Başbakan Erdoğan : 22 Gün Sonra Sandık Ortaya Gelecek, Buyurun Devirin O Diktatörü
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin kendisini tek adam ve diktatör olmakla suçladığını belirterek, "Tek adam, diktatör demeye başladılar.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin kendisini tek adam ve diktatör olmakla suçladığını belirterek, "Tek adam, diktatör demeye başladılar. Ey Kılıçdaroğlu, ey Bahçeli ben diktatör olacağım siz bana bu şekilde hakaret edeceksiniz, mümkün mü ya. Diktatörün olduğu yerde böyle konuşabilir misiniz, böyle saldırabilir misiniz, kaçacak delik ararsınız. İstediğin hakareti yapacaksın bundan daha büyük hürriyet olur mu ya. Tek adam diyenlere, diktatör diyenlere sesleniyorum; seçime 22 gün var. 22 gün sonra sandık ortaya gelecek, buyurun devirin o diktatörü" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen "Kadın ve Demokrasi Buluşması" programına katıldı. Burada konuşan Başbakan Erdoğan, Esma'nın şahsında Mısır'ın kadınlarını, Suriye'deki, Somali'de şehit edilen anneleri ve Filistin'in kadınlarını yürekten kutladığını belirterek, tüm kadınlara emeklerinden dolayı teşekkür etti. Eşi Emine Erdoğan ile kızlarının da Kadınlar Günü'nü kutlayan Erdoğan, "Onlar da bu yolda hiçbir zaman beni yalnız koymadılar. Biliyorum ki çok ayrı kaldığımız geceler oldu. Çocuklarımızın bizi göremediği zamanlar oldu. Ama bunlara dayandılar, katlandılar. Ben de onlara "men sabera zafera' dedim (sabreden zafere ulaşır). Sabrettik ve neticesi de güzel oldu" dedi. Annelere olan sevgisini dile getirerek, kadınlara olan saygısının birinci derece buradan geldiğini anlatan Erdoğan, annesinin acısının katlanılır gibi olmadığını belirtti. Cennetin annelerin ayaklarının altında olduğunu ifade eden Erdoğan, kadına yönelik şiddeti kabul etmenin mümkün olmadığını belirtti.
-SANDIĞI ORTADAN KALDIRMAK İSTEYENLER VAR-
Yola kadına şiddette sıfır tolerans diyerek çıktıklarının altını çizen Erdoğan, 1947 yılında Mersin'in Arslanköyü'nde sandık oylarının CHP lehine değiştirilmek istendiğini ancak kadınların "sandık namusumuzdur" diyerek teslim etmek istemediğini anlattı. Sandığı vermek istemeyen hamile kadınlara bile eziyet edildiğini belirten Erdoğan, 92 kişinin sandığa sahip çıktığı için gözaltına alındığını, bazı kadınların çocukları ile 8 ay hapis yattığını anlatarak, sözlerine şöyle devam etti:
"Arslanköy'ün kadınları destan yazıyor. 1950'de CHP bütün hilelerine rağmen seçimi kaybediyor, iktidarı devrediyor. Sandık namustur. Kadın varsa demokrasi var. Sandık, demokrasinin yegane aracı, milli iradenin tecelli ettiği yerdir. Ben sizden, özellikle hanım kardeşlerimden sandığa sahip çıkmanızı rica ediyorum. 67 yıl önce olduğu gibi bugün de sandığı kaçırmak, gasp etmek isteyenler var. 67 yıl önce olduğu gibi bugün de sandığı ortadan kaldırmak isteyenler var. Dün olduğu gibi sandıktan umudunu kesip, sandık dışı yollara tevessül edenler var. İşte bunların karşısında hanım kardeşlerimin duracağına inancım var."
-BU MİLLET BAŞBAKANINI SAHİPSİZ BIRAKMAZ-
Merhum Menderes'e ne yapıldıysa bugünde kendilerine aynısının yapılmak istendiğini kaydeden Erdoğan, "Açık söylüyorum, beyhude çaba içindeler. Hiç bir şey elde edemeyecekler. Bugün bu millet Menderes'i kalbine gömdü, Menderes'i başının tacı yaptı, bu millet bir kez daha sandığı vermez, iradesini çaldırmaz. Bir kez daha asla Başbakanı'nı, bakanlarını, belediye başkanlarını sahipsiz bırakmaz. O gün zorbalıkla silahla hapisle sıkıyönetimle milleti sindirdiler. Ama bugün bu millet, demokrasiden, milli iradeden, büyük Türkiye hedeflerinden asla taviz vermez. İhaneti asla ve asla cevapsız bırakmaz" dedi. Erdoğan, gittikleri her şehirde halkın kendilerini gözyaşları içinde sahiplendiğini, muhalefet partilerinin de bu durumu gölgelemek için 40 dereden su getirdiğini söyledi. Muhalefet partilerinin meydanların kalabalıklığının montaj olduğunun söylediğini anımsatan Erdoğan, "CHP'nin Genel Başkanı taşıma diyor. Medya bu sevdaya, çamur atıyor. Bunlar millet iradesini hiçbir zaman kabullenemediler" diye konuştu.
-YALAN OLUR DA BU KADAR OLMAZ-
Muhalefet partilerini milletin tercihlerine saygı duymamakla suçlayan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "başörtüsü sorununu ben çözdüm" dediğini anımsatarak, "İnandınız mı? Karşısında bulunanlar belki inanır gibi yaptılar. Tarih 9 Şubat 2008. MHP ile başörtüsü ile ilgili parlamentoda kızlarımızın üniversiteye başörtülü gitmesine yönelik bir düzenleme yaptık. 411 kabul, 103 retle parlamentodan bu çıktı. Bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Anayasa Mahkemesi O zaman bu düzenlemeyi arzusu istikametinde karar verdi. Ardından bizim referandumumuz oldu. Millet yüzde 58'le bunun önünü açtı. 11 Ekim 2013'te CHP'nin İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, iptal için Danıştay'a başvurdu. Danıştay bu başvuruyu reddetti. Şimdi çıkmış utanmadan, sıkılmadan "bu işi ben hallettim' diyor. Kargalar bile güler. Yalan olur da bu kadar olmaz. Akşam başka sabah başka. Bunlar sanıyor ki biz doğru konuşmamak suretiyle bu işi halledeceğiz. Kendilerini akıllı seçkin zannediyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
-EY KILIÇDAROĞLU, EY BAHÇELİ BEN DİKTATÖR OLACAĞIM SİZ BANA BU ŞEKİLDE HAKARET EDECEKSİNİZ, MÜMKÜN MÜ-
Türkiye'yi manşetlerin, holding patronlarının ve Pensilvanya'da çiftliğinde oturup karışıklık çıkaran fitnecilerin yönetmediğini ifade eden Erdoğan, yurtlarda kalan öğrencilere beddua seansları yaptırıldığını savundu. Bazı öğrencilerin yanlarına gelerek, beddua seanslarına katılmadıkları için yurtlardan atıldıklarını söylediğini aktaran Erdoğan, "Asla mahzun olmayın, üzülmeyin dedim. Hanginizi atıyorlarsa bizlere müracaat edin, sizleri kredi yurtlar kurumuna yerleştireceğiz, oralar yetmiyorsa otellere, devletin sosyal konutlarına yerleştireceğiz. Böyle bir zulüm görülmedi. Bu zulmün karşısında Türkiye Cumhuriyeti devleti gücünü tam manasıyla koyacaktır" diye konuştu.
Türkiye'nin dışarıdan kurumları ele geçirilerek kimsenin huzurunun bozulamayacağını anlatan Erdoğan, tek adam ve diktatör söylemlerine şu ifadelerle yanıt verdi:
"Tek adam, diktatör demeye başladılar. Ey Kılıçdaroğlu, ey Bahçeli ben diktatör olacağım siz bana bu şekilde hakaret edeceksiniz, mümkün mü ya. Diktatörün olduğu yerde böyle konuşabilir misiniz, böyle saldırabilir misiniz, kaçacak delik ararsınız. İstediğin hakareti yapacaksın bundan daha büyük hürriyet olur mu ya. Tek adam diyenlere, diktatör diyenlere sesleniyorum; seçime 22 gün var. 22 gün sonra sandık ortaya gelecek, buyurun devirin o diktatörü. Ben diyorum ki eğer AK Parti bu seçimden birinci olarak çıkmazsa ben genel başkanlığı bırakmaya hazırım diyorum. MHP'nin Genel Başkanı hesap yapmış diyor ki; "yüzde 51'in altında alırsan bıraksana' diyor. Bu yerel seçim. Hedefi yüzde 51 çıkması değil ki. Bu seçimde sen ne kadar belediye alacaksın ona bak. Birinci parti olmak değil midir her siyasetçinin hedefi? Sen nasıl siyasetçisin ki geride kalmayı kabul ediyorsun? Çalış senin de olsun. Birisi 11, 12, 13, diğeri de 25, 26, 27'yi kabul ediyor. Hiçbirisi ben nasıl 50'yi alırım diye düşünmüyor."
- ÜLKEMİN BİRLİĞİNE, HUZURUNA KARŞI SALDIRI VARSA BEN ONA GÖĞSÜMÜ SİPER EDERİM-
Muhalefet partilerinin Pensilvanya'yı yanlarına alarak, diktatörlükten, tek adamlıktan bahsettiklerini ifade eden Erdoğan, "Ülkemin ulusal güvenliğine bir saldırı varsa onunla mücadele ederim. Ülkemin istiklaline yönelik saldırı varsa onunla sonuna kadar mücadele ederim. Ülkemin birliğine, bütünlüğüne, istikrarına, huzuruna karşı saldırı varsa ben ona göğsümü siper ederim" diye konuştu.
Paralel yargının havalimanını yaptırmamak için elinden geleni yaptığını belirten Erdoğan, bunun vatanseverlik olmadığını ifade etti. Havalimanını sadece Türkiye'ye değil tüm insanlığa hizmet edeceğini kaydeden Erdoğan, havalimanının yapılmasının önünü kimsenin kesemeyeceğini kaydetti. 3. Köprünün yapılmasının da engellenmek istendiğini anlatan Erdoğan, köprünün yapılmasında devletin cebinden para çıkmadığını ifade etti.