Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün ülkemizde örgütlenme modeli batıya dayansa dahi ilhamını tarihimizden ve medeniyetinden alan bir sendika anlayışına ihtiyacımız olduğuna inanıyorum" dedi.
Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Hak-İş tarafından ATO Congresium'da düzenlenen "5. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Ahilik Teşkilatı'nın çok özgün ve önemli bir kurum olduğunu, aynı şekilde vakıf müessesesinin de bir yönüyle emeğin korunması işlevine sahip bulunduğunu söyledi.
Tarihimizde emek bakımından ustayla çırak, işveren ile işçi arasında bir ayrıma gidilmediğini ifade eden Erdoğan, hepsinin de alın teri, katkısı, mahareti ölçüsünde aynı sistemin içinde karşılıklı saygı, sevgi ve hakkaniyet temeline dayalı olarak yer aldığını belirtti.
Dünyadaki sendikal mücadelenin tarihine bakıldığında ise sistemin tam tersine şiddetli bir çıkar çatışması üzerine kurulduğunu gördüğünü vurgulayan Erdoğan, "Sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan ağır çalışma şartları, ortada düzenleyici kurullar ve kurumlar olmadığı için işçileri haklarını aramak amacıyla örgütlenmeye yöneltmiştir. Zorlu ve kanlı bir sürecin sonunda ancak 1. Dünya Savaşı sonrasında bu mücadelenin etkin sonuçları görülmeye başlandı. Daha sonraki yıllarda da sendikal mücadeleler ekonomik krizler ve savaşlardan olumsuz etkilenmeye devam etti. Bugün ülkemizde örgütlenme modeli batıya dayansa dahi ilhamını tarihimizden ve medeniyetinden alan bir sendika anlayışına ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Çalışma hayatında kadınların emeklerinin korunması bakımından bu yaklaşım çok önemli" diye konuştu.
Nüfusunun yüzde 92'sinin il ve ilçe merkezlerinde yaşadığı bugünkü Türkiye'nin, nüfusunun yüzde 70'inin köylerde yaşadığı dünkü Türkiye'den farklı olduğunu bildiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Şehirlerde yaşama oranının artmasıyla birlikte kadınların toplumsal hayattaki rollerinde meydana gelen değişimin elbette farkındayız. Bu durum kadının istismar edilmesine, sömürülmesine, ötekileştirilmesine müsamaha göstereceğimiz anlamına asla gelmiyor. Bunun için özellikle geçtiğimiz 14 yılda çalışanların, özellikle de kadınların haklarını korumaya yönelik çok önemli adımları hayata geçirdik. Anayasadan başlayarak yasalardaki yönetmelikleri düzenlemeleri baştan sona elden geçirerek kadınların haklarını gözeten yeni bir mevzuat altyapısı oluşturduk. Bu daha önceleri yoktu. 2004 ve 2010 yıllarından anayasa değişikliklerinde kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olduklarını bu amaçla alınacak tedbirleri eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamayacağına dair hükümlere yer verdik. 'Eşit işe eşit ücret' dedik ve bunu uygulamaya biz koyduk. Medeni kanunda, iş, ceza, gelir vergisi, belediyeler ve işsizlik sigortası kanununda kadınların haklarını koruyacak özel düzenlemeler yaptık."
Erdoğan, 2010 yılında başbakanlığı döneminde kadın istihdamının artırılmasına yönelik genelge yayımladığını anımsatarak, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 2012 yılında Mecliste kabul edilerek yürürlüğe girdiğini bildirdi.
Erdoğan, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun da 2009 yılında TBMM bünyesinde faaliyete başladığını, geçtiğimiz dönemde en büyük mesafeyi kız çocuklarının okullaşma oranlarının artırılmasında katettiklerine inandığını dile getirdi.
"Haydi Kızlar Okula" kampanyası
Eşi Emine Erdoğan ile "Haydi Kızlar Okula" kampanyasını başlattıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
" Güneydoğu Anadolu'da kızlarımız okullara gönderilmiyordu ve bu konuda eşimin başına çektiği bir çalışma başlattık. 2002 yılında ilkokul ve ortaokulda yüzde 87 olan kız çocuğu okullaşma oranı geçtiğimiz yıl yüzde 96 seviyesine yükseldi. Bu oran lise düzeyinde de yüzde 45'ten yüzde 79 düzeyine çıktı. Şartlı eğitim yardımıyla maddi imkansızlıktan dolayı hiçbir ailenin çocuklarını özellikle de kız çocuklarını eğitimden mahrum bırakmasına izin vermedik. 2004 yılında kadın istihdamı yüzde 20 düzeyindeydi. 2014 yılı sonunda bu oran yüzde 30'u geçti. Veriler güncellendiğinde bu oranın üçte birlik düzeye ulaştığını göreceğimizi inanıyorum. Bu gelişmeler kadın istihdamı konusunda uygulamaya geçirilen teşviklerin sonuç vermeye başladığını gösteriyor. Benzer gelişmeyi kadınların siyasete katılımların da da görüyoruz. 1 Kasım seçimleri ile oluşan Mecliste kadın oranı 81 milletvekili ile yüzde 15'e yakındır. 2002 Meclisinde bu oran yüzde 4,5 bile değildi."
Erdoğan, daha önce Hak-İş Kadın Komitesi Başkanlığını yapan Jülide Sarıeroğlu'nun şu an Meclis'te Ankara Milletvekili olarak yer aldığını, bugün hükümette iki kadın bakanın bulunduğunu vurguladı.
İl düzeyinde 4 başkanın olduğu belediyelerde henüz arzu edilen yere ulaşamamakla birlikte ümit verici gelişmelerin yaşandığını gördüklerini ifade eden Erdoğan, "Üniversitelerde kadın öğretim elemanı oranı yüzde 43 ile oldukça ileri düzeyde. Kamu kurumlarında istihdam edilen kadın oranı ise yüzde 37'yi buldu. Bir kadın müsteşar yardımcısı, iki kadın vali, 32 kadın büyükelçi var. Zaman içinde buralarda da ilerleme sağlanacağını düşünüyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesi konusunda da çok yönlü ve etkili tedbirler hayata geçirildiğini, bu konuda yürütülen kampanyalara "kadına şiddet insanlığı ihanettir" diyerek şahsen eşinin ve kendisinin de katıldığını, bundan sonra da bir insan olarak haklarını koruma mücadelelerinde kadınların yanında yer alacağını ifade etti.
(Sürecek)
Son Dakika › Politika › Hak-İş 5. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.