Bartın-Baykal: 'Van Olaylarını Akp Organize Etmiştir'(8)

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Partisinin Bartın İl Kongresi'nde, Van'da Yaşanan Olayların AKP Tarafından Organize Edildiğini Söyledi. Samimi Kanaatinin Bu Yönde Olduğunu Belirten Baykal, "1960'tan Sona İlk Kez Bir CHP Genel Başkanı'na, İktidardaki Bir Partinin Himayesinde Böyle Bir Saldırı, Bir Sokak Eylemi, Bir Partiye Karşı Olarak İlk Kez Sergilenmektedir. AKP İşi Sokağa Dökmüştür. Sokak Saldırılarına Dökme Noktasına Sürüklenmiştir. Bu Büyük Bir Aczdir, Büyük Bir Perişanlıktır" Dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Bartın İl Kongresi'nde, Van'da yaşanan olayların AKP tarafından organize edildiğini söyledi. Samimi kanaatinin bu yönde olduğunu belirten Baykal, "1960'tan sona ilk kez bir CHP Genel Başkanı'na, iktidardaki bir partinin himayesinde böyle bir saldırı, bir sokak eylemi, bir partiye karşı olarak ilk kez sergilenmektedir. AKP işi sokağa dökmüştür. Sokak saldırılarına dökme noktasına sürüklenmiştir. Bu büyük bir aczdir, büyük bir perişanlıktır" dedi.
Baykal, özel bir uçakla Zonguldak'ın Çaycuma İlçesi'ne bağlı Saltukova Beldesi'ndeki Zonguldak Havaalanı'na indi. Baykal, burada CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Zonguldak Belediye Başkanı CHP'li İsmail Eşref, diğer belde ve belediye başkanları, partililer ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Baykal seçim otobüsü ile Bartın'a geçti. Kente girişte seçim otobüsünden vatandaşları selamlayan Baykal, kongrenin yapılacağı Belediye Sosyal Tesisleri'nin önünde de coşkuyla karşılandı. Baykal, coşkulu kalabalık arasından güçlükle salona girdi.
Kongrede konuşan Baykal, önümüzdeki genel seçimlerin önemine dikkat çekti. Bu seçimin sıradan bir seçim olmayacağını, bir yenilenme ve değişim seçimi olacağını belirten Baykal, "Bu seçim, siyasetin kendisini tekrar ettiği, iktidarın devam ettiği, siyasi tablonun kendisini idame ettirdiği bir seçim olmayacaktır. Bir değişimin, bir yenilenmenin, bir tazelenmenin, bir yeni başlangıcın seçimi olacaktır. Bunun işaretleri bütün Türkiye'de ortaya çıkmıştır. Böyle olması da zorunludur. Türkiye'nin yaşadıkları, önünde duran konular, Türkiye'nin bugün geldiği aşama, Türkiye'de mutlaka bir rota değişikliğini, bir zihniyet değişikliğini, bir anlayış değişikliğinin iktidara getirilmesini kaçınılmaz kılıyor" dedi.
Salondaki bir partilinin iktidarı kast ederek "Abbas yolcu" demesine, "İnşallah" diye karşılık veren Baykal, şöyle devam etti:
"Birbiri ardına seçimleri kaybetmeye başladılar. Son seçimde 8.5 puan oy kaybettiler. 2009'dan bu yana da oy kaybetmeye devam ediyorlar. Önümüzdeki seçim, yeni bir hükümetin kurulacağı, yeni bir iktidarın geleceği seçim olacaktır. Ama bu yeni iktidar sadece kişilerin değişeceği, Başbakan'ın, bakanların değişeceği bir iktidar olmayacaktır. Bu yeni iktidar, zihniyetin değişeceği, politakının değişeceği, uygulamanın değişeceği bir iktidar olacaktır. Yani yeni bir anlayış uygulamaya girecektir."
Türkiye'de işsizlik, ekonomi gibi konular konuşulması gerekirken, aylardır farklı bir heyecan ve telaş yaşandığının altını çizen Baykal, "Ne yapalım da işsiz çocuklarımıza iş bulalım, ne yapalım da insanımızın geçimini yükseltelim' anlayışı yok. Ne var? 'Anayasayı değiştirelim. Ne yapalım edelim Anayasa'yı değiştirelim.' Biz büyük bir iyi niyetle Anayasa değişikliğine baktık. Gördüğümüz şey, 30'a yakın madde. 'Anayasa'yı değiştireceğiz' diye koymuşlar. Bu maddelerin tamamı, 3 tanesi hariç, Türkiye'yi meşgul edecek, büyük gerilim yaratacak, tartışma yaratacak, tahrik edecek nitelikte konular değildir. O konularla ilgili Anayasa düzenlemesini hiçbir siyasi gerginlik yaratmadan, referandumu zorunlu kılmadan, iyi niyetli bir anlayışla en kısa sürede hayata geçirmek mümkündür. Herkesin kabul edecebileceği maddeleri, milletin istemediği değişiklikleri gizlemek, örtmek için bir bahane gibi kullanmak istiyorlar. Kaldırın o maddeleri. Dürüst olun, cesur olun. Açıkça çıkın deyin ki: 'Şu 3 maddeyi değiştirmeyeceğiz.' Niye öbürleriyle birleştiriyorsunuz? Çünkü burada yapacakları iş yanlış" dedi.
OLTANIN UCUNA YEM DİYE TAKIYORUM
Hükümetin, Anayasa Mahkemesi, yani Yüce Divan'ın yapısını değiştirmek, Türkiye'de mahkemeleri kuran organı, en hassas davalarda mahkemeleri belirleyen HSYK'yı bizzat tayin etmek ve parti kapatmayı kendi anlayışlarına göre tanzim etmek istediklerini savunan Baykal, şöyle devam etti:
"Biz bu 3 maddeye karşıyız. Bunlar Türkiye'yi çok büyük sıkıntılara sokacaktır. Öbürlerinin bir an önce Anayasa'ya yansımasını istiyorsanız, getir biran önce halledelim. Ama yok, 'Onları oltanın ucuna yem diye takıyorum. Onları sallıyorum. Sen onları yerken oltayı yutacaksın' diyor. Benim milletimin sağduyusu bunu ayırmaya yeter."
GİDER AYAK KENDİLERİNİ GÜVENCE ALTINA ALMAK İSTİYORLAR
Türkiye'de parlamentonun değişeceğinin işaretlerinin ortaya çıktığını kaydeden Baykal, "Gider ayak bir an önce bir Anayasa değişikliği ile kendilerini güvence altına almaya çalışıyorlar. Diyorlar ki; 'Biz iktidardan uzaklaşırsak, yargı bize el atmaya başlarsa bu işin altında kalırız. Elimizden hükümet, Meclis gidecek. Yargı orada bekliyor. Ne yapalım? Yargıyı kendi adamlarımızla dolduralım. Yargıyı bizim için güvence haline getirelim. Yüce divanı biz tayin edelim' diyorlar. Telaş bundandır. Şu anda milletimizin 'Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değişsin' diye bir derdi var mı? Anayasa değişikliği isteyen birisi var mı? 'İş istiyorum' diyen her gün yüzlerce insan geliyor. 'Anayasayı değiştirelim' diyen bir kişiyi bile görmüyoruz. Ama heyecan var, telaş var. Gece yatıyorsun anayasa değişikliği, sabah kalkıyorsun anayasa değişikliği. Niye böyle? Kimin meselesi bu? Çiftinin, esnafın, emeklinin meselesi mi bu? Bu anayasa değişikliği içinde millet var mı millet? İşsizliğe çare var mı, refah var mı, tarımın derdi var mı? Ne var? AKP'nin derdi var. AKP'nin ihtiyacı var" diye konuştu.
28 SORU KARŞISINDA EİNSTEİN BİLE SINIFTA KALIR
Hükümetin, referandum sürecinde paketteki maddeleri ayrı ayrı oylama teklifine yaklaşmadığını hatırlatan Baykal, "Başbakan, 'gerek yok' diyor. Milletvekili ayrı ayrı oylayacak ama millet hepsini oylayacak. Burada demokrasi var mı, millete saygı var mı? 28 tane soru, 1 tane cevap. 'Evet' ya da 'hayır.' Kardeşim 28 soru sormuşsun, her bir soyuya 'evet', 'hayır' diyelim. 'Hayır, bir cevap.' Bunun karşısına sen Einstein'ı çıkarsan, Einstein bile doğru cevabı veremez, sınıfta kalır. Milleti sınıfta mı bırakmak istiyorsun? Hakkımızı ver" dedi.
YANLIŞI HERKES GÖRÜYOR
Başbakan Erdoğan'ın, Anayasa değişikliği konusunda yargı organları ve parti organlarının aynı şeyi söylediklerine dikkat çekerek, "Bu beraberlik iyot gibi açığa çıktı" sözlerini de değerlendiren Baykal, "İyot gibi açığa çıkan, Anayasa değişikliğinin ne kadar yanlış, ne kadar tutarsız, geçersiz olduğu gerçeğiydi. O iyot gibi ortaya çıkmıştır. Akıl için yol birdir. Bu pakete bakan herkes aynı şeyi söylüyor. Yanlış olanı herkes görüyor bulunduğu yerden" dedi.
TEKEL İŞÇİSİNE COP, TERÖRİSTE SELAM DURUYORSUN
Tekel işçilerine Ankara'da gaz ve copla müdahale edilmesine de tepki gösteren Baykal, "Tekel işçisi, kanuna saygılı, millete saygılı hakkını takip ederken, onun üzerine gazla, copla yürüyorsun. Habur'dan giren teröristlere selam duruyorsan, karşılıyorsun içeriye sokuyorsun. Milletimiz bunların hesabını sormayacak mı?" diye konuştu.
VAN OLAYINI AKP ORGANİZE ETTİ
Van'da dün yaşanan olaylara da değinen Baykal, şöyle devam etti:
"Bu olay oradaki BDP'lilerin yaptığı bir olay değildir. Bu konudaki samimi kanaatimi açıkça ifade edeyim. Bu olay AKP'nin organize ettiği bir olaydır. Bu olay Van halkının sorumluğunuda ortaya çıkan bir olay değildir. Pankartlar, BDP pankartları değil. Onların terminolojisi değil. Başka bir iş. AKP'nin sorumluğu altında, Başbakan'ın, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in yakınları hısımı, akrabası bu düzenlemeyi yapmıştır. Samimi kanaatim budur. Açık gerçek budur. Bu olayın bir AKP organizasyonu olduğunu dikkatinize çekmek istiyorum. 1960'tan sonra ilk kez bir CHP Genel Başkanı'na iktidardaki bir partinin himayesinde böyle bir saldırı, bir sokak eylemi, bir partiye karşı olarak ilk kez sergilenmektedir. AKP işi sokağa dökmüştür. Sokak saldırılarına dökme noktasına sürüklenmiştir. Bu büyük bir aczdir, büyük bir perişanlıktır. Sokaktan medet uman, sokak saldırısı tertipleyen bir iktidar partisi görüntüsü. Çok acı bir manzara. Demokrasimiz bakımından, AKP bakımından acı, utanç verici bir manzara. Bu olaylar onu düzenleyen, yapan hiçbir siyasi partiye hayır getirmemiştir. Başbakan zaman zaman muhalefet parti liderleri için, 'Bunları Sivas'tan öteye geçemezler' der. Ben bu lafı tespit yapıyor diye düşünüyordum. Ama şimdi anlıyorum ki tehdit yapıyormuş. Yani diyor ki: 'Sivas'ın ötesine geçerseniz, bizimkiler sizi taşlar.' Bir muhalefet partisinin lideri Sivas'ın ötesine geçemiyorsa, bunun sorumlusu bizzat Başbakan'dır. İktidar bu manzaradan dolayı özür dilemelidir. Sorumluluğu üstlenmelidir. Özür dilemelidir."
2 saate yakın süren konuşmasının ardından Baykal'a gemi maketi, Atatürk portresi ve Bartınspor atkısı hediye edildi. Baykal, daha sonra kentten ayrıldı.