Sinan Balcıkoca - Eskişehir'de 2008 yılında aldığı mobilyanın taksitini ödeyemediği için evindeki eşyaları haczedilen ve aynı borç nedeniyle eşi ve kendisine 3 ay hapis cezası verilen çift, şeker ve guatr hastası 3 yaşındaki kızlarının sokakta kalmaması için yardım bekliyor.
Ertuğrulgazi Mahallesi'nde tek katlı sobalı bir evde yaşayan Aşkın Durgun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2008 yılında bir mobilya mağazasından 3 bin lira değerinde eşya aldığını söyledi.
Borcunu taksitlerle öderken eşinin doğum yaptığını ve dünyaya gelen kızı İlayda'nın da şeker hastası olduğunun anlaşıldığını belirten Durgun, tüm bu sebeplerden dolayı borcu ödemeyi unuttuğunu anlattı.
Durgun, eşinin terzi yardımcısı olarak çalışmasına ve kendisinin de bir inşaatta bekçi olarak görev yapmasına karşın yeteri kadar gelirleri olmadığı için borcu ödeyemediklerini belirterek, şöyle konuştu:
"Toplam 1600 lira borcum kalmıştı. Geçen yıl eve haciz geldi. Eşimden borcun peşin ödenmesini istemişler. Eşim ise 100 lira taksitle ödemeyi teklif etmiş. Daha sonra kendisine, faiziyle birlikte 4 bin 500 liralık borca tekrar imza attırmışlar. Fakat eşim neye imza attığının sonradan fark etmiş. Aynı zamanda da evdeki eşyaları götürdüler. O sırada ben de kaza geçirdim bacağım kırıldı 6 ay çalışmadım. Daha sonra avukatla konuşmaya gittim. 'Borcu peşin ödersen 2 bin 500 liraya düşürürüz' dedi. Ben de eşimin hapse girmemesi, çocuğumun da ortada kalmaması için 'tamam' dedim ve sözleşme imzaladık. Ama imkanlar elvermediği için ödeyemedim. Daha sonra mahkeme süreci başladı. Kasım ayında eşimle bana 'taahhüde ihlal' durumundan 3 ay hapis cezası verildi."
-"Kentin ileri gelenlerinden destek istiyoruz"-
Şeker hastası kızı İlayda'nın son bir yıldan beri guatr hastası olduğunun anlaşıldığını dile getiren Durgun, şöyle devam etti:
"Evimiz zaten boşaldı, eşyalar umurumuzda değil ancak şu anda ikimiz de cezaevine giremeyiz. Eşimin ve benim ailelerimiz hayatta değil, kimsemiz yok, bu borcu ödeyecek durumumuz da yok. Bu konuda kentin ileri gelenlerinden destek istiyoruz. Hasta kızımızın bizimle birlikte hapse girmesini istemiyoruz. Eğer ben girersem bu aileye kim bakacak. Eşim ve ben cezaevine girersek çocuğumuz yine ortada kalacak. Hırsızlık, teröristlik, kaçakçılık yapmadık. Adresimiz, her şeyimiz belli ancak şimdi kesilecek kurban gibi ne zaman gelip bizi götürecekler diye bekliyoruz. Kızıma günde 7 defa şeker ölçümü yapılıyor ve 3 kez iğne vuruluyor. Tek istediğimiz şu hapis kararı kaldırılsın, çocuğumuz bizden ayrılmasın"
Anne Ümran Dursun da borcu ödeyecek durumlarının olmadığını ifade ederek,
"Biz hapse girersek bu çocuğa kim bakacak- Bize bu konuda destek verilmesini istiyoruz" dedi.
-"Savcı isterse anne ve baba farklı tarihlerde cezasını çekebilir"
Eskişehir Barosu Genel Sekreteri Reşit Dinç Erkara da, bu tür durumlarda
"taahhüde ihlal" durumundan hapis cezası verilebilineceğini dile getirerek, şunları bildirdi:
"Böyle durumlarda anne ve babaya hapis cezası verildiyse, infaz savcısına cezanın ertelenmesi talep edilebilir. İnfaz savcısı da anne ve babanın farklı tarihlerde cezaevine girmesi için anne ya da babanın cezasını erteleyebilir. Ancak bu tamamen infaz savcısına kalmıştır. Hapis cezasını ertelemeyebilir. Ayrıca söz konusu borç ödenirse 'taahhüde ihlal' suçunu işleyen kişinin hapis cezası anında ortadan kalkar. Çünkü bu şekli bir suçtur, yüz kızartıcı bir suç değildir."
- ESKİŞEHİR
Son Dakika › Yerel › Borcu Ödeyemezlerse Küçük İlayda Ortada Kalacak - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.