Şanlıurfa'da Kentsel Dönüşüm Sıkıntısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Şanlıurfa'da Kentsel Dönüşüm Sıkıntısı

Şanlıurfa\'da Kentsel Dönüşüm Sıkıntısı
12.09.2013 11:45  Güncelleme: 14:14

Kentsel dönüşüm için Şanlıurfa Belediyesi'nin mülklerine biçtiği değere isyan eden eski sanayi esnafı çözüm bekliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Türkiye'nin birçok ilinde kentsel dönüşüm kararının alınmasıyla yıkımlar başladı. Kentsel dönüşüm çalışmalarının başladığı illerden biri olan Urfa'da bu süreç biraz sancılı ilerliyor. Kentte bu sıkıntının en çok yaşandığı bölgelerden biri de Paşabağı'nda bulunan eski sanayi sitesi. Evren Sanayi'ye taşınmayan ve burada mülk sahibi olarak kalmaya devam eden esnaf sorunlarına bir çözüm bekliyor. Yetkililer tarafından muhatap alınmadıklarını belirten sanayi esnafı, mülklerine biçilen değerin çok düşük olmasından şikayetçi. Belediyenin kendilerine verdiği sözleri tutmadığını iddia eden esnaf, kendilerinin kentsel dönüşüme karşıymış gibi bir imaj çizilmesinden de oldukça rahatsız.

'GELİP ÜSTÜMÜZE YIKSINLAR'

Yetkililerin kendilerini muhatap almadığını belirten sanayi esnafı Salih Özer, diyalog yolunun hiç kurulmadığını söyledi. Özer, "Sanayi esnafı olarak sorunumuz; belediye olsun, belediye başkanı olsun, TOKİ Başkanlığı olsun bize hiçbir bilgi verilmeden, bize danışılmadan mülkümüze el konulmasıdır. Kendi kendilerine vatandaşın adına para yatırıyorlar, herhangi bir vatandaşla muhatap olup, diyalog kurup bize dememişler bu mülkiyetinizin kamulaştırılması böyle olacak. Kimse verdiği paraları almadı. Kendisinin verdiği parayla Dağeteği'yle burayı karşılaştıramayız. Burası Urfa'nın orta merkezindedir. Buranın metrekaresinin en az 4-5 bin lira olması gerekirken, 800-900 lira fiyat belirlemişler. Bizi mağdur ediyorlar. Hakkımızın verilmesi gerekir. Bizim bu şekilde belediyeye bırakmamız imkân haricidir. Gelsin üstümüze yıksın. Kendi kendilerine kesip, ölçüp, biçiyorlar. Sanayide hemen hemen 900 tane dükkân vardır. Bir kısmı vermiş, bir kısmı vermemiş. İkinci bir husus daha var. Bir ara dediler, bilirkişiler gelip buranın bedelini tespit edecekler. Benim bildiğim bilirkişi inşaat sektöründen gelir, emlakçılardan gelir. Bilirkişi de belediyenin seçtiği adamlardır. Kendi kendilerine odada oturmuşlar, konuşmuşlar. Bilirkişi gelip kiminle konuşmuş? Burası Paşabağı'dır. Paşabağı'nda bir metrekarenin ne kadar olduğunu inşaat sektöründe çalışanlar bilir. Bilirkişi de belediyenin yanında olan belediyenin yandaşlarıdır. Kesinlikle biz bunu böyle kabul etmiyoruz. Gelsin üstümüze yıksınlar" dedi.

'BU İŞİN EMSALLERİ VAR'

Bu uygulamalar için daha önceki emsalleri gösteren Mustafa Ak ise, sadece haklarını istediklerini ve belediyeyle herhangi bir sorunlarının olmadığın söyledi. Ak, "Sanayi esnafıyım, mermer işiyle uğraşıyorum. Bizim sorunumuz belediyemizin bu yerlerimizi haksız yere kazanç elde ederek elimizden almasıdır. Yani bizim yerlerin hakkını vermemesidir. Aradaki mesele budur. Aslında biz uzlaşabiliriz. Uzlaşmayacak bir şey yok. Fakat belediye bizim yerlerimizi gasp ederek, bize yön veriyor. Yoksa biz belediyeyle de uzlaşırız, TOKİ'yle de uzlaşırız. Bunda bir problem yok. Urfa'mızın bu yapılaşma konusundaki durumunu biz destekliyoruz sanayi olarak. Fakat belediye burada parasal yönden bize zulüm ettiği için biz karşı çıkıyoruz. Mesele bu. Bundan bir, bir buçuk yıl önce, belediye bir toplantı yaptı Uğur Haritacılık ile birlikte. Bize denildi ki; o toplantıda biz burayı kentsel dönüşüme çevirdiğimiz zaman buradaki esnafa müteahhit usulüyle yüzde 55 hak tanıyacağız. Bunu söyledikten sonra o zaman biz tamam dedik, biz verebiliriz dedik. Bir müddet zaman geçtikten sonra yerimizi yüzde 55 değil de metrekare üzerinden almaya çalıştılar. Biz de bu yüzden kabul etmedik mahkemeye verdik. Durum budur. Elimizde emsaller var. Eğer yüzde 55 ile imar yapılacaksa veya satın alınacaksa etrafta emsaller var, satılan dükkânlar var. Kesinlikle biz kentsel dönüşüme karşı değiliz. Biz diyoruz ki ya müteahhit usulü ile burayı verelim veya bizim yer bedellerimizi verecekse emsaller üzerinden paramızı vermesi gerekiyor. Bunun iki yolu var, üçüncü yolu yok. Onun dışında belediyenin burayı bizden almasının imkanı yoktur. Yapılaşma olacaksa da hakkımı versin. Yerlerimizi satın alacaksa da hakkımızı versin. Bunun dışında belediyeyle, TOKİ'yle veya yetkililerle problemimiz yok" diye konuştu.

'BİRİLERİ RANT PEŞİNDE Mİ?'

Mülklerine verilen değerin haksızlık olduğunu vurgulayan İlhami Koçan da, birilerinin belediyeyi ve devleti kullanarak üzerlerine geldiğini belirtti. Koçan, "Sanayi esnafıyım. Elektrik işiyle uğraşıyorum. Bu sanayiyle ilgili bize bir haksızlık yapıldı. Bir uygulama var ve biz bunun karşısındayız. Bu izah edilmeyecek bir durumdur. Akla, mantığa sığacak gibi değil. Biz buna karşı çıkıyoruz, toplanıyoruz. Nereye kadar giderse gitsin. Biz bu şekilde bir uygulamayı kabul etmiyoruz. Bu malımızın üzerinde bir gasptır. Bu rantı kimin yiyeceğini onu da bilmiyoruz. Birileri böyle bir rant peşinde mi? Onun da farkında değiliz. Belediyeyi kullanarak, devleti kullanarak üzerimize geliyorlar. Biz mağdur insanlar olarak, biz de çaresiziz. Ama hiçbir zaman buna rıza göstermeyeceğiz. Malımızın değerinde bir değer biçilsin. Biz de kentsel dönüşümün yapılmasından razıyız. Şehrin güzelleşmesinden biz de razıyız. Sanki bir karşıymışız gibi bir imaj yaratılıyor. Biz buraların atıl durumda kalmasını istiyormuşuz gibi gösteriliyor. Hakkımızı versinler ilk kazmayı biz vururuz. Bize bir proje göstersinler, o proje dahilinde ne istiyorlarsa o şekilde yapalım. Kendi mülkümüzü kendimiz yapalım. Ya da bir müteahhitle anlaşıp biz verelim. Bu şekilde malımızın üzerinde oynanmasına gönlümüz razı olmuyor. Köy tarlası değerinde bir uygulama olur mu? Sanayinin arka tarafında beş sene önce 5 bin 500'e satıyor, bugün bizim yerimize karşılık bin lira veriyor. Böyle bir uygulama var mı? Bu mevkide varsa kendisi satsın bize, biz alalım. Bizim mantığımıza sığmıyor böyle bir şey. Yazıktır. Bu insanlar hepsi esnaftır, garibandır. Hepsi gecesini gündüzüne katmış yıllarca çalışmış. Toz demeden, toprak demeden çalışmış, bu birikimlerini değerlendirip bir dükkan sahibi olmuş. Bu dükkanların da birilerinin gelip ellerinden alması zulümdür. Birlikte hareket etmeye çalışıyoruz ama bir derneğimiz yok, bir çatımız yok. Yani sahibimiz yok. Ne bir milletvekili bizi dinliyor ne bir siyasetçi bizi dinliyor ne de bir idari yönetici bizi dinliyor. Bizi dinleyen, hesaba alan kimse yok. Biz de şaşırmış durumdayız" diye ifade etti.

'MAHKEMEYİ HAKEM TAYİN ETMİŞİZ'

Konunun mahkemeye taşındığını ve çıkacak kararın beklenmesi gerektiğini kaydeden Cemal Aktaşoğlu da mahkemeyi hakem olarak tayin ettiklerini söyledi. Aktaşoğlu, "Biz belediye encümeniyle görüşürken, bize verilen söz şuydu: Tapumuzun yüzde 50-55' bizim idi. Onun için kentsel dönüşüme evet dedik. Mahkemeyi biz kazanmıştık. Mahkeme kararımız kâle almadılar. Kalktılar kentsel dönüşüme koydular o söz üstüne. Daha sonra kalktılar fikirlerini değiştirip 300 metrekaresi olan bir insana 70-80 metrekare vermeye başladılar. Bir dükkan üstüne para bu şekilde insanların tapularını adlarına geçirdiler. Burayı keşmekeşe çevirdiler. Sahipsiz, vatansız olan Urfalı zavallı esnaf en bilsin. Süslü sözlere kandılar tapularını devrettiler. Bunların günahı neydi? Buranın tapusu var, iskanı var. Acaba bizim bu tapularımız boş bir kağıt mıdır? Bu işin mahiyetini daha çözemedik. Eğer hukuk devletiyse, vatandaşlık hakkıysa bu vatandaşlık hakkı bizim. Bu çok elim verici bir şey. Şu anda yargıya müracaat etmişiz. Mahkemelerimiz devam ediyor. Biz mahkemeyi hakem tayin etmişiz. Hakem kime karar verirse bu hakkı o kullanacak. O süreci de beklemek lazım" diye konuştu.

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Yerel Şanlıurfa'da Kentsel Dönüşüm Sıkıntısı - Son Dakika


Advertisement