Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, "Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2013 yılı sonunda yüzde 6,3 ile yüzde 7,3 aralığında, 2014 yılı sonunda ise yüzde 3,8 ile yüzde 6,8 aralığında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir" dedi.
Başçı, TCMB Enflasyon Raporu basın toplantısında, yılın ikinci yarısında nihai yurt içi talepteki toparlanmanın ılımlı bir şekilde sürmesinin beklendiğini belirtti.
Son dönemdeki finansal gelişmelere bağlı olarak toparlanma eğilimi üzerindeki aşağı yönlü risklerin arttığını kaydeden Başçı, "Bu bağlamda, 2014 yılı için çıktı açığı tahminleri aşağı yönlü güncellendi. Yurt içi talep gelişmelerinin önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüş sürecine ve cari açıktaki iyileşmeye destek vermesi beklenmektedir" diye konuştu.
Başçı, iç ve dış talep gelişmeleri birlikte değerlendirildiğinde, tahminler üretilirken toplam talep koşullarının 2013 yılsonu enflasyonuna katkısının bir önceki rapor dönemine kıyasla sınırlı ölçüde arttığı bir görünümün esas alındığını aktararak, bu güncellemenin 2013 sonu enflasyon tahminini 0,1 puan artırıcı etkide bulunduğunu dile getirdi.
Yılın 3. çeyreğinde ithalat fiyatlarının Temmuz Enflasyon Raporu'ndaki varsayımların altında seyrettiğini söyleyen Başçı, petrol fiyatlarının öngörülerin bir miktar üzerinde gerçekleştiği ve Rapor'da 107 dolar olarak belirlenen 2013 yılı ortalama petrol fiyatı varsayımının, ekimin ilk üç haftasındaki vadeli fiyatların ortalamasıyla uyumlu şekilde güncellenerek 109 dolara yükseltildiği bilgisini verdi.
Başçı, bu güncellemenin 2013 yıl sonu enflasyon tahminini 0,1 puan artırıcı etkide bulunduğunu aktararak, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Gıda fiyatlarının yıllık artış oranı varsayımı ise bir önceki Rapor'da olduğu gibi yüzde 7 olarak korunmuştur. Diğer bir ifadeyle, son dönemde işlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen olumsuz seyrin geçici olacağı ve fiyatların yılsonuna doğru kademeli olarak normalleşeceği varsayıldı. Maliye Politikası ve Vergi Ayarlamaları Orta vadeli tahminler üretilirken, yılın kalanında tütün ve enerji ürünlerine yönelik bir fiyat ayarlamasının yapılmayacağı varsayılmıştır. Diğer vergi ayarlamaları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatların ise enflasyon hedefleri ve otomatik fiyatlama mekanizmaları ile uyumlu olacağı bir görünüm esas alınmıştır. Dolayısıyla, yılsonu enflasyon tahmininde maliye politikasından kaynaklanan bir güncelleme yapılmamıştır."
Başkan Başçı, maliye politikasının orta vadeli duruşu için yakın dönemde güncellenen Orta Vadeli Program (OVP) projeksiyonlarının temel alındığını söyleyerek, bu çerçevede gelecek dönemde mali disiplinin süreceği ve gelecek yıldan itibaren faiz dışı harcamaların Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranının kademeli olarak azalacağının varsayıldığını ifade etti.
"Enflasyonun, 2014 başlarında önemli bir düşüş sergileyeceği tahmin edilmektedir"
Başçı, orta vadeli tahminler oluşturulurken para politikasında öngörülebilirliğin kademeli olarak artırılmaya devam edildiği bir çerçevenin esas alındığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Temkinli duruşun korunarak likidite politikasının genel olarak sıkı tutulduğu ve alınan makro ihtiyati tedbirlerin de katkısı ile yıllık kredi büyüme oranının 2014 yılının ortalarında yüzde 15 referans değerine indiği varsayıldı. Bu çerçevede enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2013 yılı sonunda yüzde 6,3 ile yüzde 7,3 aralığında (orta noktası yüzde 6,8), 2014 yılı sonunda ise yüzde 3,8 ile yüzde 6,8 aralığında (orta noktası yüzde 5,3) gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağı öngörülmektedir. Sonuç olarak, bir önceki Rapor'a göre enflasyon tahminleri 2013 ve 2014 yılları için sırasıyla 0,6 puan ve 0,3 puan yukarı yönlü güncellendi. 2013 yılındaki güncellemenin 0,4 puanı döviz kuru gelişmelerinden kaynaklanırken, 0,1 puanı ortalama petrol fiyatı varsayımındaki artıştan ileri gelmektedir. Ayrıca 2013 yılı büyüme görünümünün Temmuz Enflasyon Raporu'nda öngörülene göre daha olumlu gerçekleşmesiyle yukarı yönlü güncellenen çıktı açığının yılsonu enflasyonu üzerinde 0,1 puan yükseltici etki yapması beklenmektedir."
2014 enflasyon tahminindeki güncellemede, döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki gelişmelerin belirleyici olduğunu anlatan Başçı, çıktı açığı öngörüleriyle değerlendirildiğinde, maliyet kaynaklı bu unsurların 2014 yıl sonu enflasyonu üzerindeki yükseltici etkisinin 0,3 puan olmasının beklendiğini aktardı.
Başçı, enflasyonun kısa vadede enerji fiyatlarındaki baz etkisi kaynaklı olarak dalgalı bir seyir izlemesi öngörülse de genel olarak aşağı yönlü bir eğilim göstereceğinin tahmin edildiğini de dile getirerek, "Enflasyonun, tütün fiyatlarında 2013 yılı Ocak ayında gözlenen yüksek artışın yıllık enflasyon üzerindeki etkisinin ortadan kalkmasıyla, 2014 başlarında önemli bir düşüş sergileyeceği ve 2014'ün son çeyreğinde hedefle uyumlu seviyelere geleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu.
"Petrol fiyatları gelişmelerinin, yönetilen enerji fiyatları üzerinde sınırlı da olsa yukarı yönlü bir risk oluşturdu"
Erdem Başçı, son dönemde finansal piyasalarda temelde küresel para politikalarından kaynaklanan bir belirsizlik artışı olduğuna işaret ederek, bunun döviz kurları dahil tüm finansal varlıklarda yeniden fiyatlamaya yol açtığını ve küresel portföy yatırımlarında gelişmekte olan ülkelerin ağırlığının düştüğünü söyledi.
Bu dönemde Türkiye'de, finans ve finans-dışı sektörlerin dış borçlanmalarında herhangi bir sorun yaşanmamasına karşın, portföy kalemlerinde sermaye çıkışı olduğunu anımsatan Başçı, finansal varlıklarda yeniden fiyatlama gerçekleştiğini söyledi.
Başçı, bu gelişmeler karşısında para politikasında, hem makro finansal riskleri dengelemek hem de enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak için temkinli bir duruş oluşturduğunu vurgulayarak, "Küresel oynaklıkların Türkiye ekonomisindeki etkilerini sınırlamak açısından para politikasının öngörülebilirliği artırıldı. Önümüzdeki aylarda küresel para politikalarına dair belirsizliklerin azalması halinde bunun hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelere pozitif etkileri olabilecek. Böyle bir durumda gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları tekrar hız kazanabilecek. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde TCMB döviz rezervlerini arttırıcı yönde adımlar atılabilecek" değerlendirmelerini yaptı.
Küresel düzeyde para politikalarına ilişkin belirsizliklerin artış göstermesi halinde bunun küresel likidite, sermaye akımları ve finansal varlıkların fiyatlanması açılarından etkilerinin gözlenebileceğine dikkati çeken başçı, böyle bir durumda gelişen ülkelere yönelik sermaye akımlarının zayıf seyretmeye devam edeceğini ve bu durumun enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturabileceğini vurguladı.
Başçı, TCMB'nin bu senaryonun gerçekleşmesi halinde fiyat istikrarını güçlendirmek amacıyla daha uzun süreli ek parasal sıkılaştırma uygulamalarına başlayabileceğini aktararak, şöyle devam etti:
"Enflasyon tahminleri üzerinde risk oluşturan önemli diğer bazı faktörler de gıda ve enerji fiyatlarıdır. Enflasyon Raporu'nda gıda fiyatlarına dair
varsayımlarda bir değişikliğe gidilmedi. Ancak yılın üçüncü çeyreğinde işlenmemiş gıda fiyatlarında düzeltme hareketinin beklentilerin altında kalması ile
ilk üç çeyrek itibarıyla tarihsel ortalamalarına göre yüksek seyreden işlenmemiş gıda fiyatları enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaktadır.
İşlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek seviyenin dördüncü çeyrekte de sürmesi durumunda yıl sonu enflasyonu baz senaryo tahminimizdeki yüzde 6,8 değerinin
üzerinde gerçekleşebilecek. Enerji fiyatlarında ise son yıllara kıyasla oldukça olumlu seyrin yılın kalan döneminde de korunacağı varsayılmakla birlikte Türk
lirasındaki değer kaybının birikimli etkileri ile uluslararası petrol fiyatları gelişmelerinin yönetilen enerji fiyatları üzerinde sınırlı da olsa yukarı yönlü bir risk
oluşturduğu belirtilmelidir."
- "OVP'nin gerektirdiği yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır"
Erdem Başçı, son dönemde yaşanan döviz kuru oynaklığına bağlı olarak çekirdek enflasyon göstergelerinde gözlenen yükselişlerin fiyatlama davranışları üzerindeki
etkilerinin yukarı yönlü bir risk unsuru olarak belirdiğine dikkati çekerek, bunun yakından takip edildiğini belirtti.
Petrol dışındaki uluslararası emtia fiyatlarındaki ılımlı seyirle, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sınırlı olmasının enflasyon üzerinde başlıca aşağı yönlü risk unsurları olduğunu söyleyen Başçı, "TCMB, para politikası stratejisini oluştururken maliye politikasına ve vergi düzenlemelerine ilişkin gelişmeleri enflasyon görünümüne etkileri bakımından yakından takip etmektedir. Rapor'da baz senaryoda oluşturulan enflasyon tahminleri OVP'de belirlenen çerçeveyi esas almaktadır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceği varsayılmaktadır" diye konuştu.
Başçı, maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesinin söz konusu olabileceğini vurgulayarak, küresel dengesizlikler karşısında, ekonominin dayanıklılığını koruması açısından maliye ve finansal sektör politikalarındaki temkinli duruşun sürdürülmesinin kritik önem taşıdığına işaret etti.
Orta vadede mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak yapısal reformların güçlendirilmesinin, makroekonomik istikrarı destekleyeceğini sözlerine ekleyen Başçı, "Bu yönde atılacak adımlar aynı zamanda para politikasının hareket alanını genişletecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacaktır. Bu çerçevede, OVP'nin gerektirdiği yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
- İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Tcmb Enflasyon Raporu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.