Avrupa Hukuku Konusunda Uzman Avukat Ünal Zeran

?avrupa Hukukunda Daha Bir Çok Hak Gizli?
?AVRUPA HUKUKUNDA DAHA BİR ÇOK HAK GİZLİ?
Alman Sendikalar Birliği (DGB) Göçmen İşçiler Merkezi'nin bilgilendirme toplantısında AB ? Türkiye ilişkileri üzerine konuşan avukat Ünal Zeran, AB ? Türkiye anlaşmalarının Türkiye vatandaşlarına özel haklar getirdiği söyledi.
Avrupa hukuku konusunda uzman avukat Ünal Zeran, Alman Sendikalar Birliği (DGB) Göçmen İşçiler Merkezi'nin daveti üzerine AB ? Türkiye ilişkileri ve AB hukuku konusunda kapsamlı bilgiler verdi.
DGB Göçmen İşçiler Merkezi sorumlusu Hüseyin Yılmaz'ın yönettiği toplantıyı ağırlıkla, sosyal danışmanlar, siyasetçiler, işyeri işçi temsilcileri ve üniversiteliler izledi.
Ünal Zeran, AET (AB) -Türkiye ilişkilerin son zamanlarda yüzeysel yapılan tartışmalarda kazanılan intibaların aksi sadece bir kaç yıl değil, 51 yıllık geçmişi olduğunu ifade ederek, ?Avrupa Ekonomik Teşkilatı'nın daha sadece 6 üyesi varken, Türkiye 1959'da Ortaklık Anlaşması başvurusunda bulundu. 1963'de Ankara Anlaşması diye bilinen anlaşma AET ? Türkiye arasında imzalandı. Bu anlaşma çok önemli. Çünkü değişiklik ancak iki tarafın onayı ile olabilir. Tek taraflı olamaz. Bu nedenle bilip, bilmeden 'Türkiye ile yapılan AB anlaşmalarını feshedilip' diye çığırtkanlık yapanların sözlerinin ciddiye alınacak yanı yok. Bugün bir cep telefonu anlaşmasından dahi iki yıldan önce çıkmanız mümkün değilken, sağlam hukuki temellerdeki bir karma uluslar anlaşmasını nasıl tek taraflı iptal edeceksiniz anlamak mümkün değil? dedi. Detaylı bir şekilde AB ? Türkiye ilişkiler tarihi hakkında bilgi veren Zeran, daha sonra özellikle Almanya'da yaşayan Türklere Avrupa hukukundan doğan haklar üzerinde durdu.
?TÜRKİYE VATANDAŞLARI HAKLARI AB HUKUKU KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİ?
Avrupa Adalet Divanı'nın (ATAD) 1990 yıllardan bugüne çok sayıda kararla AB ülkelerinde yaşayan Türkiye vatandaşlarının, ulusal yabancılar yasasına göre muamele göremeyeceklerinin tasdiklendiğini söyleyen Zeran, ?Ancak başta Almanya olmak üzere, AB üyeleri bu kararları uygulamamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ancak yine de vize konusunda Soysal, harç uygulaması konusunda Şahin kararlarının bizlere gösterdiği gibi, yeterli olmasa bile eskiye nazaran bir düzelme var. AB hukuku, tüm üye ülkelerdeki yabancılar yasasının üstündedir. Dolayısıyla AB hukuku kapsamındaki Türkiye vatandaşlarının hakları, yabancılar yasası çerçevesinde değerlendirilemez. Bu nedenle bir çok mahkeme özellikle sınır dışı konularında durumun AB hukukuna göre yorumlanması için konuyu ATAD'a aktarıyorlar. Ama aynı zamanda konuyu kapatıp, ATAD taşımayan mahkemeler de var. ATAD birey olarak davayı sürdürmek ancak mahkemenin konuyu ATAD'a iletmesiyle mümkün, kişisel başvuru imkanı yok? dedi.
GENÇLERİN ALMAN VATANDAŞLIĞI VE YETERLİ GELİR ŞARTI
Zeran, AB hukukuna göre Türkiye vatandaşlarının çocuklarının Almanya vatandaşlığına ve başka bir AB ülkesi vatandaşlığına geçişte anne veya babasından ?sınırsız oturum izni? istenemeyeceğini belirterek, ?Bence bu konuda bir dava ATAD' götürülürse, Alman Vatandaşlık Yasası'ndaki çarpılıklık ortaya çıkar. Aynı şekilde çocukları Türkiye'de bulunan bir Türk vatandaşının sadece 14 Euro çocuk parası alırken, İspanyol vatandaşının tam çocuk parası alması da AB hukukuna aykırı. İlginç olan Hiçbir Türk bu konuda ATAD'a kadar götürülen bir dava açmadı? dedi.
AB hukukunda terim yorumunun örneğin Almanya'daki hukuktan farklı olduğunu ifade eden Zeran, ?AB hukuku 'işçi' kategorisini, Alman hukukundan farklı yorumluyor. Bu konuda Havva G. isimli bir bayan başarılı bir dava yürüttü. Kendisi ayda sadece 175 Euro kazandığı ve kendi geçimini kendi sağlayamadığı, 'işçi' sayılamayacağını için sınır dışı edilmek isteniyordu. Ancak ATAD düşük kazanca rağmen Havva G.'nin AB ? Türkiye hukuku çerçevesinde 'işçi' olduğuna karar vererek oturumunun uzatılmasına karar verdi. Bu tip örnekler çoğaltılabilir. Avrupa hukukunda daha bir çok hak gizli? diye konuştu.