
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Demokratikleşme paketimiz sizlere ilk açıklama yaptığım zaman yüzde 70'leri bulan bir takdir görmüştü. Bu oranın daha da üstüne çıktığımızı söyleyebilirim hem dış basın noktasında hem de içerideki kamuoyu noktasında" dedi.
Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir soru üzerine, Siyasi Partiler Kanunu'nun il, ilçe, belde teşkilatlarının kuruluşu, propaganda gibi konulara ilişkin genel esasları düzenlediğini belirten Arınç, bunların dışındaki iç düzenlemelerin her partinin kendine ait olduğunu anlattı.
Demokratikleşme paketiyle genel esaslar noktasında siyasi partilere üyelikleri kolaylaştırdıklarını, her partinin daha çok sayıda üye kaydedebilmesi imkanını getirdiklerini anımsatan Arınç, şöyle devam etti:
"Çünkü bizim inandığımız bir gerçek var. Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları siyasi partilerdir, siyasi partiler güçlenirse siyaset de güçlenir. Dolayısıyla siyasetin güçlü olduğu bir ülkede de demokrasi güçlenir. Bugüne kadar ki kısıtlamaları kaldırıyoruz. Yoksa ön seçim yapacak mı, yapmayacak mı, kontenjanı hangi ilde kullanacak, Sarıgül'ü alacak mı, almayacak mı? Herhalde bunlara ait bir yasal düzenleme yapacak halimiz yok. Güller çeşit çeşit biliyorsunuz. Onlar kendi partilerinin iç düzenlemeleridir. Parti Meclisi nasıl karar alır, önceden mi girer, sonradan mı müracaat eder? Bunlar herkes kendisi, tabii yargı yolu açık olanlar da vardır, bir şekilde ortaya koyabileceklerdir. Emin olunuz ki bu demokratikleşme paketimiz sizlere ilk açıklama yaptığım zaman yüzde 70'leri bulan bir takdir görmüştü. Bu oranın daha da üstüne çıktığımızı söyleyebilirim hem dış basın noktasında hem de içerideki kamuoyu noktasında.
Bir partinin grup başkanvekili, her zaman çokça konuşan birisi, 'nereden ölçebildi bu kadar şeyi, 7 saatte nereden buldu bu neticeyi' demişti. Unutmayın Türkiye'de seçim sonuçları bile sandıklar açıldıktan 3 saat sonra neredeyse belli oluyor. Zaman tünelinde kalmış arkadaşlarımız var. Biz Türkiye'nin her bölgesindeki ajanslar vasıtasıyla kimin ne düşündüğünü, paket karşısındaki tepkilerinin olumlu mu olumsuz mu olduğunu çok şükür. Bakanlar kurulu toplantısından sonra bile bilebilecek bir noktadaydık."
-"Bu kadar konuşması boşa gitti"-
"Bugün 1 Ocak tarihini açıklamakla aslında Oktay Bey'e çok büyük bir kötülük yaptık. Bu kadar konuşması boşa gitti" diyen Arınç, "Onu sevindiremediğimiz için aslında biz de sevinçliyiz. Yani bu arkadaşımızın ne olur bundan sonra daha ciddi şeyler konuşması, daha dirayetli olması partisi adına partisine daha çok puan kazandırması lazım. Ne kadar boş konuşuluyor. Ne kadar hafife alınan, yalanlarla dolanlarla birtakım suçlamalarla siyasi partilerin önünde gelen insanlara hakaret edilebiliyor. Doğrusu bir partiye yakışmıyor bu düşünceler. İşte kıyakçı olan ayakçı olurmuş, bilmem neymiş, bu argo, bir siyasetçinin kullanabileceği tabirler değil" ifadesini kullandı.
AK Parti'nin 11 senede 3 milletvekili, 2 mahalli seçim, 2 referandum olmak üzere 7 sınavdan başarıyla çıktığını dile getiren Arınç, şu andaki anketlerin yüzde 50'nin üstünü gösterdiğini söyledi.
Siyasetin bir iddia işi olduğunu belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir partinin başında yıllarca bulunmak maharet değil, yıllarca bulunup partisini başarıdan başarıya götürmektir. Bir siyasi partiye 'bu önümüzdeki mahalli seçimlerde size yüzde 20 hedefini veriyoruz, yüzde 20'ye ulaşamazsanız siyasetten ayrılır mısınız' diye sormak bence ciddi bir iştir. 'Biz AK Parti'yi bile geçtik, bizim oylarımız aslında yüzde 50'yi buldu' diyen birisine, bırak yüzde 50'yi kardeşim, yüzde 30'u kendine hedef al ama yüzde 30'u başaramazsam ben de siyasete veda edeceğim demek bir iddia işidir. Bizim Başbakanımız, yani Türkiye'nin Başbakanı, AK Parti'nin Genel Başkanı her seçimde 'ikinci olursam siyaseti bırakırım' diyor ve işte 3 dönemle kendisini sınırlayan bir parti ki başka bir örneği de yok. Neredeyse 80 yaşına gelmiş hala Meclis'in içinde kalmaya çalışan siyasetçiler partilerini başarıya götüremiyorlar. Tek başlarına bunu bir meslek haline getirmişler. Hatta 'ben buradan çıkarsam dışarıda ne yaparım' endişesi içindeler. En başarılı olduğu zamanda bana 'Allahaısmarladık' diyebilen, 'ben yol kesici değilim arkamdan daha güçlü, daha başarılı siyasetçiler gelecek' diyen bir partinin genel başkanı, hükümet sözcüsü vesairesi varken diğerlerine yüzde 20, yüzde 30'luk hedefler veriyoruz bana mısın demiyorlar. Çıkarttıkları sözcüler de küçük, basit, küçültücü sözlerle adeta şov yapıyorlar. Milleti kendilerine güldürüyorlar, ciddi olamıyorlar."
Mahalli seçimlerin yaklaştığını anımsatan Arınç, "Mahalli seçim Türkiye için çok önemli. Peki nedir iddianız. Ne Yapacaksınız, başarı veya başarısızlık oranı nedir? Bunları konuşmayacak mı bir siyasetçi, böyle bir hedef koymayacak mı? En güçlü oldukları zaman, 11 senedir kendilerine göre yıprandı dedikleri hükümettir. Böyle bir hükümet yıpranmışsa sen ne güne duruyorsun? O zaman elini çabuk tut, kendini halka sevdir, iyi bir ilişki kur, iyi bir kampanya yürüt, yüzde 20'yi, yüzde 30'u aş ama her şeye rağmen millet sana bunu bile vermiyorsa boşuna oturma orada söylediğimiz budur" değerlendirmesini yaptı.
-"Sonunda hukukun dediği olacaktır"-
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) arazisinden geçen yol çalışmasıyla ilgili tartışmaların sürdüğü, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in açıklamalarda bulunduğu belirtilerek değerlendirmesi sorulan Arınç, "Belediye Başkanı ne diyorsa onu diyor. Eleştirenler olabilecektir, beğenenler olacaktır, beğenmeyenler olacaktır. Demek ki faaliyet Ankara Büyükşehir Belediyesine ait bir faaliyettir. Onun faaliyetlerini onaylayıp onaylamamak için benim bir şey söylememe gerek yok. Melih Gökçek Büyükşehir Belediye Başkanı, ODTÜ'nün Rektörü, buna taraf olduğunu iddia edenler elbette bir şey söyleyecektir ama sonunda hukukun dediği olacaktır" yanıtını verdi.
Arınç, şunları kaydetti:
"Böyle bir yolun yapılmasına ihtiyaç varsa yolun yapılması sırasında da ağaçlar ve ODTÜ ormanı zarar görmeyecekse, 5'i giderken 15'i gelecekse millet burada Ankara Büyükşehir Belediyesini haklı görür. Orada Parlamento'da hiç işe yaramayanların biraz fidan dikmeye çalışması şova yönelik gösterilerdir. Millet bunun karşılığını da verir. Orada hukuk ne diyorsa ihtiyaç neyse geçmişte yapılan ODTÜ Rektörlüğü ile belediyeler arasındaki Bayındırlık Bakanlığı arasındaki ilişkiler neyi getirmişse ve itiraz görmemişse bugün onlar yapılacaktır. Şahsi davranışları söz konusu etmiyorum, bunlar beğenilir veya beğenilmez ama işin aslında oradan geçmesi gereken bir yol var. O yolun ne şekilde zarar vermeden geçebileceği konusunda da Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın da Ankara Büyükşehir Belediyemizin de Orta Doğu Teknik Üniveristesi Rektörlüğüne sunduğu bir proje var. Kabul edilmiş bir proje var ama onun üzerine yeniden Gezi benzeri olaylar çıkarmaya yönelik birtakım gayretler var. Sanıyorum en kısa sürede bu iş doğru bir şekilde çözümlenecektir."
- Ankara
Son Dakika › Politika › Bakanlar Kurulu Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.