Eski Anayasa raportörü Osman Can, 27 Nisan'ın bir darbe girişimi ve parlamentonun çalışmasını engelleme çabası olarak görüldüğünü belirtti.
Can, Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Medeniyet ve Düşünce Topluluğu örencilerinin düzenlediği "Anayasa çalışmaları konferansı"na katıldı.
Konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye'de anayasa çalışmalarının tarihsel gelişiminden bahseden Can, anayasanın akademisyenlerden dağdaki çobana kadar toplumun her kesimini ilgilendiren bir konu olduğunu belirtti.
Can, Türkiye tarihinde en özgürlükçü anayasanın 1921 Anayasası olduğunu ifade etti.
Yeni anayasa yazım sürecinin resmen başladığını belirten Can, şunları aktardı:
" 1 Mayıs'ta resmi olarak anayasa yazım süreci başladı. Anayasa yapım süreci değil bu. Yapımı zaten toplum tarafından gerçekleştirildi. Meclis artık bunu değerlendirecek ve hukuki olarak ele alacak. Yeni anayasa çalışması şu an itibariyle başladı ve bu sene sonuna kadar süreceği kanaati içindeyim. Bu beklenti gerçekleşmezse, önümüzdeki yılın ilk aylarında bir referandum görünüyor. Bunun sonunda toplumun 100 yıldır özlediği bir anayasa ile karşılaşmış olacağız."
-"27 Nisan, Anayasa Mahkemesi'ne de verilmiş bir muhtıraydı"-
Konferans sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Can, 27 Nisan e-muhtırasının yargı sürecine alınıp alınmayacağıyla ilgili bir soruya, "Şu ana kadar ki duruma bakıldığında 27 Nisan da bir darbe girişimi. Parlamentonun çalışmasını engelleme çabası olarak görülüyor. Sadece parlamento değil, Anayasa Mahkemesi'nin de çalışmasını engelleme çalışması. 27 Nisan, sadece parlamentoya değil Anayasa Mahkemesi'ne de verilmiş bir muhtıraydı. Dolayısıyla yargının da işleyişini etkileyen bir çalışmaydı. Bu açıdan bakıldığında 27 Nisan'da bir çok anayasal suç var." yanıtını verdi.
Artık, kimsenin darbe yapamayacağı bir anayasanın inşa edilmesi gerektiğini anlatan Can, Türkiye'nin tamamen demokratik düzene geçtiğinde af yasasının çıkarılabileceğini söyledi.
Can, şunları kaydetti:
"Bundan sonra kimsenin darbe yapamayacağı bir anayasal düzen inşa edersek daha önce darbe süreçlerine müdahil olmuş olanlar veya darbe ile yola çıkmış insanların artık o imkanları olmayacak. Bir af yasası çıkararak, belki onların toplumsal ayıplarıyla, vicdanlarıyla baş başa bırakabilirsiniz. Zaten toplumsal olarak bir şeyleri kalmamış durumda. Bu, Türkiye'nin önümüzdeki dönemi daha iyi inşa etmesinin de imkanı aslında."
Toplumun şu veya bu tarafını toplumun dışında bırakma şeklindeki yol haritası, sürekli ayak bağı gibi bir sonuç çıkardığını söyleyen Can, tüm bunların bütün sistemin sıfırdan demokratikleşmesi ile anlamlı olabilecek bir durum olduğunu sözlerine ekledi.
- TEKİRDAĞ
Son Dakika › Yerel › Eski Anayasa Raportörü Can Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.