Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. M. Akif Kireçci, ABD'nin taleplerinin ne kadarının Washington'a ne kadarının İsrail'e ait olduğunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Kireçci, savaşın arka planında ABD'nin İsrail adına hareket ettiği yönünde bir algı oluştuğunu belirterek, bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
İran'ın nükleer silah geliştirmeme yönünde geçmişte taahhüt verdiğini hatırlatan Kireçci, uranyum zenginleştirme konusunda İran'ın yüzde 60 seviyesinde durmayı kabul ettiğini ve savaş öncesinde kademeli düşürme konusunda anlaşmaya varıldığını dile getirdi. Geçici ateşkeslerin kalıcı barış anlamına gelmediğini vurgulayan Kireçci, bu durumun tek taraflı bir kısıtlama doğurabileceğine işaret etti.
Kireçci, İran'ın uzun yıllardır ağır yaptırımlar altında olduğunu ve bu nedenle petrol ve doğalgaz kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 25'ini dünya piyasalarına sunabildiğini belirtti. İran'ın uluslararası finans sisteminden dışlandığını ifade eden Kireçci, ülkenin uluslararası kuruluşlara ödeme yapabilmek için yılda sadece birkaç saatlik finansal erişim imkânı bulabildiğini söyledi.
ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırma hedefiyle hareket ettiğini belirten Kireçci, bunun esasen İsrail'in talebi olduğunu söyledi. Ancak nükleer tesislerin yok edilemediğini ve özellikle Natanz ve İsfahan'da İran'ın yeniden yığınak yaptığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın uluslararası geçiş güzergâhı olduğunu belirten Kireçci, burada özel bir sözleşme bulunmadığını ifade etti. Savaş öncesinde günlük yaklaşık 138 geminin geçtiğini, ancak çatışmalar sonrası bu sayının 8-10 gemiye kadar düştüğünü belirten Kireçci, küresel petrol ve doğalgaz taşımacılığının yüzde 20-25'inin bu hat üzerinden gerçekleştiğini söyledi.
ABD'nin Hürmüz'de kontrol sağlamak ve İran limanlarına abluka uygulamak istediğini, İran'ın ise geçişleri kendi kontrolünde tutma ve ücretlendirme talebinde bulunduğunu söyleyen Kireçci, ABD'nin böyle bir adım atması durumunda küresel enerji akışının tamamen durabileceğini belirtti. İran Devrim Muhafızları'nın abluka halinde bunu savaş sebebi sayacağını açıkladığını hatırlatan Kireçci, durumun son derece tehlikeli olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin süreçte kritik bir konumda olduğunu belirten Kireçci, kalıcı bir barış görüşmesine en uygun ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Türkiye'nin hem deniz hem kara ticaret yollarının merkezinde bulunduğunu ifade eden Kireçci, bölgedeki krizlerden en fazla etkilenen ikinci ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.
Kireçci, İran-ABD-İsrail hattındaki krizin yalnızca nükleer meseleyle sınırlı olmadığını, enerji yolları, küresel ticaret ve büyük güç rekabetinin de bu denklemin parçası olduğunu vurguladı. Taraflar arasında kalıcı bir çözümün ancak çok taraflı ve kapsamlı bir uzlaşıyla mümkün olabileceğini belirtti.
Son Dakika › Güncel › Kireçci: ABD-İran-İsrail Krizi Çok Katmanlı, Türkiye Barış İçin Kritik - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?