Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, dün Türkiye açısından tarihi bir gün yaşandığını belirterek, "Milletimizin Meclisinde, milletin bütün renklerinin temsil edildiği bir hava ortaya çıktı. Kadınlar arasında ve kadınlarla erkekler arasında eşitsizlik, haksızlık, ayrımcılık sona erdi. Kara bir sayfa kapandı, yeni bir sayfa açıldı" dedi.
Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında, türban yasağının hem kamuda hem Meclis'te "Türkiye'nin utanç dolu geçmişinin bir ürünü" olarak tarih olduğunu öne sürerek, şöyle konuştu:
"Dün Türkiye açısından tarihi bir gündü. Milletimizin Meclisinde, milletin bütün renklerinin temsil edildiği bir hava ortaya çıktı. Kadınlar arasında ve kadınlarla erkekler arasında eşitsizlik, haksızlık, ayrımcılık sona erdi. Artık Türkiye'de başı açık, başı örtülü, kıyafeti ne olursa olsun, tercihi ne olursa olsun, bütün kadınların Parlamento çatısı altında lafta değil, fiiliyatta da eşit olduğu ve erkeklerle kadınlar arasında da herhangi bir ayrımcılık kalmadığı anlamında bir tarihi adım oldu. Kara bir sayfa kapandı, yeni bir sayfa açıldı.
Yıllar yılı bu konu siyasi istismar meselesi yapılıyor dedi bir kesim. Ama aynı kesim "O zaman gelin bu meseleyi çözelim, siyasi istismar konusu olmaktan çıkaralım' demedi. Hem bunu dedi hem ikna odaları kurdu, hem bunu dedi hem üniversitelere sokmadı, hem bunu hem kamuya sokmadı. Onun için artık Türkiye'de başörtüsü üzerinden konuşmaların bence dün itibariyle sona erdiği bir evreye giriyoruz."
Kadın milletvekillerinin, pantolon giymelerine ilişkin bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını vurgulayan Bozdağ, "Benim görüşüm, bizim içtüzüğümüzün 56. maddesinde kadınların sadece tayyör giyeceği yazıyor. Onun dışında neler giyemeyeceğini yazmıyor. Yani siz, tayyör giydiniz, pantolon giyebilirsiniz, başörtüsü kullanabilirsiniz, başka bir şey giyebilirsiniz. Benim görüşüm pantolon giymek dün de yasak değildi, bugün de yasak değil" dedi.
-"CEMEVLERİNİN STATÜYE KAVUŞTURULMASI GEREKTİĞİNİ ÖTEDEN BERİ SÖYLÜYORUZ"-
Bozdağ, "Cemevlerinin bir statüye kavuşturulması gerektiğini öteden beri söylüyoruz. Bu statünün nasıl olacağıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Çalışmalar bittikten sonra bu konudaki açıklamamızı yapacağız" dedi.
Dedelere maaş bağlanması tartışmalarını da değerlendiren Bozdağ, şunları söyledi:
"Elimizde tekke ve zaviyelerin kapatılmasına ilişkin bir kanun var. Ben bu kanunu Türkiye'nin gündemine getirdim, tartışalım dedim. "Bu kanunu tartışırsanız, tarikatların önünü açarsınız' dediler. Orada Dedeliği yasaklıyor, Alevilere ait bir isim, sıfat, önemli makamı ifade ediyor. Halifeliği, Çelebiliği yasaklıyor. Daha ilginci, bunların kıyafetini giyenlere ve bunlara hizmet edenlere hem para hem de hapis cezası öngörülüyor. Bu kanunu CHP çıkardı. Ben diyorum ki, buradaki bütün yasaklar bundan kaynaklanıyor. Biz bu kanun üzerinde bir değişiklik yaptığımız zaman pek çok sorun kendiliğinden çözülecek; ama buna CHP karşı çıkıyor, Alevi örgütlerinin pek çoğu karşı çıkıyor. Bu kanun burada durduğu sürece, Dede adıyla maaş bağlanması kanuna aykırı düşüyor. Onun için nasıl formüller var? İşte "İnanç rehberi diyelim, inanç önderi diyelim, başka isimler olsun' diye önerenler de var. Bir inancın içinde en önemli olan ismin değiştirilmesine bir kanunun değiştirilmesine yapabiliriz diyen bir irade var. Şimdi buna yanaşılmıyor. Biz buna başka isim verelim, deniyor. Yapılabilir ama bence bu doğru bir şey olmaz. Biz bir şey yapacaksak, Dedelik sıfatını kullanmayı yasaklayan anlayışı ortadan kaldırmak doğru olan."
-"ALFABEDE BİR DEĞİŞİKLİK SÖZ KONUSU DEĞİL"-
Bozdağ, alfabede bir değişikliğin söz konusu olmadığına dikkat çekerek, "Türk alfabesinin harfleri belli. Bizim yaptığımız, Türk alfabesini değiştirmek değil, harflerin hepsine özgürlük vermek" ifadelerini kullandı.
Demokrasi Paketi'nin, geçen Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını hatırlatan Bozdağ, şunları ekledi:
"Paketin içerisinde yer alan her bir başlık çok detaylı çalışılmış ve paket açıklanmadan ortaya konulmuştu. Orada netleşmeyen bir konu var; o da seçim barajı ve dar bölge, daraltılmış bölgeyle ilgili Başbakanımız Türkiye'nin gündemine 3 tercih getirdi. Biz bunu tartışalım istedik; çünkü bu sadece AK Parti ile ilgili bir düzenleme değil; siyasi partilerin tamamını yakından ilgilendiren bir düzenleme. O yüzden Meclis'te grubu olan bütün partilerin bunu tartışmasını arzu ettik. Ama hepsi olumsuz yaklaşımlar ortaya koydu, tartışmıyorlar. Bunu doğru görmüyorum. Muhalefet herhangi birine "Evet' demediği takdirde biz oturacağız, bunlardan birini tercih edeceğiz."
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Bozdağ. - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.