Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Sanki Türkiye Arap Baharı'nda, 'Suriye ve Libya'ya bir demokrasi ihraç edeyim' diye karar aldı, buralardaki yapılara müdahil oldu. Böyle bir şey söz konusu değil" dedi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanlığı'nda düzenlenen '2. Ticaret Müşavirleri Konferansı'na katıldı. Davutoğlu, yaptığı konuşmada, "Bizim dış siyasi stratejimizle dış ekonomik stratejimiz arasında bir bütünlük olması gerekiyor, o bütünlük ancak bir ülkeyi harekete geçirir" diyerek, "Yanlış yerde durmanın sonuçları neye sebep oluyor. İlk jeopolitik deprem yaşandığında aslında bizim lehimize bir depremdi, çünkü biz NATO ile birlikte kazanan taraftaydık ve beklenirdi ki kazanan tarafta olmanın avantajlarıyla Dünya ekonomisindeki avantajlarımız da artsın" şeklinde konuştu.
Davutoğlu, verdiği konferans sonrası ticaret ataşelerinin sorularını cevapladı. Arap Baharı'na ilişkin bir soru üzerine, Davutoğlu, "Yanlış anlaşılan bir husus var. Sanki Türkiye Arap Baharı'nda sanki Türkiye, 'Suriye ve Libya'ya bir demokrasi ihraç edeyim' diye karar aldı, buralardaki yapılara müdahil oldu. Böyle bir şey söz konusu değil. Satış politikamızda herhangi bir ülkenin iç işlerine bu şekilde müdahil olmak diye bir şey yok. Muhatabımız olan devletlerle geleneksel ilişkimizi kurarız, yürütürüz ve o devletlerin kendi halklarıyla huzur içinde yaşamalarını isteriz. İster Ortadoğu, ister OrtaAsya isterse Balkanlarda. Bu mesele o halkların kendi meseleleri. Kendileri karar verirler ve taleplerini dile getirirler. O süreç kendi doğası içinde yaşanır. Önemli olan o ülkenin liderlerinin kendi halkının taleplerini dinleyen ve onu gözeten bir politika takip etmesi" diye konuştu.
Davutoğlu, "Her ülke kendi siyasi yapısını tayin eder" diyerek, "Ama bir kere hele komşu ülkelerde bir kere hakkımızda bir şeyi talebini dile getirdiğinde o zaman dostumuz olan liderlere bu talepleri göz önüne almalarını telkin ederiz. Yardımcı olmaya çalışırız. Barış ve istikrar sürsün diye uğraşırız. Türkiye hiçbir yerde herhangi bir ülke içinde bu şekilde müdahil olmadı. Biz kimseye rejim ihraç etme çabasında olmadık, olmayacağız" şeklinde konuştu. 'Bu meselenin demokrasi meselesinin ötesinde o ülkenin halklarıyla barışık yaşıyor veya yaşamıyor olmaları' olduğunu belirten Davutoğlu, bu talepleri yönetimin vaktinde dinlemesi gerektiğini ve yardım taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bir soru üzerine, Davutoğlu, belli ülkelerde temsilcilerin olması gerektiğine dikkati çekerek, sadece büyükelçilik sayısının artırılmadığını son dönemde büyük başkonsolosluk sayılarının da artırıldığını söyledi. Davutoğlu, "Benim kanaatim mümkün olan en liberal vize sistemini kurmak. Tedbirleri almak. Ama en liberalini" dedi.
Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "AB'nin şu anki ekonomik politik yapılanması arada bir yerde ve bunun sıkıntılarını yaşıyor ve bu konuda AB'nin merkez aktörleri, Almanya gibi, krizden çıkarken Sarkozy'le yapılan anlaşmanın getirdiği geriye ekonomiye merkezileşme kararları. Doğru kararlar. Aslında birinci alternatife gitmenin taşları döşeniyor. Onun siyasi bedelleri var. O karşılanabilecek mi?"
Davutoğlu, "Türkiye Avrupa kıtasının en önemli aktörü olmaya devam edecek" dedi. - ANKARA
Son Dakika › Güncel › 2. Ticaret Müşavirleri Konferansı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.