16. Uluslararası İş Formu - Son Dakika
Son Dakika Logo

16. Uluslararası İş Formu

16. Uluslararası İş Formu
23.10.2013 12:13

Kalkınma Bakanı Yılmaz: "2015 sonrası 2030’lara doğru giderken dünyada yeni göstergeler yeni hedefler oluşturmak hepimiz için çok önemli" "Bilişim teknolojilerinin dünyamızın kaynakları üzerin...

Kalknma Bakanı Cevdet Yılmaz, bin yıl kalkınma hedefleri konusunda 2015 yılına kadar çabaların devam edeceğini belirterek, "2015 sonrası 2030'lara doğru giderken dünyada yeni göstergeler yeni hedefler oluşturmak hepimiz için çok önemli. Sadece kamu sektörü için değil özel sektör ve kamu sektörü için de aslında küresel ölçekte bir genel çerçevenin oluşmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

16. Uluslararası İş Forumu "Yeşil ve Kapsayıcı İş - Sürdürülebilir Büyüme İçin Piyasaların Geliştirilmesi ve Keşfedilmesi" etkinliğinde konuşan Bakan Yılmaz, dünyadaki tartışmalara ve gelişmelere bakıldığında sürdürülebilir kalkınma kavramının giderek ön plana çıktığını söyledi. Sürdürülebilir kalkınma kavramını ekonomiyi içine alan ancak ekonomiden ibaret olmayan bir kavram olarak niteleyen Yılmaz, bunun sosyal boyut ve çevresel boyutla birlikte anlam ifade eden bir kavram olduğunu anlattı.

Bin yıl kalkınma hedefleri konusunda 2015 yılına kadar çabaların devam edeceğini aktaran Yılmaz, "Ancak 2015 sonrası 2030'lara doğru giderken dünyada yeni göstergeler, yeni hedefler oluşturmak hepimiz için çok önemli. Sadece kamu sektörü için değil özel sektör ve kamu sektörü için de aslında küresel ölçekte bir genel çerçevenin oluşmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum"  dedi.

Dünya genelinde yaşanan küresel kriz nedeniyle çok önemli bazı konuların yeterince öncelik kazanamadığına işaret eden Yılmaz, gelecek dönemlerde bu konuların hem dünyanın uzun dönemli geleceği açısından hem de ekonominin yeniden ve farklı bir içerikle canlandırılması bakımından daha fazla ilgiyi hak ettiğini dile getirdi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) gibi uluslararası örgütlerin "Yeşil Büyüme ve Yeşil Ekonomi" kavramlarını dünya gündemine daha yoğun bir şekilde  taşıdığını belirten Yılmaz, "Bu kavramları hepimizin özümsemesi ve kendi ulusal stratejilerimize, kalkınma planlarımıza entegre etmemiz gerekiyor. Biz de bunu çok önemsiyoruz ve son hazırladığımız 10. beş yıllık kalkınma planında bu kavramları kendi ulusal stratejilerimize de entegre etmiş durumdayız" diye konuştu.

Yeşil büyüme ve yeşil ekonomi konusunda Türkiye ve dünyada önemli adımlar atıldığına işaret eden Yılmaz, şöyle devam etti:

"Yeşil büyüme ve yeşil ekonomi bir taraftan ekonomik büyümeyi sürdürmek, yoksullukla mücadele etmek, sosyal meseleleri çözümlemek ve daha fazla insanı kalkınma sürecine katmak, diğer taraftan bütün bunları daha az karbon salınımı, daha az çevresel maliyetle ve doğal kaynak kullanımıyla gerçekleştirmek anlamına geliyor. Bu yönde de önemli bir çaba sarf ettiğimizi belirtmek isterim. Bu çabayı kalkınma politikalarınıza entegre ettiğiniz zaman uluslararası ticaretinize ve uluslararası kalkınma iş birliğinize de doğal olarak bunun yansımasını görmeniz mümkün. Bugün bu kavramlar üzerinde tam bir tanım birliği olduğunu söyleyemeyiz. Özellikle 2015'e girerken yapılan tartışmalar inanıyorum ki bu kavramları daha da güçlü kılacaktır. Ancak bir taraftan da her ülkenin kendi şartlarında kendi özellikleri içinde bu kavramlara içerik kazandırılmasının da önemli olduğunu düşünüyorum."

"Bilişim teknolojilerinin dünyamızın kaynakları üzerinde daha az baskı oluşturan bir büyüme için için son derece önemli olduğu açık"

Türkiye'de özellikle yeşil büyüme açısından enerji konusunun son derece kritik olduğuna işaret ederek Türkiye'nin enerjiye bağımlı bir ülke olduğunu anımsatan Yılmaz, Türkiye'nin geçen yıl sadece enerji ithalatına 60 milyar dolar kaynak ödediğini ve bu durumun makroekonomi açısından çok kritik bir konu olduğunu anlattı.

Türkiye'nin enerjiyi verimli kullanması durumunda makroekonomik olarak cari açığın azalacağını ve makroekonomik istikrara katkı sağlanacağını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Neresinden bakarsanız bakın enerji konusunda yapılacak çalışmalar ve atılacak adımlar son derece önemli. Türkiye koşullarında son derece önemli bir konut stokumuz var. Bu konut stokunda gerek afet risklerine ve gerek çarpık yerleşmeye yönelik olarak büyük bir yenilik yapma ihtiyacımız var. Bu konularda da önemli inisiyatifler başlatmış durumdayız. Bunun bizim için son derece değerli bir alan olduğunu belirtmek isterim. Aynı şekilde bilişim teknolojilerinin, dünyamızın kaynakları üzerinde daha az baskı oluşturan bir büyüme için son derece önemli olduğu açık. Sadece sanayide değil hizmetlerde, eğitimde, sağlıkta ve başka alanlarda bilişim teknolojilerini daha fazla kullanarak daha yeşil bir büyüme oluşturmamız mümkün" şeklinde konuştu.

-"Geçen yıl 2,5 milyar dolar resmi kalkınma yardımı gerçekleştirdik"

Türkiye'nin bir taraftan sürdürülebilir kalkınma anlayışını kendi politikalarına entegre ederken diğer taraftan uluslararası iş birliğini de geliştirdiğini anlatan Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Geçen yıl 2,5 milyar dolar resmi kalkınma yardımı gerçekleştirdik. Bu, son derece önemli bir rakam ve burada Türkiye'nin diğer bazı yükselen ülkelerle birlikte özgün bir konumu olduğunu düşünüyorum. Biz hem yardım alan hem de yardım veren bir ülkeyiz. Dolayısyla her iki perspektifi de daha iyi algılayabileceğimiz bir konumdayız. Türkiye'nin gelişmiş dünya ile gelişmekte olan dünya arasında diyaloğu oluşturmada da önemli bir konumu var. Bu çerçevede yaptığımız yardımların ve teknik desteklerin çok daha etkili oldğunu vurgulamak isterim. Somali'de yaptıklarımız bunun çok güzel bir örneği. Bunu sadece kamu olarak yapmıyoruz, Somali örneğinde şunu çok iyi gördük ki özel sektör ve sivil toplumla bu etkiyi oluşturuyoruz."

Çevre ve sosyal alanların özel sektörler açısından yeni fırsatlar, özel ufuklar açtığını söyleyen Yılmaz, "Özel sektörün yenilik unsuru, dinamizmi, esnekliği olmadan bu alanlarda çok fazla gelişme sağlamamız mümkün değil. Kamu olarak düzenleyici çerçeveyi oluşturmak zorundayız, motive etmek ve teşvik sağlamak durumundayız. Ancak özel sektörün bütün kapasitesini hem içerde yapacağımız yeşil büyüme çalışmalarında hem de dış dünyayla kuracağımız kalkınma iş birliği çabalarında değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye'de gerçekten çok canlı bir özel sektör var. Sivil toplumu da buna ekleyerek çabalarımızı sürdürmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi 16. Uluslararası İş Formu - Son Dakika


Advertisement