Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Akpınar, "Vahyin indiği atmosferi tanımanın, vahyi anlamaya etkisi büyüktür" dedi.
Akpınar, Bülbülzade Vakfı'nda "vahiy-coğrafya ilişkisi" konulu konferans verdi.
Kur'an kıssalarının yaşandığı yerlerde gezip dolaşmanın önemine değinen Akpınar, bu mekanları dolaşmakla kıssaların yeniden yaşanacağını ve mesajların daha iyi kavranacağını belirtti.
Akpınar, "Coğrafya insan içindir. Rabbimiz yeryüzünü insan için yaratmış, süslemiş, insanın emrine sunmuş, ona emanet etmiştir. Yüce Yaratıcı önce canlıların yaşayacağı yeri yaratmıştır, hazırlamıştır" dedi.
Kur'anda Hicaz bölgesinin, yerleşim merkezleri, dağları, vadileri, meraları, iklimi ve diğer özellikleri ile pek çok ayette işlendiğine işaret eden Akpınar, Kur'anda açıkça adı geçen 80 civarında yer adı bulunduğunu, genel kabule göre bunlardan 5'nin bugünkü Türkiye topraklarında yer aldığını kaydetti.
Kur'anda açıkça geçen yer ve şahıs isimlerinin öncelikle Kur'an kıssalarıyla ilgili olduğunu anlatan Akpınar, şöyle dedi:
"Bir yerin adının Kur'anda geçmesi ise o yerin sahipleri açısından son derece önemlidir. Kur'anda geçen özel yer adları incelendiğinde görülür ki, anılan o yerler insanların ilk yurtları, medeniyetlere beşik olan beldelerdir. Bu yönüyle bir hayat düsturu ve din kitabı olan Kur'an, hayatın ve medeniyetin temelini oluşturan bir coğrafyayı okuyucularına çizer. Onları ibretle gezsin, görsün, onlardan alacağını alsın diye. Kur'an okuma atmosferi anlama katkı sağlar. Bu sayede mesajlar etkili ve kalıcı hele gelir; Mekke'de, Kabe'nin yanında inen bir ayetin indiği yerde okunması, Uhud Savaşı ile ilgili ayetlerin Uhud Dağı ve şehitliğinin yanında okunması...Kur'anda adı geçen yerleşim merkezleri, tarih ve din kitaplarının anlata anlata bitiremediği özellik ve güzelliklere, sayısız hatıralara sahip olan yerlerdir. Bu merkezler sosyal, siyasi ve mimari alanda model olacak olan merkezlerdir. Hz. Yunus döneminde 100.000 nüfuslu şehirlerden bahsedilir."
Akpınar, Peygamberimizin yer-yurt sevgisine ilişkin sözlerini hatırlatırken
"Mekke, Medine ve Uhud Dağı'na sevgisini" dile getirdi.
İnsanın yaşadığı coğrafya ve iklimin, insanın ruh haline ve yapısına etki ettiğini vurgulayan Akpınar, "Bu anlamda gerektiğinde kötü çevreden iyi çevreye hicret edilmelidir" diye konuştu.
Prof. Dr. Akpınar, şunları kaydetti:
"Vahyin indiği atmosferi tanımanın, vahyi anlamaya etkisi büyüktür. Bunun yanı sıra Kur'an okuma yer ve zamanları belirlemek, evimizin bir köşesini namaz, Kur'an, ibadet için tahsis etmek manevi yoğunluğu sağlayacakları için ibadetlerimizin alacağımız feyz çok daha yoğun olacaktır. Örneğin İslam tarihinde büyük önem sahip üç mescidi ziyaret etmek için ne yapılsa değer. Kıssaların geçtiği yerlerde ilgili kıssaları okumakta benzer şekilde kavrayışımızı artıracaktır. Medeni-bedevi ikileminde peygamberler şehirlidir. İslam mescit merkezli bir şehir, mescit merkezli bir medeniyet tasavvuruna ve de tecrübesine sahiptir."
- GAZİANTEP
Son Dakika › Yerel › Gaün İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akpınar Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.