Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, " Türkiye'nin 2023 vizyonu var. Dünya ekonomisinde üst sıralara gelmeyi hedefliyoruz. Altyapı yatırımlarını yapmadan bunları gerçekleştirmemiz zor" dedi.
Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (Institute of International Finance - IIF) düzenlediği "Türkiye Başkanlığındaki G20 Gündemi" konferansının "Altyapı Yatırımları İçin Özel Sektör Desteği" başlıklı oturumu, IIF Yetkili Yönetici Direktörü Hung Tran moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Oturumda konuşan Binbaşgil, son on yılda Türkiye çok önemli bir dönüşüm yaşandığını ve altyapı yatırımlarının da bu dönemde önemli rol oynadığını ifade etti.
Altyapı yatırımlarının gelecek dönemler içinde kritik önemde olduğuna dikkati çeken Binbaşgil, geçen on yılda kamu-özel sektör yatırımalrı konusunda önemli tecrübeler edinildiğini dile getirdi. Binbaşgil, "Aşağı yukarı 170 projede 90 milyar dolar tutarında bir miktarı içeren bir tecrübemiz oldu. Biz ne isteriz? Biz her gece rahat uyumak isteriz. Bunlar uzun vadeli kredili ve büyük montanlı projeler. Öngörülebillirlik bizler için önemli. Türkiye'deki projelere bakarsanız bunlar büyük projelerdir. Devamlılık ve sürdürülebilirlik çok önemli" dedi.
Türkiye'de son yıllarda neler yaşandığına bakılırsa, hukuki çerçevenin geçmiş yıllara göre daha çok iyileştiğini söyleyen Binbaşgli, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin 2023 vizyonu var. Dünya ekonomisinde üst sıralara gelmeyi hedefliyoruz. Altyapı yatırımlarını yapmadan bunları gerçekleştirmemiz zor. Dolayısıyla gelecek açısından ulaştırma çok büyük fırsatın olduğu bir alan. Diğer önemli sektör ise enerji. Ekonomiyi iki katına çıkartmak istiyorsak enerjiye önemli yatırım yapmak gerekiyor. Bugün 57 bin megavatlık bir kapasitemiz var, bunu da 2 katına çıkartmamız gerekiyor… Sağlık sektörü yine önemli bir alan olmaya devam ediyor. Milyarlarca dolarlık yatırımlar var. Bilişim ve kensel dönüşüm projeleri de ekonomik büyüme için çok önemli alanlar. 18 milyon kadar konutun Türkiye'de yenilenmesinden bahsediliyor.
Türkiye'de gelecek dönemlerde yüzlerce projenin daha hayata geçirileceğini ifade eden ve bunun için tarafların taahhütlerini yerine getirmelerinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Binbaşgil, bu projelerin finansmanı için hem yerel hem de uluslararası pek çok kurumun olduğunu söyledi.
Yerel bankaların altyapı projelerinin finansmanına katılımının arttığını belirten Binbaşgil, eskiye oranla daha fazla imkanlarının bulunduğunu ve sermaye yeterlilik oranlarının çok daha iyi düzeyde olduğunu ifade etti.
Projelerde vade farklılıklarını çözmeyi başardıklarını anlatan Binbaşgil, Türk bankalarının yurt dışından önemli oranda fon sağladıklarını aktardı.
Finans sektörünün başarı hikayesini sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Binbaşgil, "Akbank'ın yaptığı çalışmaya göre Türk bankalarının aşağı yukarı 530 milyar dolarlık bir kredisi var. 2023 yılına kadar mevcut özkaynak karlılığı devam ederse (yüzde 14'lük varsayımına göre) 600 milyar dolarlık ek kredi imkanı var. Sürdürülebilir karlılık projeleri finanse etmeyi kolaylaştırabilir. Bu 600 milyar doların önemli bir kısmı altyapı projelerine gidecek" ifadelerini kullandı.
"Türkiye altyapı yatırımları için cazip bir ülke"
Partners Group AG Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Charles Dallara ise Türkiye'de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Türkiye altyapı yatırımları için cazip bir ülke. Partners Group Türkiye'de kuvvetli bir ortak buldu ve enerji sektörüne girdi. Neden Türkiye'ye geldik? Türkiye'deki yüksek büyüme oranları, genç nüfus ve orta vadedeki enerji ihtiyaçlarının neler olabileceğini gördüğümüz için buraya geldik" dedi.
Ayrıca, temel olarak düzenlemelerin güvenilir ve şeffaf olması nedeniyle Türkiye'ye yatırım yaptıklarını anlatan Dallara, şöyle konuştu:
"Bu konunun ne kadar altını çizsem az. Biz özel girişim sermayesi olarak kendi bilançomuzdaki parayı getirmiyoruz. Emeklilik fonlarının, ülke fonlarının, bireylerin, şirketlerin paralarını buraya getiriyoruz. Biz de temkinli davranmak zorundayız. Risk hevesi açısından da yatırımcıların görüşünü alıyoruz. Özellikle düzenlemeler açısından durum nedir, onlara bakıyoruz. Türkiye'de bu açıdan etkileyici sonuçlar çıktı. Türkiye'nin 20 yıl önceki durumunda bakarsanız yüksek enflasyon oranları vardı. Şimdi bunlar ortadan kalktı ve dinamik büyüyen bir ülkeden bahsediyoruz.
Türkiye, düzenlemelerin şeffaflığını, güvenirliliğini ve ticari anlamda özel yatırımcı için yaşayabilir çözümler bulabilme taahhüdünü defaatle göstermiş bir ülke. Türkiye'nin kendi yerel sermaye piyasalarını geliştirmesi gerekiyor. Çünkü sadece yabancı sermaye ile yatırım olmaz. Türkiye'de emeklilik fonlarının sigorta fonlarının ve benzerlerinin gelişmesi gerekiyor. Bunlar gelişsin ki gelecekte yapılacak altyapı yatırımlarına yabancılar kendilerine ortak bulabilsin."
" Lübnan, Suriye ve Ürdün'de altyapı yatırımlarının finansmanı çok zor"
Katar Uluslararası Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Dabdoub ise altyapı finansmanı açısından Körfez ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'ya bakıldığında Körfez ülkelerinin pek sorunu olmadığını belirtti. Körfez ülke hükümetlerinin yatırımları finanse ettiğini, Lübnan, Suriye ve Ürdün'de ise altyapı yatırımlarının finansmanının çok zor olduğunu söyledi.
Oradaki altyapı yatırımlarının bankaların finanse edebileceği nitelikte olmadığını anlatan Dabdoub, bunun için IMF ve Dünya Bankası'na gitmek gerektiğini, aynı durumun Kuzey Afrika ülkeleri için de geçerli olduğunu söyledi.
Prudential Financiall Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Yatırım Sorumlusu Scott Sleyster ise bazı projelerin bankalar tarafından finanse edilebilecek düzeyde olmadığını ve bu projelerin bir havuz oluşturacak şekilde bir ara getirilmesiyle finanse edilebileceğini söyledi.
Sleyster, altyapı projelerinin devam etmesiyle büyümenin sürdürülebileceğini ve ekonomik eşitsizliğin ortadan kaldırılmasında çok önemli bir işlev göreceğini söyledi. - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Türkiye Başkanlığındaki G20 Gündemi' Konferansı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.