Kadınlar Güçlenmek İçin Kooperatif Kuruyor! - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kadınlar Güçlenmek İçin Kooperatif Kuruyor!

Kadınlar Güçlenmek İçin Kooperatif Kuruyor!
26.11.2013 13:09

Şanlıurfa Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Mihrican Gökkan, kooperatif kuracaklarını bildirdi.

Şanlıurfa'da faaliyet gösteren Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği, kadınların yaşadığı sorunları çözmek amacıyla kooperatif kuracağını duyurdu.

Dernek, erkeğin toplumda öne çıkmasına ve kadının ötekileştirilmesine karşı bir mücadele ve çalışma içerisinde olduklarını, bu sebeple kooperatif kurmanın daha yararlı olacağına inandıklarını belirtti.

Yaşamevi Kadın Dayanışma Başkanı Mihrican Gökkan, "Kadını ötekileştirme, ikinci sınıf muamelesi görme toplumdan başlıyor. Bir çocuk anne rahminden dünyaya geldiğinde sadece bir çocuk olarak dünyaya gelir. Onun rengini belirleyen toplumdur. Kız çocuğuna pembe, erkek çocuğa mavi rengi veren, özdeşleştiren toplumdur. 'Sen kızsın konuşma, sen erkeksin güçlüsün' söylemleri toplumun erkeğe sunduğu nimetlerdir" dedi.

'KADIN İKİNCİ SINIF VATANDAŞ'
Kadının toplum nazarında ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğünü kaydeden Gökkan, "Tarihe baktığımız da toprak ana diyoruz. Neden toprak ana diyoruz? Çünkü kadının verimliliğinden, hoşgörülüğünden dolayı toprak ana diyoruz" dedi. Göç olayları, toplumsal şiddet ve eşitsizliğin Kürt kadının şahsında daha yoğun yaşandığını söyleyen Gökkan, "Dünyanın her yerinde bu örnekleri görebiliriz. Ama Kürt kadınında bu daha fazladır. Çünkü hem toplum içinde hem de aile içindeki erkeklerle savaş mücadelesi veriyor. Kadının emeği hiçbir şekilde görülmüyor. Aileyi var eden, özgürleştiren, toparlayan ve bunun için mücadele veren kadındır. Bizler de kooperatif olarak, Urfa'da yaşanan bu sıkıntıları göz önüne sermek için örgütleniyoruz. Biz kadınlara devletin herhangi bir faydası olmuyor. Bu şekilde olacağını da sanmıyorum. Devlet biz kadınlara arka çıkacak, kadınlara yardım edecek biz kadınlar olarak buna inanmıyoruz" diye konuştu.

'SENİN KOCANDIR SEVER DE, DÖVER DE!'
Kadınların kadını korumadığını aksine erkekleri garantiye aldığını ifade eden Gökhan, "Bugün şiddete uğrayan bir kadının kendi iradesi ile gitmesi gereken yerler kadın kurumları olmalıdır. Bir kadın derneği olabilir, savcılık olabilir, kolluk kuvveti olabilir. Devlet kadınlara, 'Derneğe gitmenize gerek yok, sen Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi'ne (ŞÖNİM) gel. Ben seni kolluk kuvvetleriyle sığınaklara göndereceğim' diyor. Kadın zaten şiddete maruz kalmış, zaten aşağılanmış, devletten, polisten zaten korkuyor, buna ancak bir kadın yardımcı olabilir. ŞÖNİM'de çalışanların çoğu erkektir. Kadın bir kere korkuyor. Urfa'da şiddete uğrayan kadınlar kolluk kuvvetlerine gittiklerinde genelde aşağılanıyorlar, hor görülüyorlar. 'Senin kocandır sever de, döver de' gibi söylemlerde bulunuyorlar. Çözüm üretici yaklaşmıyorlar" şeklinde konuştu.

'SON BAŞVURU YERİ ŞÖNİM'LER OLMALI'
Devletin kadınları korumak zorunda olduğunu savunan Gökkan, "Kadının zaten her anlamda sömürülüyor, dövülüyor. Kadının bütün dünyası yıkılmış ve sende bunları ona yapıyorsan kadın ne yapacak? Biz kadınlar olarak en azından devletten bunu bekliyorduk, evet bizim derneklerimiz, kurumlarımız var. Son başvuru yeri ŞÖNİM'ler olmalıdır" dedi.

'KADIN ÇALIŞARAK KENDİNİ VAR EDEBİLİR'
Dernek olarak kadına yönelik şiddet ile mücadele ettiklerini hatırlatan Gökkan, mahalle mahalle gezerek kadınları bilinçlendirdiklerini, hukuki haklarını anlatarak şiddet maruz kaldıklarında ne yapacaklarını ve yol gösterici olduklarını söyledi. Bu çalışmaları yaparken üç dili kullandıklarını ifade eden Gökkan, "Kürtçe, Arapça ve Türkçe bilgilendirme yapıyoruz. Amacımız bütün Urfa'daki kadınlara ulaşıp onlara kendi haklarını anlatmak ve onları bilinçlendirmek. Kadına 'Sen de varsın, sen de kendi işinde çalışabilirsin, erkeğe bağımlı değilsin ve kendi kooperatiflerinde çalışıp kendini var edebilirsin' demek istediklerini" diye kaydetti.

Şanlıurfa'nın genel yapısına da dikkat çeken Mihrican Gökkan, kadının hep kurban olarak seçildiğini, bir kan davası olduğunda kadının kan davası yerine verilmesi ya da aynı şekilde berdel olarak erkek kardeşine kurban edildiğini anlatan Gökkan, "Kadın bir insan olarak değil de adeta bir mal olarak görülüyor. Kadın resmen satılığa çıkartılarak köleleştirme zihniyeti hala devam ediyor" diye konuştu.

Bir diğer sıkıntının da Suriye Kürdistan'ı olan Rojava'dan gelen Kürt ve Arap kadınlarının ikinci eş yapılması olduğunu belirten Gökkan, "Fuhuşa da zorlanıyorlar. Bu da Urfa'da kadınların yaşamış olduğu sıkıntılarını ikiye katlamıştır. Bundan dolayı kadın hem hemcinsiyle mücadele ediyor hem de erkekle mücadele ediyor. Rojava'dan gelen kadınlara tüm kamuoyunun duyarlı olması gerekiyor." dedi.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Yerel Kadınlar Güçlenmek İçin Kooperatif Kuruyor! - Son Dakika


Advertisement