Anayasa Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
"idarenin eylemi ya da sorumlu olduğu sebepten kaynaklanan, vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemelerinin bakacağı" hükmünü iptal ederek, görev yerinin Danıştay ya da askeri ilgilendirmesi halinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi olduğuna işaret etti.
Anayasa Mahkemesi'nin, CHP'nin açtığı davada verdiği iptal kararının gerekçesi Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMUK) 3. maddesinin,
"Her türlü idari eylem ve işlemlerle idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemeleri bakar. İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalarda dahi bu hüküm uygulanır. 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri saklıdır" şeklinde düzenlendiği anımsatıldı.
Anayasa'da adli ve idari yargı ayrımına gidildiği, idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay'ın yetkili kılındığı anlatılan kararda, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargının, özel hukuk alanına giren konularda adli yargının görevli olduğu kaydedildi.
Kararda, HMUK'un 3. maddesine göre, sadece kişinin vücut bütünlüğüne verilen maddi zararlarla buna bağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmininin kapsama alındığı ve bu tazminat davalarına bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği belirtildi. Aynı idari eylem ve işlemlerle idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden kaynaklanan zararlar kapsama alınmadığından, sorumluluk sebebi aynı olsa da bu zararların tazmini davalarının idari yargıda görülmeye devam edeceğine dikkat çekilen kararda, bu durumda, idarenin aynı yapı içinde aldığı kararın bir bölümünün idari yargıda, bir bölümünün adli yargıda görülmesinin yargılamanın bütünlüğünü bozacağı vurgulandı. Kararda, iki ayrı yargı kolunda görülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğun kapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğü konularında farklı sonuçlara ulaşılabileceği de ifade edildi.
-"Askeri yargının da görevi"-
Yüksek Mahkeme, HMUK'un söz konusu düzenlemesini Anayasa'nın 157. maddesi yönünden de inceledi.
Anayasa'nın 157. maddesinin birinci fıkrasında, "Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz" şeklinde düzenlendiği anımsatılan kararda, askerleri ilgilendiren ya da askeri hizmete ilişkin eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların da adli yargının değil, askeri idari yargının görev alanına girdiği belirtildi.
Kararda, "Vücut bütünlüğünün kısmen ya da tamamen yitirilmesine yol açan eylem veya işlem, bir askeri hizmete ilişkin olsa ve bir asker kişiyi ilgilendirse bile, bundan kaynaklanan uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinin görev alanı kapsamına alınmaktadır. Asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olan eylemlerden ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların kanunla adli yargının görev alanına sokulması Anayasa'nın 157. maddesine de aykırılık oluşturur" denildi.
Görevli yargı yeriyle ilgili yasa hükmünü iptal eden mahkeme, aynı maddenin
"İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalarda dahi bu hüküm uygulanır. 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri saklıdır" hükümlerini de uygulanma olanağı kalmadığından iptal etti.
- ANKARA
Son Dakika › Politika › Anayasa Mahkemesi Kararı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.