Aa Haber Akademisi İkinci Dönem Eğitimleri Başladı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Aa Haber Akademisi İkinci Dönem Eğitimleri Başladı

Aa Haber Akademisi İkinci Dönem Eğitimleri Başladı
02.01.2013 12:38

Anadolu Ajansı'nın 100.Yıl Vizyonu kapsamında yeni nesil gazeteci yetiştirmek amacıyla açtığı "Diplomasi Haberciliği" ve "Finans Haberciliği" sertifika program eğitimleri başladı.

Anadolu Ajansı'nın 100. Yıl Vizyonu kapsamında

yeni nesil gazeteci yetiştirmek amacıyla açtığı "Diplomasi Haberciliği" ve

"Finans Haberciliği" sertifika program eğitimleri başladı.

Anadolu Ajansı Genel Müdürü ve Haber Akademisi Başkanı Kemal Öztürk, eğitim

programın açılışında yaptığı konuşmada, öğrencilerin eğitimler sırasında çok

güzel heyecanlar yaşayacaklarını söyledi.

Yeni insan kaynakları yetiştirmenin, AA'nın stratejik olarak yatırım yaptığı

bir alan olduğuna işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:

"İçinizden bir kısmı başarılı olamayabilir. Onlarla bugün başladığımız gibi

ayrılmak isteriz. Yani bugün nasıl mutlu, sevimli, dostane bir şekilde 'hoş

geldiniz' diyorsak, başarılı olamayan arkadaşlarımıza da yine aynı sevimlilikle

ve dostane tavırla 'güle güle' diyebiliriz. Her şeyin başından çantada keklik

olmadığını bilmeniz lazım. Çok mütebessim bir aileyiz ama çok da sıkı bir ekibiz.

O yüzden bu tebessümler sizi çok şaşırtmasın. Sıkı bir ekibin sıkı bir eğitim

programına başlıyorsunuz."

Öğrencilerin eğitimlerde habercilik, ajans deneyimi alanında çok şeyler

öğreneceklerini ifade eden Öztürk, "Bizim açımızdan birinci derecede önemli şey,

bir aile ferdi olup olmayacağınızdır. Kişisel olarak çok başarılı olabilirsiniz,

çok yüksek derecede yabancı dil bilebilirsiniz, çok başarı araştırmacı

olabilirsiniz. Hiçbiri, burada gördüğünüz ailenin parçası olamayacak

durumdaysanız işe yaramaz" dedi.

-"Enerjiniz kendinizden mi menkul yoksa bir fişe mi takmak lazım"-

Bireysel başarıların kendilerini mutlu etmediğini, ekip ruhuyla çalışmanın

önemli olduğunu dile getiren Öztürk, şöyle devam etti:

"Arkadaşlarımız Twitter'dan haberlerini paylaşırlar. Hiçbiri birinci tekil

şahsı kullanmaz. 'Benim haberim' demez. 'Bizim haberimiz' der. Birinci derecede

önemli olan şey, sizin aile fertlerinden biri olup olamayacağınıza bakacağız.

Ekip ruhunuz var mı, ortak çalışabiliyor musunuz, başkasının başarısını takdir

edebiliyor musunuz, herkese anlatabiliyor musunuz? Bu sizin ekip içinde çalışıp

çalışmayacağınızın göstergesidir.

İkinci derecede bakacağımız şey, enerjiniz kendinizden mi menkul? Eğer sizin

içinizde gazetecilik aşkı, ajansta başarılı olma aşkı, bu ülkede en iyi olma ve

bu dünyada ses getirecek bir ajansın üyesi olma aşkı varsa o bir enerji üretir

içinizde ve hiçbir zaman yöneticilerinizin, amirlerinizin, ajans çalışanlarının

motivasyonlarına ihtiyaç duymadan, biz bu enerjiyi görürüz. O sizi canlı tutar,

hareketlendirir, sizi sürekli ayakta tutar. Enerjiniz kendinizden mi menkul yoksa

bir fişe mi takmak gerekiyor? Demek ki enerjinizin kendi içinizde olması lazım.

Bu da bu işi sevmenizle alakalı. Bu işi severseniz içinizde bir aşk oluşur, bu da

bir enerjiye dönüşür."

-"Dünyaya söyleyecek sözü olan insanlar yönetti"-

Öztürk, öğrencilere, "Üçüncü olarak sizden beklediğimiz şey, bu ülkenin tüm

tarihi boyunca dünyaya söyleyecek sözü olan insanlar tarafından yönetildiğini ve

bu söylenen sözü de sizin yayacağınızı bilmenizdir" diye seslendi.

Türkiye'nin bulunduğu topraklarının, bin yıldır iddialı insanların yaşadığı

yerler olduğunu vurgulayan Öztürk, "Dolayısıyla iddialı insanların sözleri,

sesleri, dünyaya verdikleri bir mesaj vardır. Bu mesajı dünyaya kim yayacak? Siz

yayacaksınız. Yani çok büyük bir misyonun parçası olduğunuzu hissedeceksiniz"

diye konuştu.

Mustafa Kemal Atatürk'ün AA'yı "Anadolu'nun sesini dünyaya duyurması" için

kurduğuna işaret eden Öztürk, "Atatürk, burada, yaşanan milli mücadeleyi dünyaya

duyurmayı kast etmiştir. Maalesef sonraki yıllarda dünyaya duyurulmamış. Ama

şimdi dünyaya duyurmanın vakti geldi. Onu da biz yapıyoruz. Yani bu toprakları

kim yönetiyorsa ve bundan sonra da kim yönetecekse, Anadolu Ajansı'nın bu mesajı

dünyaya duyurması lazım. Dünyaya duyurması için de o dünyanın dilinde yayın

yapması lazım" dedi.

AA'nın şimdi Balkanlar'da Boşnakça yayın yaptığını belirten Öztürk, şunları

kaydetti:

"Bu ülkenin Cumhurbaşkanının, Başbakanının, anamuhalefet liderinin,

Genelkurmay Başkanının ya da işadamının sözlerini, mesajlarını Balkanlar'a biz

taşıyoruz. Haberini biz yapıyoruz. Biz Boşnakça'ya çeviriyoruz. Bu gurur bize

ait.

Aynı şekilde Ortadoğu'da Fas'tan Lübnan'a kadar bütün coğrafyada sizin

yaşadığınız toprakta verilmiş her mesajı, biz götürüp veriyoruz. Arapça'ya biz

çeviriyoruz. Eskiden sizin ülkenizde bir mesajınız varsa bunu başka bir ülkenin

ajansı çevirip o medyaya gönderiyordu. Büyük devlete bu yakışmaz. Bize de

yakışmaz. Bu nedenle geçen yıl Arapça yayınlarını kurduk. Yaklaşık 10 aydır

Ortadoğu'nun tümünde Anadolu Ajansı'nın 150'ye yakın çalışanı, bir savaşçı gibi,

yıllardan beri o bölgede saf tutmuş, yer tutmuş ajanslara omuz attı ve araya

girdi. 'Bizim de söyleyecek sözümüz var' dedi. Bugün Ortadoğu'nun hangi ülkesine

giderseniz gidin, Türkiye ile ilgili haber olduğunda, AA'nın haberleri kontrol

edilmeden bu haber yayınlanmaz. Eğer siz Ortadoğu'ya ayar veren, dengeleri

değiştiren bir ülkeyseniz, o zaman o dengeleri etkileyecek sözünüzün taşıyıcısı

olması lazım. Yoksa buradan Türkçe konuşup konuşup evinize gidersiniz. İstediği

şekilde tercüme edip rakip ülkelere o ülkenin medyasına servis yapar. O zaman

büyüklüğünüz anlaşılmaz."

-"Ajansta bir çalışma prensibi var, bisiklet teorisi"-

AFP'nin Arapça servisinin 1969 yılında kuruluğunu belirten Öztürk, şöyle

devam etti:

"Ajansta bir çalışma prensibi vardır. Bisiklet teorisi. Bisikleti

süreceksiniz, kitap okuyacaksınız, telefonla konuşacaksınız ve düşmeyeceksiniz.

Ne demek bu? Eğer AFP'nin Arapça servisi 1969'da yani 43 yıl önce kurulmuşsa, biz

de 10 ay önce kurulmuşsak, aradaki büyük farkı kapatmak için o zaman farklı bir

şey yapmamız lazım. O yürüyorsa bizim koşmamız lazım. O koşuyorsa bizim bisiklete

binmemiz lazım. Ama yine yetişemiyoruz. Bisikleti sürerken bir yandan da okumamız

lazım, telefonla konuşmamız lazım, işimizi yapmamız lazım ki aradaki farkı

kapatalım. Bu ekip, bunu yapıyor şu anda. Bir yıldır AA'nın sadece habercileri

değil teknik ekibi de pazarlama ekibi de güvenlik ekibi de bunu yapıyor. Bu

yüzden 10 ay içinde AA, bütün Ortadoğu'da fark edildi. İnşallah, Allah'a

güvenerek iddia ediyoruz ki 2013'ün sonunda AA'nın Arapça servisi Ortadoğu'nun

bir numaralı haber ajansı olacaktır."

"Bizim içimizdeki tutkunun sebebi, yaşadığımız topraktan kaynaklanır"

diyen Öztürk, "Yoksa burada maaşlar çok astronomik, ikramiyeler çok yüksek

değildir. Gazetelerde görmüşsünüzdür, astronomik tazminatlar, maaşlar. Onlar

eskilerdeydi. Yenilerde öyle bir şey yok" dedi.

AA'da motivasyonu bunların etkilemediğini ifade eden Öztürk,

"Motivasyonunuzun sebebi dünyaya ait bir şeyse, bunda başarılı olamazsınız.

Bizim motivasyonumuzun sebebi, geçmişimize ait bir şey. Geçmişteki gücümüze ait

bir şey. Yani büyük milletin çocukları olarak büyük bir ajansa sahip olmamız

lazım. O yüzden çok çalışıyoruz, çok koşturuyoruz ama çok temel bir şey var,

mutluyuz" diye konuştu.

(Sürecek)

Muhabir: Esra Altınmakas

Yayıncı: Selçuk Aval - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Aa Haber Akademisi İkinci Dönem Eğitimleri Başladı - Son Dakika


Advertisement