Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, "AB'nin transatlantik ve transpasifik sürecini başarabilmesi için NATO'nun en büyük müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin askeri, siyasi, ekonomik ve insan gücüne çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum" dedi.
Titanic Business Hotel Europe'da TASAM tarafından düzenlenen ve ana teması, "Yeni Dönem Türkiye-AB Perspektifi, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler" olarak belirlenen 4. Türkiye-Avrupa Forumu başladı.
Forumun açılış toplantısının ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan TASAM Başkanı Şensoy, forumun bir yıl Avrupa'da, bir yıl Türkiye'de olmak üzere devam eden düzenli bir mekanizma olduğunu söyledi.
Forum kapsamında bu yıl, hem Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut durumu hem de Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) sürecini ve Türkiye'nin buradaki olası rolleri, fırsatları ve risklerini konuştuklarını dile getiren Şensoy, toplantıda konunun bütün taraflarından temsilciler olduğunu ifade etti.
Şensoy, batı dünyasının kaynak krizi yaşadığını, "borç-para-borç" ilişkisi içerisinde üretilmiş ve bütün türev opsiyonlarını kullandığını belirterek, "Yeni finansal ilişkilere kaynak olacak, yeni pazarlara ve kaynaklara ihtiyacı var. İkinci bir neden de AB'nin artık askeri bir güç olamayacağının kesin olarak anlaşılmış olmasıdır. Bu iki neden AB ve Amerika ile başlayan, sonrasında Meksika, Kanada ve Pasifik'teki bazı ülkeleri de kapsayan bir ekonomik entegrasyona dönüşüyor. Bu ekonomik entegrasyon tamamlandığında, aslında bir 'ekonomik NATO' kurulmuş olacak" diye konuştu.
Bu oluşumun dünyanın ekonomik ve ticari büyüklüğünün üçte ikisini kontrol edeceğine dikkati çeken Şensoy, şöyle devam etti:
"Böyle bir pozisyon karşısında Çin, Rusya gibi yeni güç adayları var. Bunların yanında Türkiye'nin buradaki rolü ne olacak? Çünkü Türkiye AB'ye tam üye olmadığı için bu müzakerelere katılamıyor. Bu ülkelerle ayrı ayrı kendi başına anlaşmalar yapması isteniyor. Hem siyasi hem de ekonomik olarak çok kritik bir eşikteyiz. Çünkü Türkiye'nin bağımlılıkları ve üretim altyapısı itibariyle, Transatlantik ve Transpasifik blokun içinde olması gerektiğini düşünüyoruz. İkinci husus olarak da Türkiye bu sürecin içerisinde olursa, üretim altyapısının, bu yeni ekonomik blok içerisinde rekabete ne kadar elverişli olup olmadığıdır."
Şensoy, Türkiye'nin daha çok Avrupa'ya yönelik bir üretim altyapısı geliştirdiğini vurgulayarak, bu anlamda kurumsal olarak hızlıca dönüşüm geçirmesi gereken birtakım riskler olduğuna işaret etti.
"İlişkilerin daha radikal parametrelerde belirlenmesine ihtiyaç var"
Türkiye-AB ilişkilerine de değinen Şensoy, ilişkilerde karşılıklı olarak bir bunalım yaşandığı kanaatinde olduğunu belirterek, "Türkiye, beklemediği birçok haksızlıkla karşılaştığı kanaatinde ve bunu destekleyen çok ciddi veriler var. AB'de bir büyük ekonomik bunalımdan geçiyor. Bütün ideolojik ve zihinsel eşiklerin üzerine bir de ekonomik bunalım eklendi. Dolayısıyla Türkiye gibi çok büyük bir ülkeyi içine alıp almama noktasında her açıdan tereddüt etmeye başladı" ifadelerini kullandı.
Şensoy, AB'nin içerisinde sorunların büyümüş olmasının olumsuz yönde politizasyonu ve tepkileri artırdığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bir anlamda mikromilliyetçilik de Avrupa içerisinde yaygınlaşıyor. Dolayısıyla Türkiye-AB ilişkileri açısından karşılıklı olarak zor bir dönem. Fakat Türkiye'nin mutlaka bu transatlantik ve transpasifik blok içerisinde olması lazım. Dünyanın geri kalanıyla da çok boyutlu dış politika çerçevesinde ilişkilerini sürekli güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü bu ikisi birbirine alternatif değil. AB'nin de transatlantik ve transpasifik sürecini başarabilmesi için NATO'nun en büyük müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin askeri, siyasi, ekonomik ve insan gücüne çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Transatlantik ve transpasifik sürecinin başarısında Türkiye'nin çok büyük rolü olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü hem AB'nin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi gücü noktasında hem de Türkiye'nin tek başına Türkiye olmaması adına. Çünkü Türkiye'nin hinterlandında bir İslam ve Türk dünyası ile çok büyük bir tarihsel geçmişi var. Dolayısıyla karşılıklı olarak Türkiye-AB ilişkilerinin daha radikal parametrelerde belirlenmesine ihtiyaç var. Bu yönde son birkaç ayda olumlu gelişmeler var. Bunların önümüzdeki dönemde daha da artmasını bekliyoruz."
"Forumda çok taraflı yeni süreç tartışılacak"
TASAM tarafından düzenlenen forumda, ABD ve Avrupa Birliği'nin Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) müzakerelerine başlamasıyla hayata geçen çok taraflı yeni süreç tartışılacak.
Ana teması "Yeni Dönem Türkiye-AB Perspektifi, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler" olarak belirlenen forumun, alt temalarını ise, "AB'nin Geleceği: Ekonomik ve Siyasi Birliğin Aşamaları", "AB-Türkiye İlişkilerinde Mevcut Durum ve Ekonomi Politikaları, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO): Amaçlar ve Güçlükler", "TTYO ve AB Politikalarına Etkileri", "TTYO ve Türkiye'nin Beklenti ve Öngörüleri" ve "TTYO ve Uluslararası Ekonomik Güvenlik ve Çok Boyutlu İlişkilere Etkisi" gibi başlıklar oluşturuyor.
Avrupa ve Türkiye'den birçok konuşmacının katılacağı forum, yarın devam edecek oturumların ardından sona erecek. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › 4. Türkiye Avrupa Forumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.