Adalet Bakanı Sadullah Ergin, anadilde savunma hakkına yönelik tasarının yargılama dilini değiştirmediğini, tercüman hakkı konusundaki mevcut standartları geliştiren ve savunma hakkını güçlendiren bir adım olduğunu söyledi Adalet Bakanı Sadullah Ergin, anadilde savunma hakkına yönelik tasarının yargılama dilini değiştirmediğini, tercüman hakkı konusundaki mevcut standartları geliştiren ve savunma hakkını güçlendiren bir adım olduğunu söyledi.
Meclis Adalet Komisyonu, Ahmet İyimaya başkanlığında anadilde savunma hakkına ilişkin tasarıyı görüşmek üzere toplandı.
Tasarı hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargılama dilini anlayamayan veya konuşamayanların tercüman yardımından yararlandırılmaları hususunun adil yargılanma hakkının önemli bir parçasını oluşturduğunu belirterek şöyle dedi:
"Tasarıyla Ceza Muhakemesi Kanununun 202'nci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle, sanığın sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini belirttiği başka bir dilde yapabilmesine imkan sağlanmaktadır.
Bu düzenlemenin yargılama dilini değiştirmediğini, tercüman hakkı konusundaki mevcut standartlarımızı geliştiren ve savunma hakkını güçlendiren bir adım olduğunu önemle vurgulamak isterim.
Yargılama dilini az-çok anlayabilmesine rağmen sanığa, kendisini daha iyi ifade edebileceği bir dilde savunma yapabilme imkanı tanınması, farklı ülkelerde uygulama örnekleri bulunan bir durumdur. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve Belçika'da benzer uygulamaların varlığı görülmekte, ilgililerin duruşmalara, kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri dilde katılımı sağlanmaktadır.
Tasarıyla ceza muhakemesi sürecine özgü olarak, sanığın meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmesine rağmen kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde savunma yapabilmesi sağlanmaktadır."
-AİLE ZİYARETİ-
Aile ziyaretinin hükümlülerin eş ve çocuklarıyla veya yakınlarıyla cezaevi görevlisinin yakın nezareti olmadan vakit geçirmelerine izin veren özel bir ziyaret şekli olarak tanımlanmakta olduğunu belirten Adalet Bakanı, "Bu uygulama ile mahkumların yalnızlık duygusunun azaltılması, ailenin bütünlüğünün sağlanması ve cinsel yoksunluğun meydana getirdiği ruhsal rahatsızlıkların önlenmesi amaçlanmaktadır" diye konuştu.
Tasarıda İnfaz Kanununun 51'inci maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle, infaz hukukuna ödül olarak kabul edilen yeni bir sistem getirildiğini ve hükümlülerin eşleriyle görüşmesine imkan sağlanmakta olduğuna işaret eden Adalet Bakanı, şöyle devam etti:
"Hükümlülere ödül olarak verilebilecek diğer ayrıcalıklar şunlardır:
Ziyaret süresini uzatmak. Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırmak. Kullanılmayan ziyaret süresini toplu olarak kullandırmak. Telefonla görüşme süresini veya sayısını artırmak. Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli olarak veya daha uzun süreli yararlandırmak. Haftalık harcama miktarını artırmak. Televizyon bulundurma olanağı sağlamak. Takdir belgesi, hediye veya tavsiye mektubu vermek.
Yapılan düzenlemeye göre kapalı cezaevinde bulunan resmi evli hükümlüler eşleriyle görüşebileceklerdir. Evlilik bakımından herhangi bir süre sınırlaması bulunmadığı gibi suç türü bakımından da herhangi bir sınırlama getirilmemektedir. Görüşmeler en geç 3 ayda bir yapılabilecektir. Cezaevi imkanları ölçüsünde 3 saatten 24 saate kadar görüşmeye müsaade edilecektir."
-"KAPALI KURUMLARDAKİ HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARIN 38 BİN 153'Ü EVLİ"-
Bugün itibarıyla kapalı kurumlardaki hükümlü ve tutukluların 38 bin 153'ünün evli olduğunu kaydeden Ergin, "Bunların,36 bin 749'u erkek, bin 404'ü kadındır.
Diğer yandan, açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülere, bu ödül verilmeyecektir. Çünkü bunlara yılda 3 kez yol hariç 3 güne kadar özel izin verilebilmektedir. Tasarıyla, bu izin hakkı da 4'e çıkarılmaktadır" dedi.
Terör suçlarından mahkum olanlardan kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanların hapis cezalarının infazının geri bırakılmayacağına işaret eden Adalet Bakanı, "Bu kişiler, ceza infaz kurumlarında, diğer hükümlülerden ayrı olarak kendileri için düzenlenen uygun yerlerde tutulacaklardır. Düzenlemeyle, terör örgütü mensuplarının ceza infaz kurumuna girdikten sonra hamile kalarak dışarı çıkmalarının ve firar etmelerinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır" dedi.
Adalet Bakanı, halen cezaevlerinde bin 984 çocuk hükümlü ve tutuklu bulunmakta olduğunu da söyledi.
Tasarıyla, açık ceza infaz kurumlarında veya çocuk eğitimevlerinde bulunan ve koşullu salıverilmelerine 1 yıldan az süre kalan iyi halli hükümlülerin cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilmesi imkanı getirilmekte olduğunu belirten Adalet Bakanı, "Bu düzenleme 31 Aralık 2015 tarihine kadar uygulanacaktır. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle bugün itibariyle yaklaşık 12 bin hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle açık ceza infaz kurumlarından tahliye edilmesi söz konusu olacaktır" diye konuştu.
Ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlünün cezasının infazının geri bırakılabileceğini ifade eden Ergin, "Bugün itibariyle ceza infaz kurumlarında "ağır bir hastalığı veya sakatlığı' bulunan yaklaşık 300 hükümlü bulunmaktadır" dedi.
Hükümlünün isteğiyle cezanın ertelenebilmesinin kapsamının genişletilmekte olduğuna dikkat çeken Adalet Bakanı, "6 aylık erteleme süresi, en fazla 2 yıla çıkarılmaktadır. Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere, en fazla iki kez uygulanabilecektir" dedi.
Tasarıda, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin olanaksız hale gelmesi durumunda, hükümlülerin infazına ara verilebilmesine imkan tanıyan düzenleme de bulunduğunu kaydeden Adalet Bakanı, "Erteleme ve ara verme imkanından; terör suçlarından mahkum olanlar, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar,mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler ve disiplin ve tazyik hapsine mahkum olanlar faydalanamayacaktır" diye konuştu.
Adalet Bakanı, kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıldan az hapis cezalarının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılamayacağını belirtti. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Adalet Bakanı Ergin: Yargılama Dili Değişmiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.