Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması

Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması
31.12.2013 13:22

"Tüm dünyada takdir, itibar gören ve güven kazanan kuruluşlarımızın itibarının en ufak zarar görmesini istemeyiz.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Tüm dünyada takdir, itibar gören ve güven kazanan kuruluşlarımızın itibarının en ufak zarar görmesini istemeyiz. İtibarını aşındırmaya çalışanlarla da  gereken tüm mücadeleyi veririz"  dedi.

Babacan, NTV-CNBCE ortak canlı yayınında, Türk bankalarının tüm dünyada güvenilen, itibar edilen bankalar olduğunu belirterek, özellikle Türk kamu bankalarının içeride ve dışarıda itibarının çok yüksek olduğunu söyledi. İtibar aşırdırma girişimlerinin özellikle dikkat edilmesi gereken bir husus olduğunun altını çizen Babacan, Bankacılık Kanuna göre de herhangi bir bankanın itibarını olumsuz etkileyecek beyanlar ve yayınlara ciddi cezai yaptırımlar öngörüldüğünü hatırlattı. Bankaların itibar üzerine büyüyen müesseseler olduğunu belirten Babacan, "Tüm dünyada takdir gören, itibar gören ve güven kazanan kuruluşlarımızın itibarının en ufak zarar görmesini istemeyiz. İtibarını aşındırmaya çalışanlarla da  gereken tüm mücadeleyi veririz" dedi.

Böyle dönemlerde farklı bankalara ilgili  farklı söylentiler çıkabildiğini ifade eden Babacan, SPK ve BDDK'nın Halk Bankası'nı dikkate alarak ancak tüm sektörü düşünerek açıklamalar yaptığını kaydetti. SPK'nın konuya halka açık şirketler, BDDK'nın da  banka itibarı üzerinden baktığını anlatan Babacan, Halkbankası'nın da halka açık bir şirket olduğunu, dolayısıyla halka açık bir şirketin hisse senedi fiyatını etkileyecek doğru olmayan beyanlar ve yönlendirmelerin SPK mevzuatına göre ayrıca  yaptırıma tabi olduğunu kaydetti.

Halkbankası'nın yaptığının, ticaretin finansmanından başka bir şey olmadığını ifade eden Babacan, " İran'dan aldığımız petrolün ve doğal gazın ödemeleri Halkbankası'ndaki hesaplardan yapılır. Türkiye'den İran'a yapılacak tüm ihracatın ödemesi de yine Halkbankası aracılığıyla yapılır. Böylesine kilit ve merkezde bir kuruluş. Halkbankası'nın 2009'dan beri yürüttüğü ve her tarafın güvenini kazanarak yaptığı bu işlemler dikkat çekti, bunu da vurgulamak gerekir. Ama biz hatalara göz göre göre izin vermeyiz. Suçu olan cezasını çeker" diye konuştu.

Bazı bankaların 17 Aralık öncesi bilgi alarak, sistemden para çektiği iddialarına ilişkin de Babacan, bununla ilgili bazı duyumlar, bilgiler olduğunu, bunların ilgili kurumlar tarafından beraberce ve büyük resim içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 17 Aralık'ta yaşanan operasyondan kimlerin bilgisi olduğu, buna dayanarak kimlerin piyasa hareketi, hisse senedi, döviz alışverişleri yaptığına bakılması gerektiğine işaret eden Babacan, bu konuların ilgili birimlerce detaylı bir şekilde araştırıldığını bildirdi. Babacan, incelemeler, soruşturmalar sonucunda  çok açık bir şekilde bağlantı bulunursa bunlarla ilgili suç duyurularının yapılacağını, mahkemelerde yargılama sürecinin olacağını söyledi.

Gezi olayları

Gezi olayları sonrası SPK'nın inceleme başlattığının hatırlatılması ve sonucunun sorulması üzerine Babacan, SPK Başkanı Vahdettin Ertaş'ı arayarak konuyu sorduğunu ifade etti. Babacan, SPK Başkanının, tam 17 ülkeyle yazıştıklarını ve bu ülkelerde Türkiye ile iş yapan mali kuruluşlar ve müşterileriyle ilgili bilgilerin, belgelerin SPK'ya gelmeye devam ettiğini bildirdiğini söyledi. Türkiye'nin dışa açık bir ekonomi olduğunu ve bir çok ülkeyle finansman hareketleri bulunduğunu anımsatan Babacan, bilgi ve belge gelmesi sürecinin devam ettiğini kaydetti.

Türkiye'de yatırımı olan yabancı yatırımcılarla yıllardır çok sıkı irtibatta oldukları için, söz konusu yatırımcıların davranış biçimlerini, bakışlarını, psikolojilerini çok açık bir şekilde okuyabildiklerini anlatan Babacan şunları kaydetti:

"Şu anda bütün bu iç gelişmelerde onların baktıkları bir numaralı mesele şu; AK Parti iktidarı olayları kontrol ediyor mu, ipler gerçekten iktidarın elinde mi, Türkiye kontrolsüz başıboş bir dönem mi giriyor? En önemli değerlendirme bu. Dışarıdan bakanlar 'iktidara rağmen böyle bir şey olur mu?' diyorlar. Yatırımcılar inşallah bir kaç hafta geçsin görecekler ki, Hükümet, Başbakanımız işinin başında, AK Parti İktidarı konulara hakim. Biz hemen bir kaç gün içerisinde hızlı bir şekilde gereken ne ise yaptık. Şimdi kurumlar amirlerine bağlı, emir komuta zinciri içerisinde çalışır hale geldi. Tabi ki güçler ayrımı ilkesine uygun olarak.

Dışarıdan bakanlar 'sistem arızaya mı giriyor, devlet sistemiyle ilgili sorunlar mı var Türkiye de?' diye soruyorlar. Biz bunları sordurtmayız. Devlet sisteminin düzgün ve ahenkli çalışması için ne gerekiyorsa yaparız.

Boşlukları kapatacak bazı yasal düzenlemeler üzerinde arkadaşlarımız çalışıyor. İnisiyatif alanı devlete, millete zarar vermek üzere kullanılıyorsa o zaman da mutlaka gereğini yapmak, yasal düzenlemelerle çerçeveyi daha net bir hale getirmemiz gerekecek.

Önümüzdeki haftalar, aylar hep beraber göreceğiz. Yine farklı girişimler olabilir, sağdan soldan bir şeyler duyabilirsiniz ama biz işimizin  başındayız. Bütün birimlerimiz kontrolde ve bu istikrarın, güven ortamının erozyona uğramasını önlemek için her şeyi yaparız."

Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıktığını, ihracatın 36 milyar dolardan 152 milyara dolara yükseldiğini hatırlatarak, "Türkiye hem hızlı büyüyor hem de gelir dağılımının düzeldiği bir ülke. Açıklığın, şeffaflığın olmadığı, rüşvetin yolsuzluğun çok olduğu ülkelerde gelir dağılımının düzelmesi mümkün değil" dedi.

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması - Son Dakika


Advertisement