Türk Basketbol Milli Takımı'nın dünya ikinciliğini göğüslemesi ve sonrasında bir çok oyuncunun NBA'ya transfer olması, bir futbol yıldızı olabilmenin hayalini kuran Adanalı çocukların tercihlerine çeşitlilik kazandırdı. Son yıllarda basketbola verilen önem ve bu alanda elde edilen başarılar, basketbol kulüplerinde talep fazlasına neden oldu. Yalnızca erkek değil, kız çocuklarının da basketbola yönelmesi, geçmişte sporcu bulmakta zorlanan antrenörlerin yüzünü güldürdü.
Spor denilince akla ilk futbolun geldiği Türkiye'de, dengeler değişim göstermeye başladı. Çamurlu sahalarda ve okul bahçelerinde plastik toplarla futbol oynayarak birbirlerine karşı mücadele veren çocuklar, artık pota önlerinde boy ölçüşür hale geldi.
Türkiye'deki spora çeşitlilik getiren etken ise hiç kuşkusuz, Basketbol Milli Takımı'nın kazandığı dünya ikinciliği unvanı oldu. Bir çok oyuncunun ardı ardına NBA Ligi'nde yer bulması, "Büyüyünce biz neden NBA'da oynamayalım?" diyen çocukların hayallerinde yer edindi.
Kendilerine en yakın basketbol kulüplerine kayıt olan çocuklar, ailelerinin de desteğini alarak bu sporda başarılı olabilmek için ter döküyor.
Potaya smaç yapmak isteyen yalnızca erkek çocuklarıyla da sınırlı kalmıyor. Bir çok kız çocuğu da, karşı cinsleriyle bazen aynı sahada rekabet ediyor.
Basketboldaki sporcu kıtlığının artık geride kaldığını belirten basketbol antrenörü Tamer Unan, "Türk Milli Takımının başarısı derdimize çare oldu. NBA'da etkilenen çocuklar artık soluğu spor salonlarında alıyor. Futbol ile çekişir hale geldik" dedi. Grup sporu olan basketbolun, çocuğun kendi yeteneklerinden haberdar olmasına ve onları başkalarının yetenekleriyle kendi yeteneklerini karşılaştırabilmesine fırsat verdiğini belirten Unan, "Basketbol, çocuğun ve gencin bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimine yardımcı olur. Bu spor sağlığı koruma ve güçlendirme amacı taşıdığı gibi, bedensel enerjinin ve duygusal gerilimin boşaltılmasına katkıda bulunduğu için, tedavi işlevi de yüklenebilmektedir" dedi. Unan şunları söyledi:
"Altı veya yedi yaşından itibaren çocuk kendi yeteneğini akranlarının performansına bağlı olarak değerlendirmeye başlar. Bu dönemde anne-baba ve öğretmen, performansı yerine çabanın ve bedenin gelişiminin önemini vurgularsa, çocuğun gözünde kazanma ve kaybetme daha az önem taşıyacaktır. Bu bağlamda anne ve baba "önemli olan performans değil çabadır" düşüncesinden hareketle, çocuğu bedensel gelişimine katkısı nedeniyle spor yapmaya özendirmeli, ama kaybettiği maç skorunu önemsemeden, onu çabasından dolayı taktir etmelidir. Basketbol özellikle ergenlikte artan beden enerjisinin en uygun biçimde kanalize edileceği alandır. Aktif spor yaparken genç bir gruba ait olma ve o grupla dayanışmaya girme şeklinde sosyal bir işlevi yerine getirmektedir. Bu nedenle spor, toplumla bir uyum sağlamış ve bütünleşmiş kişiliklerin oluşmasına katkıda bulunur. Çocuk sporun yapısını öğrendikten sonra diğer oyunculara yanıt vermeye başlar. Çocuğun kuralları anlayarak yanıt vermesi toplumsal normları anlamakla eş değerdedir başka bir değişle, bu günün sporun kurallarını öğrenerek uygulayan çocuğu, yarının toplum ve hukuk kurallarını benimsemeye ve uygulamaya aday bir yetişkindir. Grup sorunu yapan çocuk veya genç, yüksek başarının koşulları arasında, olumlu grup içi ilişkilerle gerilimsiz bir ortamın geldiğinin bilinci içindedir. Bu nedenle o spor adına ve spor amacına dönük olarak, arkadaşlarıyla olumlu bir diyalog kurmanın önemini kabul etmiştir. Çünkü başkalarıyla uyumlu ve olumlu etkileşim başarılı sporcu için esastır." - ADANA
Son Dakika › Yerel › Çocuklar 'Messi' Değil 'Hidayet' Olmak İstiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.