleri mağdurları nasıl kandırdıklarını da ortaya çıkarmış oldu. Şüphelilerin ev ve otomobillerinde yapılan aramalarda 44 bin 500 TL para, 1 sahte Reşat altını, 7 cep telefonu ve kullandıkları 2 adet otomobile el konuldu. Gözaltına alınan Bartın Deftardarlığı'nda görevli kadın memur A.V. ile G.V., F.Y., A.B., E.B., H.K. ve Ö.A. jandarmadaki sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edildi.

Temmuz ayında yapılan operasyonda aynı şebekenin 555 bin TL, son yapılan operasyonda ise 644 bin 500 TL ile 50'ye yakın mağdurları 1 milyon 200 bin TL dolandırdıkları tespit edildi. 

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Sahte altınların tasa dökülmesi

-Çuvalın içindeki altınların gösterilmesi

-Jandarmanın ele geçirdiği paralar

-Şahısların adliyeye çıkartılması

Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================

8)KEDİLERİ ÇUVALA KOYMAYA ÇALIŞIRKEN GÖRÜNTÜLENEN MADENCİ: KÖTÜ BİR NİYETİM YOKTU

 

ZONGULDAK'ta 2 sokak kedisini çuvala koymaya çalıştığı için tepki çeken maden işçisi Cemil Genç (35), kendini savundu. Genç, kedileri kayınvalidesinin evinin önünde beslediği kedilerin yanına götürmek istediğini belirterek, "Kötü bir niyetim olsa çuvalı sıkı tutarım ya da Allah göstermesin tekmelerim" dedi.

Mithatpaşa Mahallesi Rahmet Sokak'ta oturan Seda Emir (27), komşusu Cemil Genç ve bir yakınını, sokak kedilerini çuvala koymaya çalışırken cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Emir, çektiği videoyu sosyal medya hesabında paylaşıp duruma tepki gösterdi. Evli ve 2 çocuk babası Cemil Genç, kedileri, kayınvalidesinin Tepebaşı Mahallesi'ndeki evinin önünde besledikleri kedilerin yanına götürmek istediğini ileri sürdü. Çuvaldan kaçınca da bundan vazgeçtiklerini söyledi.

'KÖTÜ NİYETİM OLSA ÇUVALI SIKI TUTARIM'

Mahallede kedilerin araçların önüne atladığını, ölüm tehlikeleri olduğunu iddia eden Cemil Genç, şöyle konuştu:

"Kediler çocuklarımızı da tırmaladı. Biz de korktuk. Kayınvalidemin evinin önünde kediler var. Kedileri oraya bırakmanın daha iyi olacağını düşündük. Çuvala koyduk; ama kedi kaçıyor, görüntüde belli. Kötü bir niyetim olsa çuvalı sıkı tutarım ya da Allah göstermesin kediyi tekmelerim. O da bir can taşıyor. Biz öyle bir insan değiliz. Biz de hayvanseveriz. Bizim hatamız çuval kullanmamız. Kedi taşıma kafesini hiç hayatımda görmedim. Öyle bir şeyim olsa ona koyardım. Kediler kaçınca vazgeçtim. Yanlış anlaşıldım, üzgünüm."

Cemil Genç, çuvala koymak isterken kaçan iki kedinin şu anda mahallede gezmeye devam ettiğini ve sağlık durumlarının da iyi olduğunu ifade etti.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Cemil Genç ile röp.

-Cemil Genç'in kayınvalidesinin evinin önünde kedilerle oynaması

-Beslediği kedileri göstermesi

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=============================================

9)FEYZİOĞLU: İNSANLIĞINI UNUTANDAN HUKUKÇU OLMAZ

 

TÜRKİYE Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Kastamonu Barosu tarafından düzenlenen mesleğe yeni katılan stajyer avukatların yemin ve ruhsatname veriliş törenine katıldı.

Kastamonu Adliyesi'nde düzenlenen programa katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, mesleğe yeni katılan 10 stajyer avukata, Avukatlık Belgelerini verdi. Avukatların cübbe giyme töreninde konuşan Feyzioğlu, insan sevgisinin değerinden bahsederek, "Bu ülke bu kadar senaryoya.Ortadoğu'yu bu kadar parçalama bölme planlarına rağmen en zor zamanlarında kucaklaşabiliyorsa, bir ve beraber olabiliyorsa, ayrılmıyorsak,mezhep kavgasına düşmüyorsak, etnik çatışmaya sürüklenmiyorsak bunun arkasında Hazreti Pir gibi büyüklerin bize aşıladığı nesillerden nesile gelen insan sevgisi var" dedi.

Konuşmasında mesleğe yeni başlayan avukatlara seslenen Feyzioğlu, "Mutlaka aşkınız olsun. Yaradan'a aşkınız olsun, Şiire aşkınız olsun, doğaya aşık olun insana dair güzelliklere aşık olun. Çünkü insanlığını unutandan hukukçu olmaz. Sadece insandan hukukçu olur. Bu meslek günü geldiğinde size para kazandırır. Zorluk çekeceksiniz hatta büyüklerinizin çektiklerinden daha fazla zorluk çekeceksiniz. Çünkü sayımız o kadar fazla ki. Ama aşacağız bu zorlukları. Bugünün zorluklarının tamamını aşacak inancımız vardır " diye konuştu. Metin Feyzioğlu Program sonrası Kastamonu'dan ayrıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Program öncesi salon

-Metin Feyzioğlu konuşması

-Metin Feyzioğlu hediye verilmesi

Haber-Kamera: Gürkan YILMAZ/KASTAMONU,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================================

10)ÖZPETEK'İN HAYALİ TÜRKİYE'NİN DOĞUSUNDA FİLM ÇEKMEK

İTALYA'da yaşayan Türk yönetmen Ferzan Özpetek, Türkiye'nin doğusunda film çekmeyi çok istediğini söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bu yıl 55'incisini düzenlediği Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'Yaşam Boyu Başarı Ödülü' alan dünyaca ünlü yönetmen Ferzan Özpetek, filmlerinin gösteriminin ardından sinemaseverle buluştu. AKM'deki söyleşiye Özpetek'in yanı sıra, yapımcı Tilde Corsi, senaryo yazarı Gianni Romoli, sanat yönetmeni Deniz Kobanbay, tiyatro sanatçısı Çiğdem Onat ve oyuncu Şebnem Bozoklu da katıldı. Sinemaseverler Özpetek söyleşisine yoğun ilgi gösterdi. Ferzan Özpetek, çektiği ilk film olan ve ses getiren 'Hamam' öncesi 16 yıl İtalya'da yönetmen yardımcılığı yaptığını söyledi.

'BÜTÜN HAYATIM 15 GÜNDE DEĞİŞTİ'

'Hamam'ın kariyerinin en önemli filmlerinden biri olduğunu belirten Özpetek, "Annem evden yemek yapıp sete gönderirdi. Kısıtlı imkanlarla çekilen bir filmdi. Filmi Venedik ve Berlin'deki festivallere almadılar. Moralim çok bozuldu, bıraktığım sigaraya yeniden başladım. Berlin için gönderdiğimiz film orada kalmış. Orada Cannes'dan gelen bir ekip tesadüfen filmi izlemiş ve oraya taşıdı. Kariyerim öyle başladı. Bütün hayatım 15 gün içinde değişti. 'Hamam' beni bütün dünyaya tanıttı" diye konuştu.

ÖZPETEK'İN PİŞMANLIĞI

İkinci çektiği 'Harem Suare'nin haklarını satın almak için İtalya'da bir tiyatro ekibinin kendisine başvurduğunu belirten Özpetek, bunu kabul etmediğini söyledi. Grubun, adını 'Son Harem' yaparak oyunu sahnelediklerini dile getiren Özpetek, Serra Yılmaz'ın başrolünde olduğu tiyatro oyununun 15 yıldır kapalı gişe oynadığını anlattı. Özpetek, filmin haklarını vermediği için pişman olduğunu söyledi.

ŞEBNEM BOZOKLU ÖZPETEK'LE TANIŞMASINI ANLATTI

Söyleşiye katılan Şebnem Bozoklu da Ferzan Özpetek ile nasıl tanıştığını anlattı. Dönem dönem İstanbul'da oyuncular arasında Özpetek'in Türkiye'ye gelip film yapılacağı dedikodusunun yayıldığını dile getiren Bozoklu, "Biz de kim oynayacak diye merak ederiz. Herkesin hayalidir onun filminde oynamak. Bir gün telefonum çaldı. Özpetek'in saat 14.47'de görüşeceğini söylediler. Bana sabah kalktığımda ne yaptığımı sordu. Gündelik şeyler sordu, 40 dakika sonunda beni geçiştirdiğini düşündüm. Çağırdığı bütün arkadaşlarıma benzer sorular sormuş. Çağırmayacağını düşündüğüm bir anda beni ve arkadaşlarımı film için çağırdı" dedi.

'DENEME FİLMİ ÇEKMEM'

Ferzan Özpetek, oyuncu seçiminde deneme filmi çekmediğini, oyunculara gündelik şeyler sorduğunu söyledi. Özpetek, "Oyuncunun tavrından nasıl bir oyuncu olduğu anlaşılıyor, hiçbir zaman da yanılmadım. İçgüdüsel bir şey. Şebnem Bozoklu üstün bir oyuncu, Çiğdem Onat da öyle. Çalıştığım oyunculara aşık oluyorum. Biri ters bir şey söylese onlara düşman oluyorum. Beraber çalıştığım insanlar idol. Sette oyuncu sana heyecan veriyorsa yüzde 100 filmde izleyiciye heyecan verir" diye konuştu.

Ferzan Özpetek, Türkiye'nin doğusunda film yapmayı çok istediğini söyledi. Özpetek, "Yakın zamanda Diyarbakır'ı gezdim. İnsanı etkileyen yerler, o atmosfer ve o insanlar. Orada film yapmak istiyorum, belki bu son filmimden hemen sonra olur" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Salondan detay

Sanatçılardan detay

Genel görüntü

Ferzan Özpetek detay

Ferzan Özpetek konuşma

Şebnem Bozoklu konuşma

Salon detay

Haber-Kamera: Hasan DEMİRBAŞ - Emrah GÜL/ANTALYA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================================

11)ROL ALAN MÜLTECİLERİN HAYATINI DEĞİŞTİREN FİLM, ANTALYA'DA

ULUSLARARASI Antalya Film Festivali'nde yarışan filmlerden 'Kefernahum'daki oyuncuların tamamının mültecilerden seçildiği, bazı mültecilerin filmden sonra hayatlarının değiştiği kaydedildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 55'incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Film Festivali'nin yarışma filmi 'Kefernahum', sanatseverle buluştu. Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki mültecilerin hayatına odaklanan filmde, mülteciler rol aldı. Tamamı amatörlerden seçilen filmdeki oyuncuların performansı seyirciden tam not aldı.

AKM'deki gösterimin ardından filmin yapımcısı ve aynı zamanda yönetmen Nadine Labaki'nin eşi Khaled Mouzanar, izleyicilerin sorularını yanıtladı. Filmin adının İncil'de geçen 'Tanrı'nın lanetlediği şehir' anlamına geldiğini belirten Mouzanar, Ortadoğu'nun kötü bir süreçten geçtiğini ve kaos içinde bulunduğunu söyledi. Lübnan'da daha önce görmedikleri kadar yoksulluk ve sokak çocuğu gördüklerini belirten Mouzanar, 7 yıl önce eşinin hamileyken sokak çocukları ile ilgili film çekmeye karar verdiğini kaydetti.

FİLMİN MÜLTECİ KAHRAMANI NORVEÇ'E YERLEŞTİ

4 yılı bu bölgede geçirdiklerini belirten Khaled Mouzanar, sokak çocuklarının çoğunun suç kaydı olduğunu, yoksulluk içinde ve kimliklerinin bulunmadığını söyledi. Çocukların çoğunun bu nedenlerden dolayı cezaevine girdiğini belirten Mouzanar, "Bu süreç bizi çok etkiledi. 2 sene içinde yazdık. Filmin başrol oyuncusu 'Zain' Suriyeli bir mülteciydi, film sırasında kimliği yoktu. BM sayesinde kimliğini yeni aldı. Norveç'e yerleşti, okula başladı. Gerçek hayatlar filmin temel öğesi. Onu Lübnan sokaklarında bulduk" dedi.

KİMLİKLERİ YOK

Filmdeki, 1 yaşındaki siyahi Yonaas karakterinin kimliğinin bulunmadığını belirten Mouzanar, "Ailesinin de kimliği yoktu, filmi çekerken ailesini hapse attılar. Filmi çekerken bebek hastalandı, hastaneye götürmek durumunda kaldık. Kimliği olmadığı için çok zor muayene ettirdik. Filmi çekerken onu anne ve babasını cezaevinde görmesi için hapishaneye götürdük, bu sahneden çok etkilendik. Şimdi Kenya'da okula başladı" diye konuştu.

'FİLM TÜRKİYE'DE DAHA İYİ ANLAŞILACAKTIR'

Filmi kendilerinin finanse ettiğini belirten Mouzanar, "Öyle bir duruma düştük ki evimizi ipoteğe çıkardık, çocuğumuzun eğitim masrafını ödeyemez hale geldik. Nadine'nin bundan haberi olmadı. Ama bunlardan pişman değilim" dedi. Mouzanar, filmin Türkiye'de daha iyi anlaşılacağını belirterek, "Umarım bir gün mültecilerin sorunlarını çözmek için bir şeyler yaparız. Ben de hayatımın bir döneminde mülteciydim. Ülkemi savaşta terk etmek zorunda kaldım. Mültecileri çok iyi anlayabiliyorum" ifadelerini kullandı.

FİLM HAKKINDA

Nadine Labaki'nin hem yönettiği hem oynadığı son filmi 'Kefernahum', kendi ailesine karşı dava açan bir çocuk hakkındaki politik gelişmeleri odak noktasına alıyor. Labaki, aile olmak ve çocukların gözünden politik olaylara bakış atarken, neredeyse tamamı amatör olan oyuncularla da gerçeklik duygusunu derinden hissettirmeyi başarıyor. Film, Cannes Film Festivali'nden de önemli ödüllerle ayrılmıştı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Afiş detay

Salondan detay

Yapımcı Khaled Mouzanar detay

Khaled Mouzanar konuşması

Haber-Kamera: Hasan DEMİRBAŞ - Emrah GÜL/ANTALYA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================================

12)MDOB'DAN MUHTEŞEM SEZON AÇILIŞI

MERSİN Devlet Opera ve Balesi (MDOB), 2018-2019 sanat sezonunu muhteşem bir gösteri ile açarak, sanatseverlerden tam not aldı.

MDOB'un Kültür Merkezi Opera Sahnesi'ndeki sezon açılışı büyük ilgi gördü. 'Sahneden Yansımalar' etkinliği ile Pyotr İlyiç Çaykovski, Jacques Offenbach ve Giuseppe Verdi gibi dünyaca ünlü bestecilerin eserleri sahnelendi. Orkestra şefliğini Serdar Yalçın, rejisörlüğünü Kenan Korbek, koro şefliğini Anıl Aydın, koreografisini ise Serbülent Biçer ve Kürşat Kılıç'ın yaptığı gösteride, solist olarak MDOB Müdürü soprano Bengi İspir Özdülger, Işıl Azaz, Funda Uyanık, mezzo soprano Gülden Vurandemir, tenor Bülent Bezdüz, Hakan Bölükbaşı, bariton Andrei Yevtushenko, Faik Mansuroğlu, bas Hasan Berk ve Kıvanç Uğraşbul sahne aldı.

Bale sanatçılarının danslarıyla renk kattığı gösteride, balet Ozan Demirbaş, Tutkun Barın, Polen Gezmiş, Borak S. Cebeci ve Ketevan Chkhikvadze'de solist olarak dans etti.Gösteri, Perşembe günü saat 19.00'da ücretsiz olarak Mersin Üniversitesi Amfi Tiyatro'da yeniden sahnelenecek.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Kültür Merkezi bina girişi 

Binaya girenler 

Bina içindeki kalabalık 

Salondan genel ve detay

Eserden genel ve detay 

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=====================================

YORUMLAR


Almanya'ya Gidecek 50 Bin Türk İşçi İçin Kayıtlar Başladı Suriyeli Genç Kız, Çalıştığı Evdeki Para ve Altınları Alarak Sırra Kadem Bastı

Suudi Arabistan'dan Cemal Kaşıkçı Açıklaması: Konsoloslukta Çıkan Arbedede Öldü