Ensar Aytekin, Muğla'da 'Sandık Görevlileri Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı'na Katıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ensar Aytekin, Muğla'da 'Sandık Görevlileri Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı'na Katıldı

09.05.2026 22:57  Güncelleme: 00:40

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve Parti Meclis Üyesi Hikmet Erbilgin, Muğla’da Sandık Görevlileri Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı’na katıldı. Sandık güvenliğinin önemine dikkat çeken Aytekin, “Bu, millet egemenliğini yeniden ayağa kaldırma mücadelesidir” dedi.

Haber: Esma TURAN

(MUĞLA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve Parti Meclis Üyesi Hikmet Erbilgin, Muğla'da Sandık Görevlileri Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı'na katıldı. Sandık güvenliğinin önemine dikkat çeken Aytekin, "Bu, millet egemenliğini yeniden ayağa kaldırma mücadelesidir" dedi.

Menteşe ilçesinde İskender Alper Konakaltı Kültür Merkezi'nde düzenlene toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, PM Üyesi Hikmet Erbilgin, Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanları, ilçe örgütleri, partililer, sandık görevlileri ve mahalle temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Aytekin, şunları söyledi:

"Olağan bir ülkede, her şeyin normal işlediği bir ülkede, bir düzende, bir sistemde seçim gününün güvenliği de, sandığın güvenliği de devlete emanettir. Devletin hakimi, devletin kolluk güçleri, kolluk kuvvetleri hepimizin adına, millet adına bir iş yapar, görev yapar, seçimin güvenlik önlemlerini alır. Seçimin selametini sağlar. İnsanların özgürce oy verecek zemini oluşturur. Sonuçların sağlıklı ve doğru sayılmasını, dökülmesini temin eder, sağlar. Sonra da milletin iradesini ilan eder. Peki, bizim ülkemizde sandık güvenli değil mi? Eminim bu alanda, 'Sandık güvenlidir. Devletimiz seçimin güvenliğini önlemlerini alır, sayım dökümü de gerçekçi bir şekilde yapar, milletin iradesini ortaya çıkartır' diyecek tek bir Allah'ın kulu olduğunu düşünmüyorum. Sadece bu alanda değil. Bu ülkede Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı bu iddiada vicdanen, ağzı böyle söylese de vicdanı ve aklı bunu söyleyemez. Türkiye'de bir inanılmış söz var. O da şu: Seçim sandıkta kazanılır. Bu aslında Türkiye şartlarında çok doğru bir söz, çok doğru bir cümle. Hakikaten öyle. Çok iyi adayınız olur. İyi bir cumhurbaşkanı adayı bulursunuz. İyi milletvekili adayları olursunuz, belediye başkanı adayları olursunuz. Muazzam bir kampanya yaparsınız. Halka dokunursunuz. Hane hane gezersiniz. Herkese projelerinizi anlatırsınız. Projeleriniz, rakipleriniz tarafından dahi alkışlanır. Halk sizi kabul eder. Onun oyunu alırsınız ama sandığa doğru girmesini, sandıktan doğru çıkmasını sağlayamıyorsanız o seçimi kazanma şansınız yok."

"BU MÜCADELE VARLIK MÜCADELESİDİR"

Son genel seçimde Türkiye'de 192 bin 816 sandık vardı ülkemizde. Yurt dışı sandıklarla birlikte toplam 203 bin sandık vardı Türkiye'de. 203 bin sandığın her birinde, her bir sandıkta Cumhuriyet Halk Partisi'ne verilen 10 tane oy yer değiştirilse, başka partilere yazılsa, toplamda birleştirmede eksikler, hatalar yapılsa, yani her sandıkta 10 tane oyumuz hiç edilse, çalınsa halk tabiriyle 2 milyon oy yapar. 2 milyon oy. Peki, biz bu son Cumhurbaşkanlığı seçimini kaç oyla kaybettik? 2 milyon 300 bin oy. Demek ki neymiş? Seçim sandıkta kaybedilirmiş ya da tersi deyimle seçim sandıkta kazanılmış. Bu mücadele sadece milletvekili olma, belediye başkanı olma, il ilçe başkanı olma mücadelesi değildir. O günleri geçtik. O günden çok geride kaldık. Bu bir varlık mücadelesidir. Bu, millet egemenliğini yeniden ayağa kaldırma mücadelesidir. Bu mücadelede kimimiz en önde olacağız, kimimiz bayrak taşıyacağız, kimimiz kapı kapı dolaşacağız, kimimiz de meydanlar coşturacağız. 76 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'de iktidar olmuyor. 76 yıldır tek başına iktidar olamadık. Cumhuriyeti kuran parti 76 yıldır değerli arkadaşlar. Bu 76 yılın sadece 10 yılında koalisyon ortağıyız. Tek başına iktidar falan da değiliz. 76 koca yıl. Şimdi bu 76 yılda geldiğimiz nokta: Övündüğümüz cumhuriyet büyük oranda ortadan kaldırılmış, millet egemenliği ortadan kaldırılmış, halk fakir, yoksul, emekli, perişan; gençler yurt dışına kaçmanın, yurt dışına gitmenin değil, kaçmanın yollarını arıyor. Büyük bir umutsuzluk. İşte bu ortamı, bu iklimi yeniden umuda dönüştürmek bizim görevimiz. Herkes, sadece tek başına genel başkanım değil; milletvekillerinin, belediye başkanlarım, 81 il başkanlığının, ilçe başkanlarının değil; geçmişte böyleydi, bugün değil. Bugün hepimizin. Peki, bugün ne durumdayız? Evet, yine övünerek söyleyebiliriz ki Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi yeniden birinci partidir. 47 yıl sonra yeniden birinci parti olmuştur. Genç bir lideri vardır. Korkusuz bir lideri vardır. Enerjisi bitmek tükenmeyen bir lideri vardır. ve herkes, devlet, hükümet elindeki bütün olanakları onun üzerine, bizim üzerine, bize yöneltmiştir. Manzara da budur. O halde biz bir olacağız. Birlikte olacağız. Genel başkanımıza, birbirimize, belediye başkanımıza, milletvekilimize, il ilçe başkanımıza, sandık sorumluluğumuza sahip çıkacağız. Tek hedefe kilitleneceğiz. Bu partiyi, Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini ilk genel seçimde iktidar yapacağız. Amaç bu, hedef bu."

Parti Meclis Üyesi Erbilgin ise şöyle konuştu:

"Cumhuriyet Halk Partisi, egemenliği tek kişinin elinden alıp millete vermiş bir partidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün 'en önemli eserlerimden' dediği Cumhuriyet Halk Partisi bugün büyük bir saldırı altındadır. Ona yönelmiş saldırı esasen Cumhuriyetimize yönelmiş saldırıdır. Bugün iktidar, Cumhuriyet'in ortaya koyduğu bütün değerleri bertaraf etmeye, tasfiye etmeye kalkışmaktadır. O nedenle bugün sandık sorumlusu olmak aslında Cumhuriyet'i yeniden ayağa kaldırmanın diğer adıdır. Çok kıymetlidir. Hepimiz yakın tarihimizden hatırlayalım. Bu iktidar 31 Mart'ta İstanbul'da 13 bin oy farkla aldığımız seçimleri, eğer sandık görevlerimiz kapı gibi o ıslak imzalı tutarakları getirmemiş olsaydı sabahına seçimleri kazandığını ilan etmişti. Tekrar edilen seçimlerde milyona varan farkla yeniden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni, bugünkü Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu yeniden seçti. Eğer o gün 50, 100, 150 sandıkta görevlimiz olmasaydı iktidarın o seçimlere el koyacağından hiçbirimizin kuşkusu yoktu. O nedenle genel merkezimizin bugünkü yenilikçi sandık sorumluları tanımını hep birlikte üzerine düşünmemiz, üzerine düşünmenin ötesinde gereğini yapmamız gerekiyor. Öyle ki sandık sorumluluğu sadece seçim günü değil, seçim gününe kadar yurttaşlarımıza sıcak bir gülümseme, işten bir dokunma, yürekli bir selamlamayla yürüyeceğimiz bir süreç."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Yerel Ensar Aytekin, Muğla'da 'Sandık Görevlileri Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı'na Katıldı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement