MEHMET HATİPOĞLU/BERİRE PAKER - Avrupa'da ırkçı partilerin yükselişi ve AB yönetiminde hayati konularda yaşanan görüş farklılıkları, sorunların çözümü konusunda vatandaşlar arasında umutsuzluğa neden olurken, AB'nin geleceği açısından endişe yaratıyor. Yapılan değerlendirmelerde, temel nedeni ekonomik kriz olarak gösterilen ırkçı yaklaşımların yükselişi ve AB bünyesindeki anlaşmazlıkların ileride sosyal patlamalara varan daha ciddi sorunlar doğuracağına dikkat çekiliyor.
Avrupa'nın, son yıllarda uygulanan kemer sıkma politikaları nedeniyle gittikçe artan, uzun süreli işsizlik ve yoksullukla umutsuzluk dönemine girdiğine işaret eden uzmanlar, ortaya çıkacak sorunların, ekonomi yakın gelecekte düzelse bile yıllarca etkisini sürdüreceği görüşünü paylaşıyor.
Yunan gazeteci-yazar Damon Damianos AA'ya yaptığı değerlendirmede, Avrupa'da son zamanda hız kazanan ırkçılığın temel kaynağının, son yıllarda uygulanan sert kemer sıkma politikaları olduğunu ifade ederek, bu politikaların sürmesinin AB'nin siyasi yapısında arzu edilmeyen değişikliklere yol açacağını söyledi
.Daha önce Komünizm için söylenen "Kötü Ruh"un, şu anda renk ve içerik değiştirerek Avrupa'nın üzerinde dolaştığını ifade eden Damianos, AB'nin kendi içerisinde yaşanan sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kaldığını kaydetti.
-"Aşırı milliyetçilik yoksulluk serasında yetişiyor"-
Damianos, geçmişte yapılan hatalar sonucunda bugün gelinen noktada Avrupalı liderlerin, ne yapacağını bilemeyen bir durumda bulunduğunu ifade ederek şunları belirtti: :
"Tüm Avrupa'ya yayılan aşırı milliyetçi görüşün, Sosyalist Blok'un dağılmasının ardından oluşan yeni devletlere de yayıldığı görülüyor. Bu korkunç tablo karşısında liderler siyasi doğruluktan söz ederek, bir akım haline gelen bu toplumsal soruna karşı baş kaldırma çağrısında bulunuyorlar. Komisyon, Nazi ve Stalinizm cinayetlerinin hatırlanmasıyla ilgili programlara ayrılan ödenekleri arttırma kararı aldı ancak bunlar yeterli olmuyor. Gelecek endişesi yaşayan halklar hatıra programlarından etkilenmeyecektir. Gelirleri gittikçe azalan Avrupa halkları ırkçı söylemlerin kolayca kurbanı oluyor ve işini kaybetme endişesine kapılarak Avrupa'da yaşayan yabancılara farklı bakmaya başlıyor. Aşırı sağ da bu serada yetişiyor. Tüm bunlar Avrupa hayalinin geleceğini belirsizliğe sokuyor".
AB'de, başta ekonomik kriz olmak üzere hayati konulardaki görüş farklılıklarına çözüm bulunamaması durumunda gelecekte işsizlik oranlarının ve yasadışı göçün artmasının kaçınılmaz olacağını ifade eden Damianos, "Krizin uzun vadeli sonuçları henüz tam olarak ortaya çıkmadı. Ortaya çıkacak sorunlar, ekonomi yakın gelecekte düzelse bile yıllarca etkisini sürdürecektir " diye konuştu.
-"Irkçı hareket Müslümanlar ve göçmenler için tehdit"-
Damianos, iktidar partilerinin yetersiz politikaları nedeniyle ırkçı partilerin bugün bazı AB üyesi ülkelerde birinci parti konumuna geldiğini ve bu durumun AB'de yaşayan Müslümanlar ve göçmenler için de büyük tehdit oluşturduğunu belirtti.
Siyasi söylemlerinde açıkça göçmenlere vatandaşlık verilmesine itiraz eden ve bunların ülke dışına çıkarılmalarını savunan bu partilerin, gelecek AB seçimlerinde başarı sağlamaları durumunda diğer partilerin de oy kaygısıyla sağa kayarak tutumlarını sertleştirmek durumunda kalacakları değerlendirmesinde bulunan Damianos, bunun genel olarak AB'nin temel ilke ve idealleri açısından büyük risk oluşturacağını ifade etti.
Damianos, demokratik rejimlerde parlamentolarda yer alan siyasi partilerin şiddeti ret ettiğini ancak hemen yanı başlarında henüz büyük kitlelere yayılmamış olan Nazi ve aşırı uçlar bulunduğunu belirterek, "Avrupa'da, öngörüldüğü üzere, aşırı milliyetçiler seçimlerde, sandıkta başarı sağlarlarsa, iktidar partileri de sağa kayarak, AB'ye karşı tutumlarını sertleştireceklerdir. Bu tablo, önümüzdeki Avrupa seçimlerinden sonra çoğunluğu AB karşıtı gruplardan oluşan bir Avrupa Parlamentosu oluşma riski taşıyor" dedi.
AB yönetiminde hayati konularda yaşanan görüş farklılıklarıyla birlikte Birlik'e katılan Doğu Bloku ülkelerin AB ideasına bağlılık eksikliklerinin Avrupa'nın bütünleşmesine engel oluşturduğunu ifade eden Damianos, "AB, yapısı itibarıyla ülkeler arasında gerçek anlamda eşit dayanışmaya olanak tanımıyor. AB'nin iki temel ayağını oluşturan Fransa ve Almanya arasındaki dengenin Almanya lehine değişmesi, İngiltere'nin birleşik Avrupa sürecini sürekli baltalamaya çalışması ve genişleme sürecinin doğurduğu büyük eşitsizliklerin yanı sıra, NATO dışında ortak bir Avrupa Savunma politikası oluşturulamaması, uygulanan ortak para birimine rağmen Avrupa'nın birleşme konusundaki dinamiğini engelledi" diye konuştu.
Radikal Sol İttifak SYRİZA İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek ise Avrupa'da aşırı milliyetçi partilerin birleşerek güçlenmesinin Avrupa'daki hassas ve kırılgan nüfus olan ekonomik göçmenleri ve azınlık toplumlarını olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Avrupa'da aşırı milliyetçi partilerin genelde yabancılara ve azınlıklara karşı düşmanca bir tutum içerisinde bulunduklarını ve bunu açıkça ortaya koymaktan çekinmediklerini ifade eden Zeybek, "Aynı şey Altın Şafak'la Yunanistan'da yaşanıyor. Altın Şafak Avrupa'da benzer partilere oranla daha sert bir tutum içerisinde. Bunu kendileri de kabul ediyor ve eylemleri de bunu kanıtlıyor" dedi.
Zeybek, son dönemde Yunanistan genelinde belirli bir yükseliş kaydeden Altın Şafak'ın, Türk azınlığın yoğun olarak yaşadığı Batı Trakya bölgesinde ciddi bir oy potansiyeline sahip olduğunu ve zaman zaman Türk toplumuna karşı hareketlerde bulunduğunu belirtti
.Altın Şafak'ın, bölgedeki örgütlü militan kadrosunun sınırlı olması nedeniyle fazla aktif olmadığını belirten Zeybek, "Burada yaşanan bazı olaylar daha çok başka kentlerden gelen ırkçılar tarafından yaratılıyor. Fazla bir hareket yok. Bir iki deneme oldu ancak uyarıldılar. ilgili mercilere ve savcılıklara şikayette bulunduk. Daha önce çarşıda Türk kadınlara küfür ediyorlardı. Son dönemde bunlar kesildi. Bir hassasiyet söz konusu. İskeçe'de siyasi arenada Yeni Demokrasi'nin dışındaki partiler arasında bunlara karşı bir ittifak var. Yerel halkın büyük bölümü bunlara destek vermiyor. Ancak ileride ne olur bilinmez" dedi.
Zeybek, Altın Şafak'ın ülkenin içerisinde bulunduğu zor durumu ve milli duyguları istismar ederek oy toplamaya çalıştığını belirterek, "Avrupa'nın buradaki demokrasiye sahip çıkması gerekir. Demokrasiye olan inançlarını ve hassasiyetlerini gösterme zamanı gelmiştir. Kültür zenginliğinin korunması lazım" diye konuştu. Avrupa'da olduğu gibi Yunanistan'da da Altın Şafak'ın güçlenmesinin ardındaki başlıca etkenin ekonomik kriz olduğunu belirten Zeybek, ülkenin içerisinde bulunduğu zor duruma dikkati çekerek, bu kapsamda Altın Şafak'ın önümüzdeki seçimlerde Avrupa Parlamentosuna girmesine kesin gözle bakıldığını söyledi.
Zeybek, Avrupa'da ırkçı yaklaşımların daha da güçlenmesi durumunda AB'nin dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını ifade ederek, "Avrupa'da gittikçe güçlenen bazı aşırı milliyetçi partilerin hükümetlerde yer aldığını görüyoruz. Fransa'da, İtalya'da ve bazı İskandinav ülkelerinde de bu konuda tehlikeli yükseliş gözleniyor. Irkçı partilerin kamplaşması, AB içerisinde yeni radikal ideolojik kamplaşmalara neden olabilir. Bunlar, temel ilkesi insan hakları ve farklı kültürlerin korunması olan AB'nin özüne vurulan bir darbedir. Aşırı milliyetçi hareket daha da güçlenirse AB dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. AB seçimleri, bu ırkçı partiler için dönüm noktası olacaktır. Bu seçimlerin Avrupa'da ırkçı ideolojinin geleceği açısından da belirleyici olacağını düşünüyorum" diye konuştu. - Atina
Son Dakika › Güncel › 'Aşırı Milliyetçilik Yoksulluk Serasında Yetişiyor' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.