Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "(Diğer ülkelerde görülen) 'şartlar değişti, sözümden cayıyorum' gibi ekonomi yönetimine biz alışık değiliz. Biz 10 yıldır hükümet olarak Türkiye ekonomisini böyle yönetmedik. Belki de onun için de farklılaştık, çok şükür Türkiye artık takdir topluyor, başka ülkeler için örnek gösteriliyor. Türkiye'deki ortam ve sonuçlar da bu nedenle çok şükür çok farklı" dedi.
Dünya Bankası ve IMF'nin Türkiye'yi "yere göğe sığdıramadığını" belirten Babacan, "Türkiye deyince hepsinin gözlerinin içi gülüyor hem IMF tarafında hem de Dünya Bankası tarafında" diye konuştu.
Babacan, Washington temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında, G-20 ve IMF-Dünya Bankası Yıllık Bahar Toplantılarında Türkiye'nin görüşlerinin merak edildiğini kaydederek, resmi toplantılar öncesindeki dar katılımlı toplantılarda büyüme ve istihdamın ancak güvenle olabileceğini vurguladığını söyledi.
Merkez bankalarının para basmasıyla veya bütçe açığıyla devlete daha çok hara harcatarak olacak büyümenin ancak kısa vadeli ve düşük miktarda olacağını ama sürdürülebilir ve istihdam yaratan büyümenin ancak güvenli ortaya çıkabileceğini anlattığını dile getiren Babacan, şunları kaydetti:
"Bunun için de ülkelerin ekonomik programının ileriye doğru nereye gittiğini açıklaması lazım. ABD'de böyle bir şey görmüyoruz, daha bu yılın bütçesinin ne olacağı belli değil, gelecek yılla ilgili hiç bir şey yok ortada. Halbuki biz G-20'de diyoruz ki; 'gelişmiş ülkeler üç yıl vadeli kredibilitesi olan programlarını mutlaka hazırlamalı ve açıklamalı'. Bildirgeyi yazmamıza rağmen ABD'de böyle bir şey yok.
Avro alanında mutlaka daha önce verilen sözler yerine gelmeli, aksi halde söz verdiğiniz, sonra 'şartlar değişti ben bunu yapmıyorum da başka bir şey yapıyorum' derseniz, o zaman bundan sonra vereceğiniz hiçbir sözlerin anlamı kalmaz çünkü ekonomide güven oluşturan en önemli faktörlerden biri ileriye doğru hedefler koymak, politikalar açıklamak ve arkasından da yapmak, güven böyle oluşur. 'Şimdiye kadar verilen sözler konusunda gevşeyelim, ileriye doğru da hiçbir şey söylemeyelim derseniz güven ortamı nasıl olacak, benim aklım ermiyor açıkçası' dedim. Güven oluşturmak istiyorsak mutlaka somut hedefler, çıpa koymak lazım ve yapılabilecek şeylerin söylenmesi, söylenen şeylerin de mutlaka arkasından yapılması lazım. Başka türlü güven nasıl oluşur, başka bir formül varsa bilen varsa söylesin".
-"Türkiye artık başka ülkeler için örnek gösteriliyor"-
Birçok ülkedeki siyasi ortamın da bu durumu etkilediğini belirten Babacan, hükümetlerin kısa vadeli olması, bakanların çok sık değişmesi nedeniyle siyasetçilerin "bugün ne yaparsam yarını kurtarırım" mantığında yaklaştığını, bunun da uzun vadeli yapıcı yaklaşımları engellediğini söyledi.
Babacan, şöyle devam etti:
"Aslında bunlar çok basit konular gibi geliyor ama o toplantılara girip, yönsüzlüğü, plansız programsız yaklaşımı yerinde görünce insan daha çok kaygılanıyor. Şimdi Türkiye olarak kendimize çok dikkat edeceğiz, dışarıda olanların bizi ne kadar etkileyebileceğine dikkat edeceğiz. Kendimiz kim ne derse desin öngörülebilir olacağız. Mutlaka programlar açıklayıp hedefler koyup o programları uygulayacağız, doğru bildiğimiz yoldan asla şaşmayacağız, 'şartlar değişti sözümden cayıyorum' gibi ekonomi yönetimine biz alışık değiliz. Biz 10 yıldır hükümet olarak Türkiye ekonomisini böyle yönetmedik. Belki de onun için de farklılaştık, çok şükür Türkiye artık takdir topluyor, başka ülkeler için örnek gösteriliyor."
Toplantıda, ülkelere, bankalarının maliye politikalarını bilmediği bir ortamda gönül rahatlığıyla kredi veremeyeceğini hatırlattığına işaret eden Babacan, "Bizim bankalarımız ise o kadar iştahlı ki kredi vermeye, biz bazen 'çok hızlı gidiyorsunuz, biraz daha dikkatli gitmemiz lazım' diye tedbirler alıyoruz, kredi hacminin hızla artışını yavaşlatıcı bazı tedbirler alıyoruz. Türkiye'deki ortam ve sonuçlar da bu nedenle çok şükür çok farklı" dedi.
-"Türkiye'yi yere göğe sığdıramıyorlar"-
İkili görüşmelerinden de bahseden Babacan, Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim ile bir araya geldiğini söyledi.
Türkiye ile Dünya Bankasının yaklaşık 20 ülke ile ilgili programda birlikte çalıştığını hatırlatan Babacan, Dünya Bankasının reform ihtiyacı hissettiği ülkeler varsa, Türkiye'nin belli tecrübe oluşturduğu alanlarda, o ülkeleri Türkiye ile buluşturduğunu kaydetti.
Babacan, "Dünya Bankası bunun sonuçlarından çok memnun. Onların verdiği reçetedense Türkiye'de işleyen bir örnek daha etkili olabiliyor. Ülkeler de Dünya Bankasının önerisinden çok Türkiye'nin somut tecrübelerinden yararlanmak istiyor" bilgisini verdi.
Dünya Bankasının Türkiye'nin farklı alanlardaki reformlarını bir araya getirerek "Türkiye Reform Kataloğu/Koleksiyonu" gibi bir kitap serisi de hazırlayacağını belirten Babacan, böylelikle Türkiye'nin yaptığı reformlardan başka ülkelerin istifade etmesinin amaçlandığını dile getirdi.
Babacan, "Bizimle ilişkilerden çok çok memnunlar. Tabiri caizse yere göğe sığdıramıyorlar. Türkiye deyince hepsinin gözlerinin içi gülüyor hem IMF tarafında hem de Dünya Bankası tarafında, ilişkiler çok çok farklı bir noktaya geldi" değerlendirmesinde bulundu.
-"10 yıl öncesine göre Türkiye'ye bakış çok farklı"-
Türkiye'nin IMF'ye son taksitini mayıs ayında ödeyeceğini ve yavaş yavaş IMF'ye kredi kullandırmaya da başlayacağını anımsatan Babacan, "Roller çok değişti. Ben 2003 yılında da buraya toplantılara geliyordum, şimdi 10 yıl geçmiş aradan. İlişki şekli, Türkiye'nin algılanması, Türkiye'ye bakış çok çok farklı" dedi.
İkili görüşmelerde IMF'nin Mısır ekibiyle görüştüklerini, Kırgızistan Başbakan Yardımcısı ve Avusturya Maliye Bakanı ile de bir araya geldiğini aktaran Babacan, Türkiye'ye döndükleri için 8-10 tane daha bakanın randevusuna yanıt veremediklerini de sözlerine ekledi.
(Bitti) - WASHINGTON
Son Dakika › Ekonomi › Başbakan Yardımcısı Babacan Washington'da - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.