2005 yılında henüz 34 yaşındayken akciğer kanseri yüzünden hayatını kaybeden Kazım Koyuncu'nun kardeşi Niyazi Koyuncu; ağabeyinin izinden gidiyor. Genç Koyuncu, 'Muço Pa' isimli albümünü piyasaya çıkarttı. Müziğe başlamasında ağabeyinin çok büyük etkisi olduğunu söyleyen ve ondan bahsederken gözleri dolan Koyuncu; ilk albümünün heyecanını paylaştı.
İlk albümünüzü çıkarttınız. Neler hissediyorsunuz?
Büyük bir heyecan var. Yıllardır üzerinde çalıştığım şarkıları insanlara ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyorum.
ALBÜM TÜRKİYE İÇİN
Ne kadar sürede bu albümü hazırladınız?
Bu albüm üzerine 2 yıldır çalışıyorum ama ondan önce de müzikle ilgili çalışmalar yapıyordum. Eskişehir'deki öğrencilik yıllarımda bir grubum vardı. Onlarla Eskişehir'de çalmadığım mekan kalmadı. Bu işin yeri İstanbul olduğu için, albüm hayalimizi burada gerçekleştirdik.
Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz?
Bu albümü sadece Karadeniz'e değil, tüm Türkiye'ye hitaben yaptım. Bu tınılar hepimiz için tanıdık. 'Muço Pa' diye bir şarkım var. Sözleri Lazca, rock'n roll bir şarkı. Türkçesini okuduğunuzda ne kadar evrensel olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Barlara Küstüm
Ne anlatmak istediniz o şarkıda?
'Muço pa' Lazca 'Ne yapayım, nasıl yapayım?' demek. Kötü dönemler geçiriyoruz. Ülkemizde savaş var, çok eğlenceli şarkı bestelemek mümkün değil. Bu şarkıyı İstanbul'a ilk geldiğimiz 2009'da yazdım. Sokak müziği yaparak para kazanıyorduk. Barlara küsmüştüm, sokakta müzik yapıyordum.
Neden küstünüz barlara?
Sahnedeyken izleyicilerin şarkı istemesi beni çok yordu. Bar müziği yapıyorsan bunu yapmak zorundasın ama ben kendimle çelişiyordum.
Müzik yapmak için zor yolları seçmişsiniz..
En güzel yol, zor yoldur. Hiçbir yere hazır gelmek gibi bir derdim olmadı. Eskişehir'i de o yüzden seçtim. Öğrenci şehri, orada kendimi buldum. 4 sene okudum ama mezun olamadım.
Neden? Hem müzik, hem okul olmuyor. Ben 3 üniversiteden terkim. Müzik düzgün hayat yaşayacak olanın işi değildir. Okul, ailemi mutlu etmek için yaptığım bir eylemdi. Babam benden diploma bekliyordu, keşke verebilseydim.
Albümünüzü ailenize gönderdiniz mi?
Gönderdim. Çok mutlu oldular. Okulu bitirsem bu kadar mutlu olacaklarını düşünmüyorum. Müzik, diploma gibi kenara atılacak bir şey değil. Onlar bu şarkıları dinleyip eşlik edecekler. Ailem benim için endişeleniyordu; parasız kalıp da sağlığımı kaybedeceğim diye.
İçinize müzik aşkının düşmesinde abinizin etkisi, katkısı oldu mu?
Oldu tabii ki. Abimin Denizin Çocukları diye bir grubu vardı. O dönemde 10 yaşındaydım, abimin yaptığı müziği dinliyordum. O şarkıları yeğenimle birlikte kasetlere söyleyip kaydediyorduk. İçimdeki müzik aşkının tek kaynağı kesinlikle abim. Milyonların sevdiği Kazım Koyuncu'nun kardeşiyim, o müziklerle büyüdüm ve yaşadığım şeyi aktarıyorum.
İKİMİZ FARKLIYIZ
Kazım Koyuncu'nun kardeşi olmak, bir misyon yüklüyor mu üzerinize?
Yüklüyor; çünkü abim çok onurlu, kimseye taviz vermeyen biriydi. Ben müzik yapsam da yapmasam da ona yakışır bir insan olmak zorundayım. Ona yaklaşmak gibi bir hedefim de yok. Kıyaslamaları sağlıklı bulmuyorum. Herkesin duygusu farklıdır. Onun yaşanmışlığıyla benimkiler çok farklı. İkimiz de ayrı bireyleriz.
Onun hayranlarını da kazandığınızı düşünüyor musunuz?
Bilmiyorum ama onu sevenler de bana sahip çıkıyor. "Niyazi Koyuncu bizim teselli ikramiyemiz" diye mesaj atıyorlar bana. (Gülüyor) İyi mi, kötü mü bilmiyorum ama hoşuma gitti; teselli ikramiyesi olmak.
#Sayfa#
ABİM ÇOK SAMİMİYDİ
Kazım Koyuncu'nun şarkıları sadece Karadeniz'de değil, tüm Türkiye'de çok dinleniyor. Sizce neden?
Çok samimiydi. Bu da müziğine yansıdı. Ölümünün üzerinden yedi yıl geçti; hala dinleniyor olması da bana gurur verici.
'Hayde' şarkısı 'Av Mevsimi' filminde Cem Yılmaz'ın söylediği türkü olarak anılıyor. Bundan rahatsızlık duyuyor musunuz?
Hayır, Cem Yılmaz çok güzel bir insan. 'Hayde' Anonim bir şarkı olmasına rağmen, arayıp filmde kullanmak istediklerini söyledi. Bu yapılan güzel bir jestti.
YAŞAMIMIZI YOK EDİYORLAR
30 Eylül'de kansere karşı pedal çeviriyoruz; etkinliğimiz var. Akustik gitarlarla sahne alıp şarkı söyleyeceğiz. İstanbul'dan Artvin'e bisikletle gidilecek. Çernobil unutulmamalı. Her ailede bir kanser hastası var. Tüm bu gerçeklere rağmen oralara hidroelektrik santralleri kurup yaşamamızı yok ediyorlar. Derdim sadece şarkı söylemek değil daha yaşanır bir hayat sunmak.
Ailem zor günler geçirdi. Hiçbir zaman, hiçbir şeyin kolayını istemedi.
Cavit Koyuncu gibi onurlu bir adamın çocuklarıyız biz. Babam solcu sosyalist bir berberdi. Herkes bilir, öyle gelirdi. Dolu bir insandı. Biz evlatlarına da bunu aşıladı.
Biz 6 kardeşiz; 5 erkek, bir kız. Babam da müziğe ilgili biriymiş. Çok küçükken kemençe çalmış ama yoksulluktan dolayı çalışmak zorunda kalmış. Öyle olmasaydı belki de bugün babam çok büyük bir kemençe müzisyeni olabilirdi.
DİPLOMA ALAMADIĞIM İÇİN PİŞMANIM
Okulunuzu bitirmediğiniz için pişmanlık duydunuz mu?
Tabii ki. Ailem, henüz diploma görmedi çocuklarından. Kazım Abim de okulu bırakmıştı. O yüzden benden çok umutlulardı. "Ben ilk olayım" dedim ama dayanamadım sıkıldım.
Aileniz ne dedi bu duruma?
Kızmadılar, anlayışla karşıladılar. Babam "Okul nasıl?" diye sormayacağım dedi; hala da sormuyor. Bu röportajdan sonra sorabilir.
Sabah : http://www.sabah.com.tr
Son Dakika › Magazin › Teselli İkramiyesi Olmak Hoşuma Gitti - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.