66 Aylık Çocuklar İlkokula Başlamaya Hazır mı? - Son Dakika
Son Dakika Logo

66 Aylık Çocuklar İlkokula Başlamaya Hazır mı?

66 Aylık Çocuklar İlkokula Başlamaya Hazır mı?
29.08.2012 16:39

Özyaral, "66 ay çocukları okula göndermemek için rapor almayın"

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Özyaral;

"66 aylık çocuklar mutlaka eğitim almalı; ancak öğretmenler ve ebeveynler de eğitilmeli…"

Eğitim – öğretim döneminin hazırlıklarının yapıldığı şu tarihlerde, bu sene ilk defa uygulamaya geçecek 66 aylık çocukların ilkokula başlaması, anne babaların kafasında birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Oğuz Özyaral, 66 aylık çocuklarla ilgili öğretim elemanları ile birlikte bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ardından açıklama yapan Özyaral, ilkokula başlamanın, çocuğun hayatında attığı önemli ve kocaman adımlardan biri olduğunu söyledi. Özyaral, okullar çocukların belirlenen kurallara uyum, göstermeye başladıkları ilk yer olduğunu söyledi.

Özyaral, çocuğun okula başlamasında "okul olgunluğu" kavramının önemine değinerek, "Okul olgunluğu, çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal alanlarda yeterli gelişim göstermesi, okula gitmeye ve öğrenmeye hazır olmasıdır. Çocuk; hareketlerinin dengeli olması, koşması, kendini tehlikelerden koruması ile büyük motor gelişimini, kalem tutma becerisi(kalem hâkimiyeti), makas tutması, el manipülasyonu ile ince motor gelişimini tamamlamış olmalıdır. Zihinsel gelişim olarak, algılaması, dikkati, ses- harf algısı, kavram becerisi(büyük-küçük, alt-üst, aşağı-yukarı vb.) ile duygusal gelişim olarak, bağımsız olabilmeyi, hakkını savunabilmeyi, aile öğelerinden özellikle de anneden ayrılabilmeyi; sosyal gelişim olarak da sıraya girmeyi, kurallara uymayı, paylaşmayı yapabiliyor olmalıdır. Bütün bu "gelişimsel yüzleri" çocuğun yaşının gelişim özelliklerini gösterir ve O'nun okul olgunluğuna ulaşmış olduğunu belirler." dedi.

Okul olgunluğunun göreceli bir kavram olduğunu belirten Özyaral, aynı yaştaki çocuktan çocuğa dahi değişkenlik gösterebileceğini, çocuklar arasında bireysel farklılıklar her zaman görülebileceğini söyledi.

Özyaral, eğitimin öğrenci, eğitimci, okul, ebeveyn bileşeninden oluşan bir bütün olduğunu, bu bileşenlerden birisinde aksaklık olduğunda diğerleri de bozulabileceğini belirterek, "66 aylık çocukların erken yaşta, kendi yaşıtlarından oluşan bir grubun içinde, yaşlarına uygun müfredat programı ile bu yaş grubuna uygun eğitim verebilecek eğitimciler ile birlikte olmaları ve eğitim almaları çok önemlidir." dedi.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Özyaral, bu eğitimde bazı koşulların da mutlaka yerine getirilmesi gerektiğine dikkat çekerek bunları şu şekilde sıraladı:

"66 aylık çocuk, içinde bulunduğu gelişim sürecine uygun olan bir eğitim programı ve materyalleri ile donatılmış, fiziki olarak da ergonomisine uygun bir ortamda eğitim almalıdır.

66 aylık (5,5 yaş ) çocuk oyun çocuğudur, eğitimini de oyun ağırlıklı bir program ile almalıdır. Sayı, renk, parça-bütün ilişkisini oyun oynayarak öğrenmelidir. Oyun bu yaş çocuğuna sosyal gelişim içinde kurallara uymayı, paylaşmayı, sırasını beklemeyi, kazanmayı ve kaybetmeyi, ilişki kurmayı öğretecektir. Oyun ile birlikte çocuk okulun kural ve disiplinine daha rahat uyum sağlayacaktır. İlkokulun birinci sınıflarında şu an mevcut olan masa, sandalye vb. malzemeler bu yaştaki (66 ay) çocuklarına uygun değildir. Bugünkü sınıf düzeninde 66 ay çocuklarının ayakları yere değmemekte, çocuk masaya ulaşamayıp rahatlıkla oturamamaktadır. Oysaki 66 aylık çocuğun oturacağı masa ve sandalyeler ergonomik olarak çocuğa uygun olmalıdır. 66 aylık çocuk ilkokul birinci sınıf öğrencisi gibi sıralardan oluşan bir düzende oluşan sınıf ortamında değil, minderlerle yere oturabileceği, kalkıp rahat hareket edebileceği, oyuncaklarla oynayabileceği sıcak renkli bir ortamda kendini rahat hisseder ve öğrenmeye açık olur, böyle bir ortamda kendini rahat ve özgür hisseder. 66 aylık çocuk kendi yaşıtları ile birlikte aynı sınıfta olmalıdır."

Özyaral, 66 aylık çocuk ile 72-84 aylık çocuk bütün gelişim alanları bakımından farklılıklar gösterdiğini belirterek, "66 aylık çocuğun kaleme hâkimiyeti, kalem tutuşu ve becerisi ile 72-84 aylık çocuğun becerisi aynı değildir, daha gelişmiştir. Aynı ortam içinde aynı eğitimin verildiği 66 aylık çocuklarda yetersizlik ve yapamıyorum duyguları oluşabilir. Bu duyguyu 72-84 ay çocuklarının dönem özellikleri olarak alay etme, küçük görme davranış özellikleri pekiştirir. Bu dönem çocuğunun davranışları acımasız ve eleştirmeye yöneliktir. Bu durum aynı ortamda eğitim alan 72-84 aylık olanlarının da beceri ve yeteneklerinin gelişmeyip, körelmesine neden olabilir. Sınıfın eğitimcisi 66 aylık çocukların gelişimine destek olurken, 72-84 aylık çocuklar kazandıkları becerilerin üstüne bilgi ve beceri ekleme olanağı bulamayacakladır. Bu dönemde çocukların yaşadıkları tüm olumsuzluklar gelecekteki akademik ve kişilik gelişimlerini olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle 66 ay ve 72-84 aylık çocukların ayrı ayrı sınıflarda kendi yaşıtları ile birlikte olmaları çocukların sağlıklı bir ruhsal gelişimi için kesinlikle gereklidir." şeklinde konuştu.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Özyaral, 66 ay çocuklarının dikkat ve konsantrasyon sürelerinin 72-84 aylık çocuklardan daha az ve sınırlı oluğunu, bu nedenle aynı sürelerde aynı sınıflarda bulunmamaları gerektiğine dikkat çekti.

Özyaral, "66 ay çocuklarının bulunduğu sınıf ortamı öğrenci sayısı bakımından çok fazla kalabalık olmamalıdır. Bu sene ilkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklarla aynı sınıfta oldukları zaman kalabalık bir sınıfta mutsuz ve başarısız olacaklardır. Çocuğun içinde bulunduğu sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel gelişimsel özelliklerini iyi bilen donanımlı ve deneyimli öğretmenlerden eğitim almalıdır. 66 ay çocuğunun psiko-sosyal gelişimi doğrultusunda gerektiğinde anne sıcaklığını verecek, kişisel bakımında yardımcı olacak öğretmenlerin eğitim vermeleri gereklidir. 66 ay çocuklarının oyun ağırlıklı bir eğitim programı ile öğrenmelerinin daha kolay olacağını ve bunun nasıl olması gerektiğini bilen ve bu yönde eğitim alan öğretmenler ile birlikte olmalıdırlar." dedi.

Ebeveynleri uyaran Doç Dr. Özyaral, "Anne-baba ne yapacağını ve çocuğuna nasıl yaklaşacağını bilmeli ve konunun uzmanlarından destek almalıdır. Ailelere de okul rehberlik servisleri ve eğitimciler aracılığı ile destek verilmeli, çocuklarına nasıl davranacakları konusunda rehberlik edilmeli ve bu süreçte çocuklarına destek olmaları sağlanmalıdır. Okuldaki eğitime ve yaklaşımlara paralel olarak ebeveyn de çocuğunu evde davranış ve söylemleri ile destekler ise 66 ay çocuklarının ilkokula uyumları daha kolay sağlanabilir. Farklı yaş grupları ve farklı deneyimlerle bir araya gelen çocukların, deneyimsiz ve dönem özelliklerini bilmeyen eğitimcilerden eğitim almaları ve ilkokula başlamaları, çocukların bu süreci sıkıntılı geçirmelerine sebep olabilir. Bu sürecin çocuklar açısından sağlıklı ve en az sıkıntı ile geçirilebilmesi için yukarıda değinilen konulara mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir." dedi.

Rapor almak çözüm yerine sıkıntı getirir…

Özyaral, çocuklarını okula göndermemek için rapor alma gayreti içerisinde olan anne babaları da uyararak, yaşının gelişimsel özelliklerini gösteren ancak okula başlamak için gerekli olan kronolojik yaşta olmayan çocuklara hayatları boyunca önlerine engelleyici bir faktör olarak çıkabilecek bir raporun alınmasının uygun olmadığı görüşünde olduklarını bildirdi.

Sonuç olarak;

Bu yaş grubundaki çocuklar mutlaka eğitim almalıdırlar.

Bu eğitim; yaşlarına, değişimsel/ gelişimsel özelliklerine uygun, halen yürürlükte olan yasa/yönetmelik gereğince uygulanan ilkokul birinci sınıf müfredatından farklı bir eğitim olmalıdır.

Bu yaş grubundaki çocuklar; yalnızca o yaş grubu çocuklarından oluşan, en fazla 15-20 kişilik sınıflarda eğitim almalıdırlar.

Eğitim; bu yaş grubu için deneyimli uzman öğretmenlerin yanı sıra öğretmen yardımcıları tarafından verilmelidir.

Anne babalar bu süreçte mutlaka rehberlik hizmeti almalıdırlar. Bu hizmet belirli aralıkla yinelenmelidir.

Sürecin devamında, bu konuda bilimsel ve uygulamalı çalışmalar yapan uzmanlardan oluşan bir kurulda alınan yeni kararlarla projenin kontrolünün yapılması, geliştirilmesi ve devamlılığının sağlanmasının uygun olacağı kanısındayız.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Oğuz Özyaral'ın başkanlığında gerçekleşen değerlendirme toplantısına Prof.Dr. Yıldız Tümerdem, Öğr. Gör. Dr. Filiz Albayrak, Öğr. Gör. Pedagog Funda Ayra ve Öğr. Gör. Psikolog Mukadder Karakaya katıldı.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Güncel 66 Aylık Çocuklar İlkokula Başlamaya Hazır mı? - Son Dakika


Advertisement