Dünya Ekonomisinde Bir Devrin Sonu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dünya Ekonomisinde Bir Devrin Sonu

Dünya Ekonomisinde Bir Devrin Sonu
05.10.2009 10:35  Güncelleme: 20:12

Artık Küresel Ekonomide ABD ve Avrupa'nın Değil Türkiye Gibi Gelişen Ülkelerin Sözü Geçmeye Başlayacak.

İstanbul'da biraraya gelen paranın patronları, krizin ardından dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını her fırsatta dile getirirken, artık küresel ekonomide ABD ve Avrupa'nın değil Türkiye gibi gelişen ülkelerin sözü geçmeye başlayacak.

 Paranın patronları, yeni sistemde başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin rolünün ve öneminin artacağını düşünüyorlar.

 

Salı günü başlayacak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında da yeni küresel ekonomik sistemin haritası çizilecek.

 

Bu yeni harita, Türkiye açısından büyük önem taşıyor. Zira artık ABD'nin tek başına dünya ekonomisinin lokomotifi olamayacağı net bir şekilde ortaya çıktı.

 

Şimdi tartışılan ABD'nin yarattığı boşluğu hangi gelişmekte olan ülkelerin dolduracağı.

 

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick de daha ilk basın toplantısında bu durumu kabullenerek, "Krizin miraslarından birisi de değişen ekonomik güç ilişkilerin tanınması olacak" diye konuştu.

 

DÜNYA DOĞU'YA KAYIYOR

Buradaki finans patronlarının üzerinde hemfikir oldukları bir diğer konu da Çin ve Hindistan'ın yeni küresel sistemde rollerin artacağı.

 

Ancak bu iki ülkenin kişi başı gelirleri ve tüketimleri dünya ekonomisinin motorlarını tek başına döndürmeye yeterli değil. Bu nedenle "tek kutuplu" değil "çok kutuplu" bir küresel ekonomik olma olasılığı daha yüksek görülüyor.

 

Kriz kahini olarak bilinen ekonomi uzmanı Nouriel Roubini de İstanbul'da yaptığı bir konuşmada bu duruma dikkat çekti. Roubini, Çin ve Hindistan'ın yanına diğer başka gelişmekte olan ülkelerin de eklemlenmesi gerektiğini ve Türkiye'nin bunlardan biri olabileceğini vurguladı.

 

IMF de bu durumu teyit eder nitelikte beklentiler yayımladı. Geçen hafta içinde yayımlanan bir raporda, gelişmekte olan ülkelerin 2010 yılında toplam yüzde 5.1 büyümesinin beklendiği, buna karşılık gelişmiş ekonomilerin büyüme oranının sadece yüzde 1.3'te kalacağı belirtildi.

 

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, ABD motorunun artık eskisi kadar güçlü olmadığını ifade ederek, gelişmekte olan ülkelerin ağırlığının artacağı görüşünü dile getiren uzmanların arasında yer aldı.

 

Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden Niall Ferguson da dünyanın artık batıdan doğuya kaydığını ve bu kaymanın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik olduğunu vurguladı.

 

TÜRKİYE'NİN ROLÜ ARTACAK

Bu değişim içerisinde elbette ki ağırlığı ve rolü en çok artacak ülkelerden birisi şüphesiz Türkiye olacak.

 

Zaten Türkiye'nin son ekonomik krizdeki performansı İstanbul'a gelen finans patronlarının övgüsünü alıyor. Türkiye, sadece evsahibi olduğu için değil geldiği ekonomik nokta itibariyle de katılımcıların gözdesi.

 

Bu güçlü performansını büyük oranda 2001 yılındaki krizin ardından bankacılık sisteminde gerçekleştirdiği reformlara borçlu olan Türkiye, kriz sırasında bankacılık sistemine destek sağlamak zorunda kalmayan tek OECD ülkesi.

 

IMF, Salı ve Çarşamba günü yapılacak yıllık toplantısında aralarında Türkiye'nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin "kotasını" artıracak.

 

Kota artırımı, Türkiye'nin IMF'nin alacağı kararlarda oy ağırlığını artıracağı gibi kota oranı nispetinde Fon'dan en az 1-2 milyar dolarlık ilave kredi imkanı bulacak.

 

Sonuç olarak küresel ekonomik sistemin karar organı olarak üyesi olduğu G20'nin belirlenmesinin ardından Türkiye, küresel ekonomideki payının giderek artmasının bir diğer somut karşılığını da İstanbul'da alacak.

Kaynak: DHA

Son Dakika Ekonomi Dünya Ekonomisinde Bir Devrin Sonu - Son Dakika


Advertisement