Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Avrupa Birliği içerisinde Türkiye'nin bu büyümesini faydaya çevirmek yerine, önüne engeller çıkarmayı tercih eden bir kesim olduğunu da görüyoruz, biliyoruz. Ancak kimlerin gerçekte AB'ye yük olduğu ya da olmaya başladığı artık açıkça ortaya çıkmaya başladı. Biz önümüze çıkarılan tüm yapay engellere rağmen yürüyüşümüze devam ediyoruz. Avrupa Birliği Türkiye'nin bu birikiminden istifade etmek isterse biz buna her zaman hazırız" dedi.
Erdoğan, Finlandiya, İsveç ve Polonya'yı kapsayan Avrupa ziyaretinin ilk durağı Finlandiya'da, Türk-Fin İş Forumu'nda, iki ülke iş adamlarına hitap etti.
Forumun özellikle üçüncü ülkelerde işbirliği imkanlarının araştırılması bakımından önemli bir araç olduğuna inandığını dile getiren Erdoğan, "Bizler de hükümetler olarak, elbette bu yöndeki çabalarınızı destekleyecek teşvik edeceğiz" dedi.
Salonda Türkiye'de bulunan Finlandiyalı iş adamlarının da bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, Türkiye'de bu iş adamlarıyla anlamlı yatırımlar yaptıklarını söyledi. Erdoğan, "Ticaret hacmini yükseltecek olan siz değerli iş adamlarımızla birlikte inanıyorum ki bizler, önünüzdeki pürüzleri temizleyecek ve sizler de o yoldan rahatlıkla ilerleyeceksiniz. Ben bu konuda sizlere güveniyorum, destek kararımızı bir kez daha vurguluyorum" diye konuştu.
-"Disiplinden ve para politikalarından asla taviz vermiyoruz"
Erdoğan, Türkiye'nin küresel kriz karşısında gösterdiği sağlam ve güçlü duruş sayesinde ekonomik ve sosyal gelişmesini yüksek bir tempoyla devam ettirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küresel kriz döneminde Avrupa'dakiler dahil bir çok ülke IMF ile stand-by anlaşması yaparken, Türkiye olarak biz tam tersine IMF'ye olan borcumuzu 14 Mayıs'ta kapattık. 10 yıl önce IMF'ye olan borcumuz 23,5 milyar dolar seviyesindeyken, mayıs ayı itibarıyla bu borcumuzu tamamen sıfırlamış durumdayız. Artık bizim IMF'ye borcumuz yok. Şimdi IMF'yle anlaşma yaptık ve yaptığımız anlaşmaya göre de biz IMF'e 5 milyar dolar borç verme durumundayız, istediği zaman IMF bizden bu borcu tahsil edebilecek. Böyle bir noktaya geldik. Tabii ki bunları gerçekleştirirken mali disiplinden ve para politikalarından asla taviz vermiyoruz. Türkiye'yi istikrarla, güvenle geleceğe taşıyor, sağlam adımlarla ilerliyoruz. Avrupa'daki vizyon sahibi lider dostlarımız Türkiye'nin bu istikrarlı büyüyüşünü görüyor ve ciddi anlamda da destek oluyorlar."
-"Yapay engellere rağmen yürüyüşümüze devam ediyoruz"
Göreve geldikleri dönemde Merkez Bankası döviz rezervinin 27,5 milyar dolar olduğunu, şimdi ise 134 milyara yükseldiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tabii ki bunlar ekonomide bizim çok daha istikrarlı bir şekilde rahat adım atmamızı da sağlıyor. Buna rağmen Avrupa Birliği'yle ilişkilerimizi maalesef arzu ettiğimiz hızda ilerletemiyoruz. Bu vesileyle ülkemizin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde Finli dostlarımızın en başından bu yana sergilediği ilkeli desteğe bir kez daha hepinizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum.
Avrupa Birliği içerisinde Türkiye'nin bu büyümesini faydaya çevirmek yerine, önüne engeller çıkarmayı tercih eden bir kesim olduğunu da görüyoruz, biliyoruz. Ancak kimlerin gerçekte AB'ye yük olduğu ya da olmaya başladığı artık açıkça ortaya çıkmaya başladı. Biz önümüze çıkarılan tüm yapay engellere rağmen yürüyüşümüze devam ediyoruz. Avrupa Birliği Türkiye'nin bu birikiminden istifade etmek isterse biz buna her zaman hazırız."
Erdoğan, dinamik bir ekonomiye sahip olan Türkiye'nin zengin tabi kaynakları, coğrafi konumu ve eğitimli iş gücüyle uluslararası yatırımcılara geniş imkanlar sunduğunu bildirdi. Türkiye ekonomisinin gösterdiği ekonomik performansın, ülkedeki yatırım ortamını olumlu yönde etkilediğini anlatan Erdoğan, "Ülkemizi biz şu anda 6 ya böldük. Bu bir teşvik politikasıdır ve bu teşvik politikasında özellikle 6. 5. 4. bölgelerde arazi tahsisinden, arsa tahsisinden tutunuz, vergi muafiyetlerine varıncaya kadar, ucuz enerjiye varıncaya kadar her türlü destekleri verir noktaya geldik ki bu yatırımlar olsun" değerlendirmesinde bulundu.
Stratejik yatırımlar noktasında da yine birinci ve ikinci bölgelerde de bu tür destekleri sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Uluslararası küresel sermaye gelsin buralarda bu yatırımlarını rahatlıkla yapabilsin. Fin firmalarının ülkemize özellikle enerji, çevre, ormancılık ve bilişim teknolojileri alanlarında yatırım yapması ekonomik ve ticari ilişkilerimizin daha ileri bir noktaya ulaşmasına inanıyorum ki önemli katkıda bulunacaktır" diye konuştu.
-"Londra'yı Pekin'e bağladık"
Marmaray'la çok önemli bir deneyim geçirdiklerini dile getiren Erdoğan, "Yaklaşık 14 kilometrelik, denizin altından bu tünelle biliyorsunuz, Londra'yı Pekin'e bağladık. Asya ve Avrupa kıtasını birbirine bağlaması anlamında bu proje tabii gerçekten asrın projesiydi. Aslında bunun geçmişi 153 yıllık bir proje" diye konuştu.
Finlandiya'nın da yeni hazırlıkları olduğunu, Cumhurbaşkanı, Parlamento Başkanı ve Belediye Başkanıyla yaptığı görüşmelerde bu tür hedeflerinin olduğunu kendilerinin söylediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizler Türkiye olarak bu konuda da her türlü işbirliğine varız. Her türle elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Bildiğiniz gibi inşaat sektöründe Türkiye, Çin'den sonra dünyada 2. sıraya yerleşmiş olan bir ülkedir. Ciddi bir deneyimimiz var, tecrübemiz var. Dolayısıyla bu tecrübemizi seve seve Finli dostlarımızla paylaşmaya hazırız. Gerek Ekonomi Bakanımız gerek Yatırım destek Ajansı'mız Türkiye'de yapılacak yatırımlar noktasında gerekse Finlandiya'da yapılacak yatırımlar noktasında sizlere yardımcı olmaya hazırdır. Türkiye'de yapacağımız veya yapacağınız yatırımların, Balkanlara özellikle de Asya ve Ortadoğu'ya erişimde sizlere çok büyük katkılar sağlayacağını vurgulamak isterim."
-"Birbirimize yakınız"
Başbakan Erdoğan, Ankara'dan Helsinki'nin 2 saat 55 dakika sürdüğünü belirterek, "Bu kadar birbirimize yakınız. Eğer olayı İstanbul olarak düşünürsek ortalama 2,5 saat. Bu kadar yakınız. Yani bir hafta sonunu rahatlıkla İstanbul'da veya ülkemizin herhangi bir vilayetinde geçirmek zor bir iş değil. Çok rahat. Bu gerek Finli dostlarımız gerekse Türkiye'deki vatandaşlarım için rahat adımların atılmasına fırsat veriyor. AB üyesi ülkelerin hepsi için ortalama bu 3 saattir. Bu kadar yakınız. Onun için değişen çehresi ile büyüyen ekonomisi ve standartları yükselen demokrasisi ile Türkiye inanıyorum ki sizler için büyük fırsatlar sunuyor. Bunları değerlendirmenizi de doğrusu umuyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin G-20 ülkeleri içerisinde yerini aldığına işaret eden Erdoğan, "Oradaki çalışmalarla yoğun bir şekilde hizmete devam ediyoruz. ve 2015'te de G-20'ye ev sahipliği yapacağız. Şimdi önümüzde Avusturalya'nın ev sahipliği var. Ardından Türkiye'nin ev sahipliği geliyor. Dolayısıyla bu çalışmalarımızla dünya ekonomisinde de dünyanın diğer sosyal meselelerinde de nereden nereye geldik, nereye gidiyoruz. Bunları değerlendirme fırsatımız, imkanımız olacak. Şu anda dünyada en büyük 17. ekonomi ve Avrupa'da 6. en büyük ekonomi olması hasebiyle Türkiye'nin konumu ortada, bellidir" diye konuştu.
Erdoğan, ziyaretine eşlik eden her iki bakanın geniş katılımlı iş forumuna ilişkin attıkları adımlar ile Türkiye ve Finlandiya tarafından sınırlı katılımlı CEO toplantılarını çok önemsediğinin altını çizerek, bunun takibinin çok önemli olduğunu, atılan ilk adımdan çok bunun devam etmesinin isabetli olacağına vurgu yaptı. Erdoğan, özellikle THY'nin Helsinki'ye olan seferlerinin daha da artırılmasının mümkün olduğunu ve çok ciddi adımlar atılabileceğini ifade ederek, "Türkiye'nin şu andaki havayolu taşımacılığındaki yeri hakikaten dünyada saygın, bu noktada az önce değerli dostumun da ifade ettiği gibi her türlü imkanları ile yolcularını rahatlatacak bir noktaya geldi" dedi.
Rovio firmasını gezdiklerini ve brifing aldıklarını anlatan Erdoğan, "Kendilerine teşekkür ediyorum. Burada da ortak bazı adımlar atmamız mümkün. Helsinki Üniversitesi ile bizim üniversitelerimizden birisi ile ortak bazı adımlar atmalarını sağlamak için döner dönmez, ben de ilgili bakan arkadaşlarıma talimatı vereceğim. Tabi hayat boyu eğitim, doğumdan ölüme kadar, bizim de medeniyet değerlerimizin içerisinde yer alan bir ilke. Bunu hakikaten başarmamız lazım ve bunun önünü açmamız lazım. İlim, bilgi asla sınır tanımaz, tanımamalıdır. Bunun önünü açarak buradaki dayanışmayı çok daha ileri standartlara taşımamız gerekiyor diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasının sonunda emeği geçenleri tebrik etti.
- Ankara
Son Dakika › Politika › Başbakan Erdoğan, Finlandiya'da - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.